Ana içeriğe atla

345- Hercules-2 ve Demir Kubbe 25.08.2022, Milliyet Gazetesi

Coğrafyamız dost düşman ve müttefiklerin ‘kime göre, neye göre’ şekillendiğinin belli olmadığı karmakarışık siyasi bir alandır. Doğudan batıya her bir muhatabımızın kendi içinde veyahut bir başkası ile Türkiye’yi de ilgilendiren sorunları vardır. Böyle karmakarışık coğrafyada siyaset kurumu yediemin devlet Türkiye’yi inşa etmeli ve emin ülke Türkiye’yi korumalıdır. Çünkü coğrafyamızdaki siyasi düşmanlıkların sonu savaş ve gözyaşıdır. Rusya ve Ukrayna arası savaş yakın siyasi tarihimiz için hayati önemdedir. Film izler gibi Ukrayna’daki siren seslerini, Rus askeri konvoylarını, İHA ve SİHA görüntülerini savaş cephesi sahnelerle günün her saati izledik. Bunlara ilave olarak Rus–Ukrayna hattındaki savaşı başka bir cepheye taşıyacak olan Rus siyaset bilimci Alexander Dugin’in kızının aracının patlatılması ve basın danışmanı olan kızı Darya Dugina’nın vefatını savaş içerisinde bir bölüm edasıyla seyrettik. Rus yazar Lev Tolstoy ‘Savaş ve Barış’ isimli romanında “Herkes savaşa girme kararını kendi verseydi, hiç savaş olmazdı. Bu çok iyi olurdu. Büyük ihtimalle çok iyi olurdu ama hiçbir zaman olmayacak…” (C.1, S.48) şeklindeki savaş için betimlediği cümlesini kurmuştur. Devletleri birey olarak görsek belki de savaşa girmek hiç istemezlerdi. Fakat coğrafyanın oluşturduğu dost düşman kavramı, karar alıcının inançsal, kişisel ve siyasi ihtirasları belki de savaşı coğrafyamızda zaruri kılmaktadır.

 

Hercules

Hercules ya da Herakles Yunan mitolojisinde ilahi bir kahraman, Zeus ve Miken kralının kızı Alkmene'nin oğlu ve Amfitrion'un üvey oğlu, Yunan kahramanlarının en büyüğü olduğu söylenmektedir. Şimdi ise ‘Hercules – 2’ adıyla Mısır, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Yunanistan ve Güney Kıbrıs’ın icra ettiği Ürdün, ABD, Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Bahreyn’in gözlemci olarak katıldığı Mısır’ın Mohamed Naguid Askeri Üssü’nde icra edilen ‘özel kuvvet’ askeri tatbikatıyla gündemimize girmiştir. Hercules – 2 askeri tatbikatında ‘yerleşik ve açık alanlarda savaş eğitimi, rehine kurtarma, tıbbi tahliye, havadan iniş çalışmaları ve Thunderbolt ve paraşütlerden özel kuvvet unsurlarının deniz iniş’ eğitimleri icra edilecek olduğu Mısırlı askeri yetkililer tarafından basına duyurulmuştur. Basına yansıyan haliyle icra edilecek tatbikatı özel kuvvetler unsurları icra edecektir. Tatbikat evrelerinden en önemlisi ‘Thunderbolt’ olarak isimlendirilen siber güvenlik ve dijital casusluk kısmı olsa gerek!

 

Demir Kubbe

İsrail’in Gazze ve Batı Şeria’dan gelebilecek roket ya da diğer hava saldırılarına karşı oluşturduğu hava savunma sisteminin adı Demir Kubbe’dir. Hercules – 2 tatbikatının başladığı günlerde Kathimerini gazetesinde “Güney Kıbrıs Rum Yönetimi İsrail’den ‘Demir Kubbe’ hava savunma sistemi almaya hazırlanıyor.” başlıklı haber çıkmıştır. Haberde ‘hem İsrailli hem de Kıbrıslı’ yetkililer satış için anlaşmaya imza attı denilmiştir.

***

İsrail’in hava saldırısına karşı geliştirdiği sistemi, Rum Yönetimi kime karşı kullanacaktır. Günümüz savaş sistemleri cephe savaşını geride bırakmıştır. Yeni nesil savaş özel kuvvetlerin icra ettiği gayri nizami harp metotlarıyla yapılmaktadır. Kuzey Kıbrıs siyaset kurumu, yapısal dönüşümünü savunma ve askeri alanda da yapacağı vakit komşusu Rum yönetiminin silahlanmasını ve askeri teknolojisini yakinen izleyerek yapmalıdır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

106- Ege Denizi'nde Türk-Yunan Dengesi, inAydın, Haziran 2026

Ege Denizi, tarih boyunca jeopolitik önemini korumuş, günümüzde ise " Mavi Vatan " doktrini çerçevesinde Türkiye'nin vazgeçilmez milli güvenlik meselelerinden biri haline gelmiştir. Türk-Yunan ilişkilerindeki krizlerin merkezinde yer alan Ege Adaları ve deniz yetki alanları sorunları, ağırlıklı olarak Yunanistan'ın uluslararası hukuku hiçe sayan maksimalist politikalarından kaynaklanmaktadır. Tarihi antlaşmalar ve güncel stratejik belgeler incelendiğinde, Türkiye'nin tezlerinin ne kadar sağlam ve meşru temellere dayandığı açıkça görülmektedir. Gayri Askeri Statünün İhlali ve Adaların Silahlandırılması   İkili ilişkilerdeki en büyük kırılma noktalarından biri, gayri askeri (silahsızlandırılmış) statüde kalması gereken Ege adalarının Yunanistan tarafından hukuka aykırı şekilde silahlandırılmasıdır. 1923 Lozan Barış Antlaşması ve 1947 Paris Antlaşması ile adaların egemenliğinin Yunanistan'a devredilmesi kesin bir şarta bağlanmıştır:  Bu adalar askeri amaçlarla ku...

107- İyilik ve Kötülük; Azan Bulur!, inAydın, Temmuz 2026

İnsanlık tarihi, başı ve sonu tam olarak kestirilemeyen devasa bir yankı odası gibidir. Evrenin görünmez yasaları, hiçbir eylemi karşılıksız bırakmaz. Bu devasa odada fısıldanan her söz, atılan her adım, kalpten geçen her niyet ve yapılan her eylem, zamanın görünmez duvarlarına çarparak er ya da geç sahibine bumerang gibi döner. Zira iyilik de kötülük de tıpkı bir bumerang gibi, uzun bir uçuşun ardından eninde sonunda çıktığı eli bulur. Dünyanın kendi içinde tıkır tıkır işleyen kusursuz bir adalet mekanizması vardır. Mekanik saat gibi son derece ince ve hassas bir denge de çalışır. Kötülük çoğu zaman gürültülü, gösterişli ve son derece hızlıdır; bu yüzden kısa vadede zafer kazanmış, her şeyi ele geçirmiş gibi görünür. Tarih sayfaları, gücünün zirvesindeyken kibirlenen tiranlar, zalim diktatörler ve başkalarının hayatlarını karartarak yükselenlerle doludur.  Ancak aynı tarih, en yıkılmaz sanılan o büyük yapıların kendi içten çürümeleriyle nasıl bir gecede çöktüğünü de yazar. İnanç s...