Ana içeriğe atla

313- Yunan Stratejik Planı 13.01.2022, Milliyet Gazetesi

Komşumuz Atina-DC (District of Columbia) silahlanma ve askeri üslerden sonra mevcut durumunu geleceğe taşımak adına üç yıllık strateji planı hazırlamıştır. Atina-DC yönetimi 39 maddelik 3 yıllık strateji planının büyük bir bölümünü Türkiye’ye ayırmıştır. Yunan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias tarafından açıklanması beklenen 2022 – 2025 yılları arasındaki 39 hedef malumunuz Batı Trakya, Doğu Akdeniz ve Ege Denizi sebebiyle milli güvenliğimizi ilgilendiren önemli bir konudur.

***

Haftalık yayımlanan Yunan To Vima gazetesi bazı maddeleri Dendias’tan önce haberleştirmiştir. Bu maddeler, “Türkiye ile Ege ve Doğu Akdeniz’de uluslararası hukuk temelinde, deniz yetki sınırlarının belirlenmesi amacıyla iletişim kanallarının açık tutulması; Türkiye’nin ‘casus belli’ kararından (savaş nedeni-TBMM’nin 1995’te Yunanistan’ın Ege’de karasularını genişletmesi halinde, hükümete askeri dahil tüm yetkilerin verilmesi kararı) vazgeçmesi için çalışmak; Türkiye’nin Libya ile imzaladığı deniz yetki sınırlarının belirlenmesine ilişkin mutabakat muhtırasının iptal edilmesini sağlamak; Türkiye’nin “tahrikçiliğine” diplomatik alanda karşı konulması; Yunanistan’ın tüm komşu ülkeleriyle deniz yetki sınırlarının belirlemesine ilişkin anlaşmalar sağlaması; Yunanistan’ın ‘milli konuları’ ile ilgili tezlerinin uluslararası alanda anlatılması; Yunanistan’ın Avrupa Birliği içindeki konumunun güçlendirilmesi; Yunanistan’ın Doğu Akdeniz’de ittifaklarını güçlendirmesi.” şeklindedir. Atina-DC makamları NATO, okyanus ötesi ve Avrupa’daki müttefikleriyle güçlendirdiği ordusunun hamlelerini siyasi adımlarla desteklemek istemiş olacak ki ültimatom tarzındaki stratejisini ortaya koymuştur.

***

Türkiye – Libya deniz yetki anlaşmasının iptali hayali, Doğu Akdeniz’deki ittifaklarını güçlendirmesi gibi bir sürü lakırdıyı madde diye kamuoyuna servis etmiştir. Bir de işin ilginç bir tarafı da topraklarını kullandırdığı, denizlerinde devriyeye izni verdiği ABD, Doğu Akdeniz gazının Avrupa’ya taşınmasını öngören EastMed Boru Hattı Projesine sıcak bakmadığını açıklamıştır. Toplam uzunluğu 1900 kilometre olan projenin yaşama geçmesi için 6 milyar Euro civarında bir kaynağa ihtiyacı vardır. Yunan medyasına sızan haberlerde DC’nin görüşünü açıkça belirtmesi sonrası, projenin imkansız hale geldiği haberleştirilmiştir.

***

Avrupa’nın güvenliği ABD ve NATO şemsiyesiyle sağlanmaktadır. NATO’nun en güçlü destekçisi ve askeri unsuru da Türkiye Cumhuriyeti’dir. Okyanus ötesi siyaset kurumu karar alıcıları Yunanistan – Ege ve Doğu Akdeniz üçlemesini NATO’daki ortağı Türkiye ile karşılaştırdığında mantıki pozisyon Türkiye’nin yanında olmaktır. Hal böyle olduğu için de EastMed projesi DC’de karşılık bulamamıştır. Milli Savunma Bakanı Hulisi Akar, Yunanistan’ın savunma alımları hakkında kısa ve net bir şekilde şu açıklamayı yapmıştır: “Savunma amaçlı ise çok fazla ve gereksiz, Türkiye’ye karşı ise çok az”. Komşumuz Atina-DC tekrardan Atina olmak istiyorsa 3 yıllık stratejik planının birinci maddesi olarak “Bütün müttefikler dosttur; fakat Türkiye daha dosttur.” maddesini eklemelidir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

106- Ege Denizi'nde Türk-Yunan Dengesi, inAydın, Haziran 2026

Ege Denizi, tarih boyunca jeopolitik önemini korumuş, günümüzde ise " Mavi Vatan " doktrini çerçevesinde Türkiye'nin vazgeçilmez milli güvenlik meselelerinden biri haline gelmiştir. Türk-Yunan ilişkilerindeki krizlerin merkezinde yer alan Ege Adaları ve deniz yetki alanları sorunları, ağırlıklı olarak Yunanistan'ın uluslararası hukuku hiçe sayan maksimalist politikalarından kaynaklanmaktadır. Tarihi antlaşmalar ve güncel stratejik belgeler incelendiğinde, Türkiye'nin tezlerinin ne kadar sağlam ve meşru temellere dayandığı açıkça görülmektedir. Gayri Askeri Statünün İhlali ve Adaların Silahlandırılması   İkili ilişkilerdeki en büyük kırılma noktalarından biri, gayri askeri (silahsızlandırılmış) statüde kalması gereken Ege adalarının Yunanistan tarafından hukuka aykırı şekilde silahlandırılmasıdır. 1923 Lozan Barış Antlaşması ve 1947 Paris Antlaşması ile adaların egemenliğinin Yunanistan'a devredilmesi kesin bir şarta bağlanmıştır:  Bu adalar askeri amaçlarla ku...

107- İyilik ve Kötülük; Azan Bulur!, inAydın, Temmuz 2026

İnsanlık tarihi, başı ve sonu tam olarak kestirilemeyen devasa bir yankı odası gibidir. Evrenin görünmez yasaları, hiçbir eylemi karşılıksız bırakmaz. Bu devasa odada fısıldanan her söz, atılan her adım, kalpten geçen her niyet ve yapılan her eylem, zamanın görünmez duvarlarına çarparak er ya da geç sahibine bumerang gibi döner. Zira iyilik de kötülük de tıpkı bir bumerang gibi, uzun bir uçuşun ardından eninde sonunda çıktığı eli bulur. Dünyanın kendi içinde tıkır tıkır işleyen kusursuz bir adalet mekanizması vardır. Mekanik saat gibi son derece ince ve hassas bir denge de çalışır. Kötülük çoğu zaman gürültülü, gösterişli ve son derece hızlıdır; bu yüzden kısa vadede zafer kazanmış, her şeyi ele geçirmiş gibi görünür. Tarih sayfaları, gücünün zirvesindeyken kibirlenen tiranlar, zalim diktatörler ve başkalarının hayatlarını karartarak yükselenlerle doludur.  Ancak aynı tarih, en yıkılmaz sanılan o büyük yapıların kendi içten çürümeleriyle nasıl bir gecede çöktüğünü de yazar. İnanç s...