Ana içeriğe atla

320- Yeni dünya düzensizliği ve NATO’nun hali 03.03.2022, Milliyet Gazetesi

Hemen hemen toplumun bütün kesimlerinin konuştuğu iki ana konu var. Birisi ekonomi, diğeri dünya siyasetindeki güç mücadelesi ve savaşlar. Covid-19 iki yılı aşkın bir süredir dünya üzerinde değişen ekonomik yapılara ve tüketim alışkanlıklarına sebep olmuştur. Uluslararası havayolu şirketlerinin batmasına, konaklama hizmeti veren turizm sektörünün çok büyük zarar görmesine neden olmuştur. Bunun yanında da yeni iş modelleri olarak tanımlanan evde çalışma, hibrit iş modeli gibi uygulamalar yaşama dahil olmuştur. Akıllı telefon ve web üzerinden yapılan alışveriş ve teslimatı motor kuryeler yeni iş modelinin önemli alanı haline gelmiştir. Yeni normaller ve yeni dünya düzensizliği diyebileceğimiz bir süreç bizi beklemektedir. Geçmişin savaş, ticaret ve siyaset metotları günümüzde sorgulanmaya ve tartışılmaya açık hale gelmiştir. 

*** 

Rusya ve Ukrayna arası yaşanan siyasi krizRusya’nın Ukrayna’nın Dombas bölgesini işgal etmesi ve akabinde Ukrayna topraklarına saldırmasıyla savaş başlamıştır. Yeni dünya sisteminde batı olarak tanımladığımız yapılar NATO, AB ve ABD söylemde kınayarak belli bir süre gidişatı izlemiş, direnen Ukrayna’yı gördükten sonra siyasi ve ekonomik yaptırımlara ilave olarak askeri malzeme desteğiyle komedyen diye tabir ettikleri Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelinsky’nin yanında yer almışlardır.

*** 

Avrupa’yı güvenlik şemsiyesi altında tutan NATO ne yapmaktadır? Bu sorunun cevabı için iki hatırlatma yapmakta fayda vardır. Fransa Cumhurbaşkanı Macron Kasım 2019’da İngiltere merkezli Economist dergisine verdiği röportajda “Şu anda yaşadığımız NATO’nun beyin ölümüdür.” şeklinde mülakat vermiştir. Macron, ABD’nin NATO’ya danışmadan Suriye’den askerlerini çekmesini eleştirmiştir. Aynı zamanda Macron “ABD ile NATO müttefikleri arasında stratejik karar alma süreçlerinde hiçbir şekilde koordinasyon yok. Hiç! Aynı zamanda bir diğer NATO üyesi Türkiye'nin, çıkarlarımızın söz konusu olduğu bir bölgede, koordinasyonsuz saldırgan eylemleri var.” diyerek NATO ve ABD’ye karşı duruş sergilemiş ve NATO’nun günümüzdeki rolünün sorgulanmasını istemiştir. Almanya eski şansölyesi Merkel’de Macron’un açıklamasına cevap olarak “Transatlantik ortaklık bizim için vazgeçilmez.” diyerek NATO üyesi ve aynı zamanda Avrupa üyeleri arasındaki fikir ayrılığını gün yüzüne çıkarmıştır. Bir diğer aklımızda olması gereken söylemde eski ABD başkanı Trump’ın katıldığı bir söyleşi de “Putin, Biden ile davul çalar gibi oynuyor. Herkesin anladığı üzere, 2020'de seçimlerimize hile karıştırılmasa ve ben tekrar başkan olsaydım, bu korkunç felaket asla yaşanmazdı.” şeklindeki açıklamasıdır. 

*** 

Yukarıdaki özet ve iki önemli hatırlatma sonrası Rusya – Ukrayna askerî güçleri karşılaştırıldığında Ukrayna’nın direnmesi, Rusya’nın asker ve askeri araç kaybı, sürecin uzaması üzerinde kafa yorulması gereken önemli konulardır. NATO’nun varlığı ve yeni dünya düzensizliğindeki mantığı ve hareket alanları tartışılmalıdır. NATO’ya yeni rol verebilmek adına Biden ve Putin’in oynadığı bir orta oyun mu sahnelenmektedir, yoksa yeni dünya düzensizliğinin ekonomik yapısı revize mi edilmektedir? Dolar’ın ve altının pozisyonu Rusya’nın swift sisteminden düşürülmesi gibi faaliyetler sağlam bir akıl süzgecinden geçirilmelidir. Dünya belki de büyük sıfırlamaya hazırlanmaktadır. Rusya – Ukrayna arası savaş yenin başlangıcıdır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

106- Ege Denizi'nde Türk-Yunan Dengesi, inAydın, Haziran 2026

Ege Denizi, tarih boyunca jeopolitik önemini korumuş, günümüzde ise " Mavi Vatan " doktrini çerçevesinde Türkiye'nin vazgeçilmez milli güvenlik meselelerinden biri haline gelmiştir. Türk-Yunan ilişkilerindeki krizlerin merkezinde yer alan Ege Adaları ve deniz yetki alanları sorunları, ağırlıklı olarak Yunanistan'ın uluslararası hukuku hiçe sayan maksimalist politikalarından kaynaklanmaktadır. Tarihi antlaşmalar ve güncel stratejik belgeler incelendiğinde, Türkiye'nin tezlerinin ne kadar sağlam ve meşru temellere dayandığı açıkça görülmektedir. Gayri Askeri Statünün İhlali ve Adaların Silahlandırılması   İkili ilişkilerdeki en büyük kırılma noktalarından biri, gayri askeri (silahsızlandırılmış) statüde kalması gereken Ege adalarının Yunanistan tarafından hukuka aykırı şekilde silahlandırılmasıdır. 1923 Lozan Barış Antlaşması ve 1947 Paris Antlaşması ile adaların egemenliğinin Yunanistan'a devredilmesi kesin bir şarta bağlanmıştır:  Bu adalar askeri amaçlarla ku...

107- İyilik ve Kötülük; Azan Bulur!, inAydın, Temmuz 2026

İnsanlık tarihi, başı ve sonu tam olarak kestirilemeyen devasa bir yankı odası gibidir. Evrenin görünmez yasaları, hiçbir eylemi karşılıksız bırakmaz. Bu devasa odada fısıldanan her söz, atılan her adım, kalpten geçen her niyet ve yapılan her eylem, zamanın görünmez duvarlarına çarparak er ya da geç sahibine bumerang gibi döner. Zira iyilik de kötülük de tıpkı bir bumerang gibi, uzun bir uçuşun ardından eninde sonunda çıktığı eli bulur. Dünyanın kendi içinde tıkır tıkır işleyen kusursuz bir adalet mekanizması vardır. Mekanik saat gibi son derece ince ve hassas bir denge de çalışır. Kötülük çoğu zaman gürültülü, gösterişli ve son derece hızlıdır; bu yüzden kısa vadede zafer kazanmış, her şeyi ele geçirmiş gibi görünür. Tarih sayfaları, gücünün zirvesindeyken kibirlenen tiranlar, zalim diktatörler ve başkalarının hayatlarını karartarak yükselenlerle doludur.  Ancak aynı tarih, en yıkılmaz sanılan o büyük yapıların kendi içten çürümeleriyle nasıl bir gecede çöktüğünü de yazar. İnanç s...