Ana içeriğe atla

21-Ekonomik Tetikçiler, inAydın, Eylül 2018

Yazılarım da sıkça kullanırım ‘Coğrafya Kaderdir’ bu kader insanlık tarihinden itibaren yaşamış olduğumuz siyasi alan için savaş ve gözyaşı olarak tarihe notlar düştü. Siyasi tarihimize baktığımız da savaşlar ve sonrasında büyük kayıplar vererek kazandığımız zaferler mevcuttur. Toprak bütünlüğümüzün mevcut olduğu alanı değiştirme şansımız olmadığı için iyi ya da kötü kaderimizde karşımıza çıkacak olan her konuya da razı olmuş bir milletizdir. Kurtuluş ve kuruluş yıllarımızda yokluk, hastalık, savaşlar ve dönemin ana aktör devletlerinin entrika ve oyunlarına elimizdeki imkân ve kabiliyetlerle cevap vermiş bir milletizdir. Anadolu da Kurtuluş mücadelesi vermiş, Çanakkale’de yedi düvele meydan okumuş, İzmir’de düşmanı denize dökmüş, Kıbrıs’ta Rum çetelerine ve okyanus ötesinin baskı ve yıldırmalarına karşı gelmiş, bölücü terör örgütü PKK ile savaşmış, ASALA terör örgütüne karşı mücadele etmiş ve son olarak da yüzyılın ihanet şebekesi olan FETÖ ve unsurlarına karşı 15 Temmuz gecesi ve sonrası mücadelemiz devam etmektedir. Güçlü Türkiye ve Türk Milleti kaderi olan savaş coğrafyasında bile barışın ve huzurun temsilcisi olmuştur. Bölgesinde insani yardımlar ve eğitim çalışmaları ile örnek bir devlettir. Özgürlüklerin eşit yaşandığı, birlikte yaşama kültürünün bir kilim deseni gibi Anadolu coğrafyasında beden bulmuş halidir Türkiye Cumhuriyeti.  

***

Durum böyle olunca; coğrafyamızda yaşayan insanları hiçe sayarak küresel hegemonyalarını devam ettirmek için türlü entrikalar çeviren küresel sermayenin patronlarının son oyunu da ekonomik tetikçiler vasıtasıyla Türk Lirasının itibarsızlaştırma ve değer kaybettirme operasyonudur. Okyanus ötesinin büyük yüzölçümüne sahip kıta devleti Amerika Birleşik Devletleri (ABD) NATO’daki en büyük ortağı Türkiye’ye karşı müttefiklik hukukunu görmezden gelerek istek ve baskılar yapmaktadır. İzmir’de ev hapsinde tutulan PKK ve FETÖ irtibatı yüksek olan Rahip Andrew Brunson için ekonomik savaş ve yaptırımlar uygulamaktadır. ABD para birimi Dolar’ın hızlı yükselişi okyanus ötesinin ekonomik tetikçilerinin marifetidir. Dövizin yükselmesi iş dünyası ve ekonomik alanda belirsizliğe sebep olmuştur. Kaos ve kargaşadan beslenen şer odakları tarih boyunca konvansiyonel saldırılarla dize getiremedikleri Türkiye Cumhuriyeti’ni ekonomi ile dizayn edeceklerini hayal etmektedirler. Kaderini Kâlû Belâ’dan beri seven Türk milleti Çanakkale de döviz bir kenara dursun Türk lirasız yoku var ederek yenilmez denilen deniz kuvvetleri ve ülkelere ‘Çanakkale Geçilmez’ dedirtmiştir. 

Sonuç olarak dövize yapılan dış müdahale dönemsel olarak piyasalar ve iş dünyasını etkileyebilir. Fakat sabır ile devletimizin mali ve ekonomik hamlelerini bekleyerek bu zor günleri de geride bırakacağız. Ağustos ayı içerisinde dövize yapılan müdahaleyi çok yakından izledik. Devletimizin verdiği karşılıklar sayesinde ekonomik dirençte gösterdik. İyi ve kötüyü ortak yaşama kültürümüzde harmanladığımız için bu zor günleri de birlikte atlatacağız. Tabir uygun ise okyanus ötesi, İzmir de ev hapsindeki sarı öküzünü bizden istemektedir. Hikâyeyi bilirsiniz. Eğer sarı öküzü teslim edersek sonrası gelmez... 

Kitap: ‘’Milli Güvenlik’’ yazımın sonundaki  tavsiye ettiğim John Perkins’in “Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları” adlı eserini okumanızı tekrardan tavsiye ediyorum. 

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

106- Ege Denizi'nde Türk-Yunan Dengesi, inAydın, Haziran 2026

Ege Denizi, tarih boyunca jeopolitik önemini korumuş, günümüzde ise " Mavi Vatan " doktrini çerçevesinde Türkiye'nin vazgeçilmez milli güvenlik meselelerinden biri haline gelmiştir. Türk-Yunan ilişkilerindeki krizlerin merkezinde yer alan Ege Adaları ve deniz yetki alanları sorunları, ağırlıklı olarak Yunanistan'ın uluslararası hukuku hiçe sayan maksimalist politikalarından kaynaklanmaktadır. Tarihi antlaşmalar ve güncel stratejik belgeler incelendiğinde, Türkiye'nin tezlerinin ne kadar sağlam ve meşru temellere dayandığı açıkça görülmektedir. Gayri Askeri Statünün İhlali ve Adaların Silahlandırılması   İkili ilişkilerdeki en büyük kırılma noktalarından biri, gayri askeri (silahsızlandırılmış) statüde kalması gereken Ege adalarının Yunanistan tarafından hukuka aykırı şekilde silahlandırılmasıdır. 1923 Lozan Barış Antlaşması ve 1947 Paris Antlaşması ile adaların egemenliğinin Yunanistan'a devredilmesi kesin bir şarta bağlanmıştır:  Bu adalar askeri amaçlarla ku...

107- İyilik ve Kötülük; Azan Bulur!, inAydın, Temmuz 2026

İnsanlık tarihi, başı ve sonu tam olarak kestirilemeyen devasa bir yankı odası gibidir. Evrenin görünmez yasaları, hiçbir eylemi karşılıksız bırakmaz. Bu devasa odada fısıldanan her söz, atılan her adım, kalpten geçen her niyet ve yapılan her eylem, zamanın görünmez duvarlarına çarparak er ya da geç sahibine bumerang gibi döner. Zira iyilik de kötülük de tıpkı bir bumerang gibi, uzun bir uçuşun ardından eninde sonunda çıktığı eli bulur. Dünyanın kendi içinde tıkır tıkır işleyen kusursuz bir adalet mekanizması vardır. Mekanik saat gibi son derece ince ve hassas bir denge de çalışır. Kötülük çoğu zaman gürültülü, gösterişli ve son derece hızlıdır; bu yüzden kısa vadede zafer kazanmış, her şeyi ele geçirmiş gibi görünür. Tarih sayfaları, gücünün zirvesindeyken kibirlenen tiranlar, zalim diktatörler ve başkalarının hayatlarını karartarak yükselenlerle doludur.  Ancak aynı tarih, en yıkılmaz sanılan o büyük yapıların kendi içten çürümeleriyle nasıl bir gecede çöktüğünü de yazar. İnanç s...