Ana içeriğe atla

325- Kriz Bizim İşimiz 07.04.2022, Milliyet Gazetesi

Avrasya kelime olarak Avrupa ile Asya kelimelerinin birleşiminden, yani “Avr” ile “Asya” sözcüklerinin birleşmesinden oluşur. Avrupa kıtası ile Asya kıtasını kapsayan coğrafi bölgeye verilen isimdir. Avrasya bir siyasi coğrafya olarak dünya hâkimiyetinin belirlendiği bir alandır. “Avrasya” deyimi Alman Von Humbolt tarafından literatüre sokulmuştur. Humbolt’un geliştirip adlandırdığı bu kavram, Asya-Avrupa coğrafî bileşenini tanımlamaktadır. Bu önemli ve büyük coğrafyaya hakim olan siyasi ve askeri güç dünya hakimi de olmuş demektir. Avrasya coğrafyasının bir bütün olarak savaş alanı görsek yanlış yapmamış oluruz. Bu savaş alanını daha sonra cephelere bölerek okumamız içinden geçtiğimiz çağı anlamamız ve Ankara’nın kazanması için hayati önemdedir.

***

Avrasya coğrafyasının yakın tarihteki cephesi Karadeniz komşularımız Rusya – Ukrayna hattıdır. Yaklaşık bir buçuk aydır haber bültenlerinin ve gündemimizin ana konusu iki komşu devlet arasında yaşanan dram ve gözyaşına sebep olan düşük yoğunluktaki savaştır. Rusya ve Ukrayna cephesinden önce Avrasya savaş alanında yakıt fiyatları bahane edilerek Kazakistan’ta bir halk ayaklanması yaşanmıştır. Bu olay belki de Rusya – Ukrayna ve şimdinin belki de Pakistan cephesi için bir deneme orta oyunuydu. Kazakistan’da yaşanan bu kalkışma Avrasya savaş alanında sınırı olmadan en fazla cephesi olan ABD’nin belki de nabız yoklamasıydı. ABD, Kazakistan üzerinden Rusya’nın ve Orta Asya devletlerinin reflekslerini ölçmek için bir False Flag (sahte bayrak) operasyonu yapmıştı. Sonrasından Karadeniz cephesine geçen düşük yoğunluklu savaşla da Kazakistan nadasa yatırılmıştır. Günümüze gelindiğinde Pakistan’da bazı siyasi grupların Başbakan İmran Han’a verdiği desteği çekerek muhalefete katılmasıyla birlikte Başbakan Han’ın meclisteki çoğunluğu da azınlığa düştü. Başbakan Han’ın son açıklamaları ABD’nin kendisini ve Pakistan halkını tehdit ettiği yönündeydi. Akabinde sokaklar karıştı ve Pakistan siyasi ve askeri bir krizin eşiğine geldi.

***

Avrasya savaş coğrafyasının merkez ve emin ülkesi Türkiye olarak ‘Kriz bizim işimiz’ mantığıyla siyasi coğrafyamızın artılarını ve eksilerini iyi değerlendirerek konumumuzu ve mevzimizi korumalıyız. Ukrayna ve Rusya cephesindeki savaş sonrası Avrupa’ya gerekli enerji Rus doğal gazı bir şekilde sekteye uğrayarak kesilmek üzeredir. Avrupa ve ABD’de kesilmesi muhtemal Rus doğal gazına alternatif için gözünü Doğu Akdeniz’e dikmiştir. Yunanistan kamu radyo televizyon kurumu ERT'ye konuşan ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, Ukrayna savaşının Doğu Akdeniz’in stratejik önemini artırdığını söylemiştir.

***

ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü “Hedefimize ulaşmak için Avrupa ve Doğu Akdeniz'deki diğer ortaklarla tam işbirliği içindeyiz. Hedefimiz Putin üzerindeki baskıyı sürdürmek ve aynı zamanda Rusya'dan enerji kaynaklarını çeşitlendirmeye devam etmektir. Doğu Akdeniz bölgesi, sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ithal etme kapasitesi, yenilenebilir enerji kaynakları ve elektrik ara bağlantıları gibi altyapı olanaklarıyla daha önemli bir rol oynayacaktır.” demiştir. Avrasya’ya sınırı olmadan en fazla cephesi ve mevzisi olan ABD, Avrupa’nın enerji güvenliği için ciddi adımlar atacaktır. Doğu Akdeniz ve Kıbrıs gazı gündemdedir. İsrail ve Güney Kıbrıs arası gaz yataklarının tespiti, işletilmesi ve nakli Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Türkiye olmadan hayata sokulması zordur. ‘Kriz bizim işimiz’ diyen devlet aklı, Rus gazına alternatif görülen Doğu Akdeniz gazının gündemde olduğu bu günlerde krizi fırsata çevirerek KKTC’yi tanıtmalıdır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

106- Ege Denizi'nde Türk-Yunan Dengesi, inAydın, Haziran 2026

Ege Denizi, tarih boyunca jeopolitik önemini korumuş, günümüzde ise " Mavi Vatan " doktrini çerçevesinde Türkiye'nin vazgeçilmez milli güvenlik meselelerinden biri haline gelmiştir. Türk-Yunan ilişkilerindeki krizlerin merkezinde yer alan Ege Adaları ve deniz yetki alanları sorunları, ağırlıklı olarak Yunanistan'ın uluslararası hukuku hiçe sayan maksimalist politikalarından kaynaklanmaktadır. Tarihi antlaşmalar ve güncel stratejik belgeler incelendiğinde, Türkiye'nin tezlerinin ne kadar sağlam ve meşru temellere dayandığı açıkça görülmektedir. Gayri Askeri Statünün İhlali ve Adaların Silahlandırılması   İkili ilişkilerdeki en büyük kırılma noktalarından biri, gayri askeri (silahsızlandırılmış) statüde kalması gereken Ege adalarının Yunanistan tarafından hukuka aykırı şekilde silahlandırılmasıdır. 1923 Lozan Barış Antlaşması ve 1947 Paris Antlaşması ile adaların egemenliğinin Yunanistan'a devredilmesi kesin bir şarta bağlanmıştır:  Bu adalar askeri amaçlarla ku...

107- İyilik ve Kötülük; Azan Bulur!, inAydın, Temmuz 2026

İnsanlık tarihi, başı ve sonu tam olarak kestirilemeyen devasa bir yankı odası gibidir. Evrenin görünmez yasaları, hiçbir eylemi karşılıksız bırakmaz. Bu devasa odada fısıldanan her söz, atılan her adım, kalpten geçen her niyet ve yapılan her eylem, zamanın görünmez duvarlarına çarparak er ya da geç sahibine bumerang gibi döner. Zira iyilik de kötülük de tıpkı bir bumerang gibi, uzun bir uçuşun ardından eninde sonunda çıktığı eli bulur. Dünyanın kendi içinde tıkır tıkır işleyen kusursuz bir adalet mekanizması vardır. Mekanik saat gibi son derece ince ve hassas bir denge de çalışır. Kötülük çoğu zaman gürültülü, gösterişli ve son derece hızlıdır; bu yüzden kısa vadede zafer kazanmış, her şeyi ele geçirmiş gibi görünür. Tarih sayfaları, gücünün zirvesindeyken kibirlenen tiranlar, zalim diktatörler ve başkalarının hayatlarını karartarak yükselenlerle doludur.  Ancak aynı tarih, en yıkılmaz sanılan o büyük yapıların kendi içten çürümeleriyle nasıl bir gecede çöktüğünü de yazar. İnanç s...