Ana içeriğe atla

324- Yunanistan ve Güney Kıbrıs’taki çözümsüzlük 31.03.2022, Milliyet Gazetesi

Türkiye, Kuzey Kıbrıs ve coğrafyamız askeri operasyonların ve siyasi krizlerin arasında kalmış bir durumdadır. Dört bir yanımızda hali hazırda süren savaşlar, silahlı çatışmalar veyahut gelecekte savaşa sebep olacak siyasi krizler beden bulmaktadır. Zor olan coğrafyada, mantık ve akılla insan odaklı politikalarla merkez ülke ve emin devlet Türkiye’dir, denilmektedir. Suriyeli mülteciler için yapılanlar, Rusya ve Ukrayna savaşındaki arabulucu rolü ve genel dış politikaya bakışı itibariyle de bu ‘emin devlet ve merkez ülke’ tabirini hak etmektedir.

***

Bölge huzur ve barışı harici kendi menfi hisleri için iş yapan komşularımız da vardır. Bunlara örnek Ege Denizi ve Adalar konusu, Batı Trakya meselesi ve Kıbrıs sorunundaki muhatabımız Yunanistan ve himayesindeki Güney Kıbrıs’ı verebiliriz. Doğu Akdeniz ve Kıbrıs’taki genel problemin kaynağı haline gelmiş Güney Kıbrıs siyasi iradesi geçtiğimiz günlerde barış kültüründen uzak bir gösteriye ev sahipliği yaptı.

***

25 Mart 1821’de onbinlerce Türk’ün katledildiği Yunan isyanı 201. yılı Güney Kıbrıs’ta Yunanistan elçiliği önünde anıldı. Gösteride “Yunanistan’ın sınırları Girne’de biter.” sloganları attırıldı. Yunan Büyükelçisi Papameletiu, “Kıbrıs işgal ve istila altındadır.” açıklamasını yapmıştır. İktidar Partisi DİSİ, “Hedef Kıbrıs’ın işgalden kurtarılması ve birleştirilmesidir.” demiştir. Komünist Parti AKEL, “Helen ayaklanması dünya tarihindeki en yüce onurdur.” şeklinde açıklamasını yapmıştır. Üzerinden iki yüzyıl geçmiş olayın günümüzde halen daha törenlerle anılması Güney Kıbrıs siyaset kurumunun Kıbrıs Sorunu üzerine bakışını yansıtmaktadır.

***

Huzursuzluğun kaynağı komşu Atina’da geçtiğimiz günlerde Lozan Antlaşması’na göre gayri askeri statüden olan Sisam adasına çıkardığı Yunan komandolarla askeri geçit töreni düzenleyerek barış ve uzlaşıdan ne kadar uzak olduğunu bir kez daha göstermiştir. Bu yaptığı huzursuzluklara ilave olarak da Yunan siyaset kurumu Batı Trakya’nın İskeçe bölgesindeki Horozlu köyündeki Türk mezarlığı üzerine futbol sahası yapmak için iş makinalarıyla Türk mezarlarını tahrip etmiştir.

***

Yunanistan ve arka bahçesi Güney Kıbrıs siyaset kurumları, hem KKTC’li makamlar hem de Türkiye siyaset kurumuyla Doğu Akdeniz, Kıbrıs Sorunu, Ege ve Adalar meselesi, Batı Trakya’daki azınlık hakları gibi konularda diyalog ve masada çözüm üretmeleri gerekmektedir. Fakat Kuzey Kıbrıs ve Türkiye’nin uzlaşı çağrısına tarihte olduğu gibi Rum Kilisesi ve siyaset kurumu savaş ve kaosla yaklaşmaktadır.

***

Karadeniz’de dünyayı ilgilendiren siyasi ve ekonomik krizlere sebep olan Rusya ve Ukrayna arası savaşın temelindeki motivasyon kaynağının Ukrayna ve Rusya’nın inanç sistemindeki Kiliselerin olduğunu düşündüğümüzde Rum ve Yunan siyaset kurumunun beslendiği savaş kaynağı da gün yüzüne çıkmaktadır. Çağımız olmaz denilen her olayın film izler gibi yaşandığı andadır. Devlet aklı en küçük bir argümanı gözden kaçırmadan siyaset kurumunu çalıştırmalı, Kuzey Kıbrıs ve Türkiye’nin emin ve merkez ülke olma duruşunu korumalıdır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

106- Ege Denizi'nde Türk-Yunan Dengesi, inAydın, Haziran 2026

Ege Denizi, tarih boyunca jeopolitik önemini korumuş, günümüzde ise " Mavi Vatan " doktrini çerçevesinde Türkiye'nin vazgeçilmez milli güvenlik meselelerinden biri haline gelmiştir. Türk-Yunan ilişkilerindeki krizlerin merkezinde yer alan Ege Adaları ve deniz yetki alanları sorunları, ağırlıklı olarak Yunanistan'ın uluslararası hukuku hiçe sayan maksimalist politikalarından kaynaklanmaktadır. Tarihi antlaşmalar ve güncel stratejik belgeler incelendiğinde, Türkiye'nin tezlerinin ne kadar sağlam ve meşru temellere dayandığı açıkça görülmektedir. Gayri Askeri Statünün İhlali ve Adaların Silahlandırılması   İkili ilişkilerdeki en büyük kırılma noktalarından biri, gayri askeri (silahsızlandırılmış) statüde kalması gereken Ege adalarının Yunanistan tarafından hukuka aykırı şekilde silahlandırılmasıdır. 1923 Lozan Barış Antlaşması ve 1947 Paris Antlaşması ile adaların egemenliğinin Yunanistan'a devredilmesi kesin bir şarta bağlanmıştır:  Bu adalar askeri amaçlarla ku...

107- İyilik ve Kötülük; Azan Bulur!, inAydın, Temmuz 2026

İnsanlık tarihi, başı ve sonu tam olarak kestirilemeyen devasa bir yankı odası gibidir. Evrenin görünmez yasaları, hiçbir eylemi karşılıksız bırakmaz. Bu devasa odada fısıldanan her söz, atılan her adım, kalpten geçen her niyet ve yapılan her eylem, zamanın görünmez duvarlarına çarparak er ya da geç sahibine bumerang gibi döner. Zira iyilik de kötülük de tıpkı bir bumerang gibi, uzun bir uçuşun ardından eninde sonunda çıktığı eli bulur. Dünyanın kendi içinde tıkır tıkır işleyen kusursuz bir adalet mekanizması vardır. Mekanik saat gibi son derece ince ve hassas bir denge de çalışır. Kötülük çoğu zaman gürültülü, gösterişli ve son derece hızlıdır; bu yüzden kısa vadede zafer kazanmış, her şeyi ele geçirmiş gibi görünür. Tarih sayfaları, gücünün zirvesindeyken kibirlenen tiranlar, zalim diktatörler ve başkalarının hayatlarını karartarak yükselenlerle doludur.  Ancak aynı tarih, en yıkılmaz sanılan o büyük yapıların kendi içten çürümeleriyle nasıl bir gecede çöktüğünü de yazar. İnanç s...