Ana içeriğe atla

348- Yunanistan'ın artan tahrikleri 15.09.2022, Milliyet Gazetesi

Bozuk saatin günde bir kere doğru zamanı gösterdiği gibi Yunanistan siyaset kurumunun da tek yaptığı kendilerince doğru olan davranış Türkiye düşmanlığıdır. Dünya ve insanlık ne çektiyse inatla hareket eden siyasilerden ve devletlerden çekmiştir. Günümüzde pandemi sonrası insanlık gıda ve enerjinin pahalılığı, ekonomik dengesizlikler ve enflasyon denilen canavarla savaş vermektedir. Bunlar yetmezmiş gibi Rus – Ukrayna savaşıyla enerji ve gıda arzı tehlikeye girerek Avrupa kıtası ve yakın coğrafyada sorunlara sebep olacaktır. 

*** 

Sıklıkla kullanılan ‘winter is comming’ terimi ‘kış geliyor’ sert ve çetin bir şekilde kendini gösterecektir. Ege komşumuz Yunanistan siyaset kurumu ve aklı olan Atina DC de Türkiye – Yunanistan arası gerilimi tırmandırmak için elinden gelen her şeyi yapmaktadır. Geçtiğimiz günlerde ticari faaliyette kullanılan Ro-Ro gemisine Yunan Sahil Güvenlik güçleri tarafından haksız ve hukuksuz bir şekilde taciz atışı yapılması gerginliği üst seviyeye çıkaran en önemli olaylardan biridir. Bu tacize karşı yediemin devlet Türkiye Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’da “Tarihten ders alın diyoruz. Yeni maceralara girmeyin. Bazıları sizin kulağınıza bir şeyler söyleyebilirler. Bunların geçerli olmadığını tarihte gördünüz. Aynaya baksalar gerçekleri görürler ve belki utanırlar. Bu kadar aleni ikiyüzlülük, riyakarlık olmaz.” demiştir. Bakan Akar, Genel Kurmay eski Başkanı olmasına yakışır bir şekilde vakur açıklamasını yapmıştır. 

*** 

Yunanistan Cumhurbaşkanı Katerina Sakellaropoulou'nun 11-13 Eylül tarihlerini kapsayan On İki Ada turu yapmıştır. Yunan Cumhurbaşkanı’nın faaliyeti turizmden ziyade Ege adaları özelinde Türkiye’yi kışkırtma ve sorun çıkarma turudur. Cumhurbaşkanı Katerina Doğu Ege’deki Herke (Halki) adasını ziyaretinde “Halki, Helenizmin kalesidir.”ifadesini kullanmıştır. Cumhurbaşkanının Helenizim vurgusu geçmişteki hayalleri olan büyük Yunanistan sevdasından vazgeçmediklerinin de göstergesidir. Daha sonra Rodos adasına geçen Yunan Cumhurbaşkanı, 1982'de MontegoKörfezi'nde kabul edilen Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi (UNCLOS)'nin 40. yıldönümü dolayısıyla düzenlenen 4. Uluslararası Hukuk ve Uluslararası Politika Sempozyumu'na katılmıştır. Sempozyum’da Türkiye’yi doğrudan hedef alan çok sayıda sunum, Yunan Cumhurbaşkanı’nın huzurunda yapılmıştır. 

*** 

Yunan Cumhurbaşkanı Ege’deki adalar turunu egemenliği tartışmalı adalara da ziyaret ederek devam ettirmiştir. Kaş’ın hemen karşısındaki Fener adası ve Karaada, Yunanistan’a hiçbir zaman devredilmemiştir. Lakin Yunanistan, Kasım 1995'teki iskân uygulamasına Karaada ile Fener adasını da dâhil ederek bazı oldu bittilerle bu adalarda fiili durum yaratmaya çalışmıştır. Kaarada'nın 15, Fener adasının 9 kişilik nüfusu bulunmaktadır. Yunanistan sözüm ona burada sonradan kurduğu iskan faaliyetleriyle adanın sahibi gibi kendini göstermek istemektedir.  Fakat, Güney Çin Denizi'nde görülen Tahkim Davası, Yunanistan'ın iskan politikasının da geçersizliğini göstermektedir. Bu davada mahkeme, BMDHS'nin 121/3 maddesini yorumlayarak, tam etkili bir ada için “dış destek olmaksızın üzerinde insan oturmasına elverişli olma ve kendine has ekonomik bir yaşama sahip olma” şartlarını getirmiştir. Bu sebeple de Yunanistan'ın iskan ve tesisleşme politikalarının, adaların deniz alanları üzerinde bir etkisi bulunmadığı da kayda geçirmiştir. Türk siyaset kurumu, tarih ve deniz hukuku çalışan akademisyenlerden oluşan bir heyetle Ege adaları için Yunan’ın haksız taleplerine güçlü cevaplar vererek hakkımız olan adaların kullanımını Türkiye’ye geçirmelidir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

106- Ege Denizi'nde Türk-Yunan Dengesi, inAydın, Haziran 2026

Ege Denizi, tarih boyunca jeopolitik önemini korumuş, günümüzde ise " Mavi Vatan " doktrini çerçevesinde Türkiye'nin vazgeçilmez milli güvenlik meselelerinden biri haline gelmiştir. Türk-Yunan ilişkilerindeki krizlerin merkezinde yer alan Ege Adaları ve deniz yetki alanları sorunları, ağırlıklı olarak Yunanistan'ın uluslararası hukuku hiçe sayan maksimalist politikalarından kaynaklanmaktadır. Tarihi antlaşmalar ve güncel stratejik belgeler incelendiğinde, Türkiye'nin tezlerinin ne kadar sağlam ve meşru temellere dayandığı açıkça görülmektedir. Gayri Askeri Statünün İhlali ve Adaların Silahlandırılması   İkili ilişkilerdeki en büyük kırılma noktalarından biri, gayri askeri (silahsızlandırılmış) statüde kalması gereken Ege adalarının Yunanistan tarafından hukuka aykırı şekilde silahlandırılmasıdır. 1923 Lozan Barış Antlaşması ve 1947 Paris Antlaşması ile adaların egemenliğinin Yunanistan'a devredilmesi kesin bir şarta bağlanmıştır:  Bu adalar askeri amaçlarla ku...

107- İyilik ve Kötülük; Azan Bulur!, inAydın, Temmuz 2026

İnsanlık tarihi, başı ve sonu tam olarak kestirilemeyen devasa bir yankı odası gibidir. Evrenin görünmez yasaları, hiçbir eylemi karşılıksız bırakmaz. Bu devasa odada fısıldanan her söz, atılan her adım, kalpten geçen her niyet ve yapılan her eylem, zamanın görünmez duvarlarına çarparak er ya da geç sahibine bumerang gibi döner. Zira iyilik de kötülük de tıpkı bir bumerang gibi, uzun bir uçuşun ardından eninde sonunda çıktığı eli bulur. Dünyanın kendi içinde tıkır tıkır işleyen kusursuz bir adalet mekanizması vardır. Mekanik saat gibi son derece ince ve hassas bir denge de çalışır. Kötülük çoğu zaman gürültülü, gösterişli ve son derece hızlıdır; bu yüzden kısa vadede zafer kazanmış, her şeyi ele geçirmiş gibi görünür. Tarih sayfaları, gücünün zirvesindeyken kibirlenen tiranlar, zalim diktatörler ve başkalarının hayatlarını karartarak yükselenlerle doludur.  Ancak aynı tarih, en yıkılmaz sanılan o büyük yapıların kendi içten çürümeleriyle nasıl bir gecede çöktüğünü de yazar. İnanç s...