Ana içeriğe atla

343- Umudun adı Abdülhamit Han 11.08.2022, Milliyet Gazetesi

Türkiye ve Yunanistan arası temel sorunları “Egemenliği anlaşmalarla Yunanistan’a devredilmemiş Ada, Adacık ve Kayalıklar (EGAYDAAK), Gayri askeri statüdeki Adaların (GASA) statüsünün ihlali ve silahlandırılması, Karasuları sorunu, Kıta Sahanlığı sınırlandırılması sorunu, Hava Sahası sorunu (Karasularının ötesinde hava sahası ihlali), FIR hattı sorunu, Arama Kurtarma sahasına yönelik ihtilaflar, Doğu Akdeniz’de yetki alanlarının belirlenmesi sorunu” olarak sekiz başlık altında toplayabiliriz. Yunan siyaset kurumu yukarıdaki başlıklara ilave olarak halihazırda Batı Trakya’daki Türk azınlığının yaşadığı Türkiye sınırına yakın alanlara askeri birliklerini konuşlandırarak Türkiye karşıtlığını iç siyasetinde söylem olarak kullanmaktadır. 

*** 

Yunan siyaset kurumu, coğrafyadaki varlığını ispatlamak için diplomasi masasında çözülecek olan tüm konuları krize çevirmekte, siyaset kurumuna kaos olarak servis etmektedir. Genel olarak attığı taş kurbağayı ürkütmese de yapacağından geri kalmadan hırçın ve düzensizliği düzen edindiği haliyle yapacağından geri kalmamaktadır. 

*** 

Yunan siyaset kurumunun kumdan yaptığı kaleler ve faaliyetlerine karşılık Türkiye Ege’de ‘durumsal farkındalık ve varlık gösterme faaliyetlerini’ kararlılıkla devam ettirmektedir. Karadeniz’deki enerji arama faaliyetlerindeki kararlılığını, Doğu Akdeniz’de kendi nam ve hesabına yaptığı gibi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) adına da TPAO marifetiyle yapmaktadır.  Türkiye ‘Mavi Vatan’ olarak kabul ettiği denizlerdeki varlığını stratejik hamleleriyle arttırarak sürdürmektedir. Yavuz, Fatih ve Kanuni sondaj gemilerine ilave olarak Abdülhamid Han sondaj gemisini geçtiğimiz günlerde Mavi Vatanımız Doğu Akdeniz’e Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katıldığı törenle uğurlamıştır. Abdülhamid Han sondaj gemisi teknik donanımı ve fiziki özellikleriyle ‘Mavi Vatan’daki filomuzun en güçlüsü olarak dosta güven vererek faaliyetine başlamıştır. Abdülhamid Han teknik olarak yedinci nesil, 238 metre uzunluğu 42 metre genişliği ve çift güvenlik sistemine sahip, çift kule ile aktif konumlandırma sistemli, 200 mürettebat kapasitesiyle 12 bin 200 metreye kadar sondaj yapabilecektir. Türkiye Yunan siyaset kurumu gibi laf üretmek yerine Ege, Karadeniz ve Doğu Akdeniz’de deniz yetki alanlarında KKTC ve kendi namına kararlılıkla çalışmalarını sürmektedir. 

***

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu “Abdülhamit Han sondaj gemisi ilk görevi için Akdeniz'e açılacak. Doğu Akdeniz politikamızı taviz vermeden sürdürüyoruz.” şeklindeki açıklamasıyla Türk siyaset kurumunun diplomasi ve dış politikadaki emini olarak uluslararası muhataplarımıza gereken cevabı vermiştir. Abdülhamid Han sondaj gemimizin ilk göreve çıkış töreninde Cumhurbaşkanı Erdoğan “Bugün Abdülhamid Han sondaj gemimizi Mavi Vatana, Akdeniz’e göreve gönderiyoruz. Gazipaşa’nın 55 kilometre açığına, Yörükler – 1 kuyusuna yollayacağız.” demiştir. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında “Akdeniz’de hakkımız olanı alacağız.” diyerek açık ve net bir şekilde ‘Doğu Akdeniz’deki enerji savaşında biz de varız, hakkımızı söke söke alacağız, haklarımızı korumak için dişe diş mücadele etmekten çekinmedik çekinmeyeceğiz.’ demiştir. Doğu Akdeniz ve KKTC deniz yetki alanlarında sözüm ona arama yapmak isteyen Yunan ve Rum siyaset kurumları Türkiye’nin kararlı duruşunu görerek atacakları adımlara dikkat etmelidirler.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

106- Ege Denizi'nde Türk-Yunan Dengesi, inAydın, Haziran 2026

Ege Denizi, tarih boyunca jeopolitik önemini korumuş, günümüzde ise " Mavi Vatan " doktrini çerçevesinde Türkiye'nin vazgeçilmez milli güvenlik meselelerinden biri haline gelmiştir. Türk-Yunan ilişkilerindeki krizlerin merkezinde yer alan Ege Adaları ve deniz yetki alanları sorunları, ağırlıklı olarak Yunanistan'ın uluslararası hukuku hiçe sayan maksimalist politikalarından kaynaklanmaktadır. Tarihi antlaşmalar ve güncel stratejik belgeler incelendiğinde, Türkiye'nin tezlerinin ne kadar sağlam ve meşru temellere dayandığı açıkça görülmektedir. Gayri Askeri Statünün İhlali ve Adaların Silahlandırılması   İkili ilişkilerdeki en büyük kırılma noktalarından biri, gayri askeri (silahsızlandırılmış) statüde kalması gereken Ege adalarının Yunanistan tarafından hukuka aykırı şekilde silahlandırılmasıdır. 1923 Lozan Barış Antlaşması ve 1947 Paris Antlaşması ile adaların egemenliğinin Yunanistan'a devredilmesi kesin bir şarta bağlanmıştır:  Bu adalar askeri amaçlarla ku...

107- İyilik ve Kötülük; Azan Bulur!, inAydın, Temmuz 2026

İnsanlık tarihi, başı ve sonu tam olarak kestirilemeyen devasa bir yankı odası gibidir. Evrenin görünmez yasaları, hiçbir eylemi karşılıksız bırakmaz. Bu devasa odada fısıldanan her söz, atılan her adım, kalpten geçen her niyet ve yapılan her eylem, zamanın görünmez duvarlarına çarparak er ya da geç sahibine bumerang gibi döner. Zira iyilik de kötülük de tıpkı bir bumerang gibi, uzun bir uçuşun ardından eninde sonunda çıktığı eli bulur. Dünyanın kendi içinde tıkır tıkır işleyen kusursuz bir adalet mekanizması vardır. Mekanik saat gibi son derece ince ve hassas bir denge de çalışır. Kötülük çoğu zaman gürültülü, gösterişli ve son derece hızlıdır; bu yüzden kısa vadede zafer kazanmış, her şeyi ele geçirmiş gibi görünür. Tarih sayfaları, gücünün zirvesindeyken kibirlenen tiranlar, zalim diktatörler ve başkalarının hayatlarını karartarak yükselenlerle doludur.  Ancak aynı tarih, en yıkılmaz sanılan o büyük yapıların kendi içten çürümeleriyle nasıl bir gecede çöktüğünü de yazar. İnanç s...