Ana içeriğe atla

309- Balkanlar’dan gelen soğuk hava 16.12.2021, Milliyet Gazetesi

Devlet televizyonumuz TRT’nin hava durumu bültenlerinden “Balkanlar’dan gelen soğuk hava” tabiri alışkın olduğumuz cümledir. Devlet kanalımızın sabah açılışı ve gece kapanışındaki İstiklal Marşı ve Anıtkabir görüntüsünü hatırlayanlar hava durumu bültenindeki söylemi de iyi bilirler. Hep merak etmişimdir, Balkanlar’dan soğuk hava nasıl gelir diye. Kosova Türkleri için Kosova’nın ilanı sonrası 23 Nisan Milli Bayram günü olarak kabul edilmiştir. 2016 yılında 23 Nisan tarihlerinde Kosova’ya gittiğim sırada Balkanlar’ı ve soğuk havanın geldiği yüksek dağları gördüğümde TRT’nin hava durumu bülteni aklıma gelmişti. Balkan’larda Türk ve İslam izleri ve eserleri bizlere atalarımızdan emanettir. Anadolu’nun bir köyü gibi Balkan coğrafyasında Türk köyleri ve kültürleri mevcuttur. Serhat şehrimiz Edirne ve Kırklareli batı sınırımız gibi görünse de Anadolu’nın batıdaki ileri karakolu Balkanlar’dır. Batı Trakya’dan Balkanlar’a kadar Türk ve İslam varlığı Anadolu’nun teminatı ve emanetidir.

***

Rusya ve Ukrayna arasında vuku bulan Kırım bölgesindeki hakimiyet savaşı Karadeniz, Balkanlar ve Ege’deki askeri hareketliliğe sebep olmuştur. Ezeli rakip transatlantiğin büyük ülkesi ABD ile doğu bloğunun alfa devleti Rusya arasındaki askeri ve teknolojik savaş siyasi coğrafyamızda ekonomik ve siyasi yönüyle yaşanmaktadır. Bu bağlamda ABD, batı Trakya olarak betimlediğimiz bölgede Dedeağaç, Gümülcine, İskeçe ve Kavala’da askeri ve siyasi olarak varlığını artırmaktadır. Gerekçe olarak da Rusya’nın Karadeniz’deki varlığı ve Ukrayna sınırındaki asker sayısını arttırmasını göstermektedir.

***

2021 Selanik Zirvesi’ne katılan ABD Atina Büyükelçisi Pyatt ABD ile Yunanistan arasındaki ortaklığını ‘Türkiye için bir tehdit oluşturmadığını’ belirtse de kurulan askeri birlikler Lozan Madde 1 ve Madde 3’e göre kanunsuz ve hukuksuzdur. Büyükelçi Pyatt’ın Yunanistan’a F-35 savaş uçaklarının satılması yönündeki çalışmaların yapıldığı açıklaması da aklımızın bir köşesinde durması gereken beyanlardır.

***

ABD’nin geçici gibi gösterdiği askeri varlığı için 1 Kasım 2021’de imzalanarak yürürlüğe giren Dedeağaç’ın “Giannouli Kampı” yakınlarına ABD askerleri için lojman yapımı çalışması da kalıcı olduklarının bir diğer göstergesidir.

***

Makedonya’nın NATO’ya katılma sürecini değerlendirdiğimizde “NATO’nun amacının Rusya’yı çevreleme politikası” yürüttüğü görülmektedir. Bahse konu bölgede Türk unsurları ve Türkiye’nin varlığının güçlü olduğunu düşündüğümüzde NATO ve transatlantik Türkiye ve Rusya’yı bölgede istemiyor diyebiliriz. Makedonya’nın NATO’ya katılım protokolünü imzalaması sonrası Yunanistan’ın “Makedonya’nın NATO üyeliğiyle ilgili protokolünü onaylama hamlesi” de önemlidir.

***

Doğu Avrupa ve Balkanlar’da NATO ve ABD’nin askeri varlığı bir hayli fazladır. Polonya’da NATO ve ABD askeri vardır. Slovakya, Macaristan, Romanya, Bulgaristan’da askeri üsleri vardır. Yeni NATO üyesi olan ülkelere de silahlı güçlerini yerleştirecektir. Bu yapılanma Rusya için de tehdit denilebilecek ölçüdedir. Bu hareketliliğin ve askeri üslerin tarihi bağlarımızın olduğu ileri karakol olarak gördüğümüz coğrafyada olması milli güvenliğimiz için önemli bir konudur. Bu husus göz önüne alınarak Balkanlar’dan gelecek olan soğuk havaya karşı milli güvenlik siyasetimizdeki dost/düşman kavramı güncellenerek varlığımızı ve kazanımlarımızı korumalıyız.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

106- Ege Denizi'nde Türk-Yunan Dengesi, inAydın, Haziran 2026

Ege Denizi, tarih boyunca jeopolitik önemini korumuş, günümüzde ise " Mavi Vatan " doktrini çerçevesinde Türkiye'nin vazgeçilmez milli güvenlik meselelerinden biri haline gelmiştir. Türk-Yunan ilişkilerindeki krizlerin merkezinde yer alan Ege Adaları ve deniz yetki alanları sorunları, ağırlıklı olarak Yunanistan'ın uluslararası hukuku hiçe sayan maksimalist politikalarından kaynaklanmaktadır. Tarihi antlaşmalar ve güncel stratejik belgeler incelendiğinde, Türkiye'nin tezlerinin ne kadar sağlam ve meşru temellere dayandığı açıkça görülmektedir. Gayri Askeri Statünün İhlali ve Adaların Silahlandırılması   İkili ilişkilerdeki en büyük kırılma noktalarından biri, gayri askeri (silahsızlandırılmış) statüde kalması gereken Ege adalarının Yunanistan tarafından hukuka aykırı şekilde silahlandırılmasıdır. 1923 Lozan Barış Antlaşması ve 1947 Paris Antlaşması ile adaların egemenliğinin Yunanistan'a devredilmesi kesin bir şarta bağlanmıştır:  Bu adalar askeri amaçlarla ku...

107- İyilik ve Kötülük; Azan Bulur!, inAydın, Temmuz 2026

İnsanlık tarihi, başı ve sonu tam olarak kestirilemeyen devasa bir yankı odası gibidir. Evrenin görünmez yasaları, hiçbir eylemi karşılıksız bırakmaz. Bu devasa odada fısıldanan her söz, atılan her adım, kalpten geçen her niyet ve yapılan her eylem, zamanın görünmez duvarlarına çarparak er ya da geç sahibine bumerang gibi döner. Zira iyilik de kötülük de tıpkı bir bumerang gibi, uzun bir uçuşun ardından eninde sonunda çıktığı eli bulur. Dünyanın kendi içinde tıkır tıkır işleyen kusursuz bir adalet mekanizması vardır. Mekanik saat gibi son derece ince ve hassas bir denge de çalışır. Kötülük çoğu zaman gürültülü, gösterişli ve son derece hızlıdır; bu yüzden kısa vadede zafer kazanmış, her şeyi ele geçirmiş gibi görünür. Tarih sayfaları, gücünün zirvesindeyken kibirlenen tiranlar, zalim diktatörler ve başkalarının hayatlarını karartarak yükselenlerle doludur.  Ancak aynı tarih, en yıkılmaz sanılan o büyük yapıların kendi içten çürümeleriyle nasıl bir gecede çöktüğünü de yazar. İnanç s...