Ana içeriğe atla

357- KKTC 39 Yaşında 17.11.2022, Milliyet Gazetesi

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ilanının yıl dönümü 15 Kasım’dır. 1974 sonrası dönemde Kıbrıs Türk Federe Devleti’nden 15 Kasım 1983’te KKTC’ye geçilmiş ve içinde bulunduğumuz hafta 39. yıl dönümü kutlamıştır. Kıbrıs Türkleri 1930’lardan itibaren Kıbrıs adasında zor günler yaşamışlardır. Kıbrıs Cumhuriyeti’nin ilanı öncesi süreç, Kanlı Noel öncesi ve sonrası Kıbrıs Türkü için mücadele ve şerefle geçen yıllardır. Günümüz siyaset sahnesinde KKTC ile varlıklarını sürdürmekte ve tanınma arifesini yaşamaktadırlar.

***

Kıbrıs adasında Rum ve Türk siyaset kurumları en yakın çözüm sürecini Annan Planı döneminde yaşamışlardır. Halk oylamasına ‘Evet’ diyen Kıbrıs Türkleri AB’ye alınmazken ‘Hayır’ diyen Rum kesimi ödüllendirilerek AB’ye alınmıştır. Kıbrıs Türkünün kurtuluş ve kuruluş sonrası en büyük siyasi mağduriyeti belki de Annan Planı süreci ve sonrası uğradıkları haksızlıktır. Kıbrıs Türkleri ve KKTC günümüze kadar garantörü Türkiye’yle beraber varlıklarını sürdürerek gelmişlerdir.

***

KKTC’nin garantör ülkesi Türkiye, 2023 yılında Cumhuriyeti’nin 100. yılını yaşayacaktır. 2023 Türkiye için ilk yüzyılın değerlendirilmesi gelecek yüzyılın hedeflerinin koyulacağı tarihi bir süreçtir. 2023 yılında KKTC 40 yaşında olacaktır. 40 yaş insan yaşamında ne istediğinin bilindiği, ayakları yere basan, devlet ve milletine faydalı olunan bir yaş ve yaşanmışlıktır. Kuzey Kıbrıs, siyaset kurumda 40. yaşında geçmişteki tecrübe ve eksikliklerini değerlendirdiği, insan kaynaklarını çağın gereksinimlerine göre yetiştirdiği, kurumsal hafızasına vâkıf olduğu bir tecrübe yaşı içerisinde olacaktır. Bu süreçte Kuzey Kıbrıs siyaset kurumu içerisinden geçtiği çalkantılı olayları görerek seçilmiş ve atanmış olanların bile belki de revizyona gitmesi gereklidir. Siyasi kimlikler farklılık olduğu gibi doğruyu görmede ideolojik körlüğe de sebep olabilir. Bu bakışla ‘Bizim işimiz, bizim adamız olsun.’ yerine işi ehline verip millet ve devlet menfaatini ön plana alacak bakışlarla siyaset kurumu geleceğe hem yön verir ve kendini geleceğe taşır.

***

Kuzey Kıbrıs siyaset kurumu Aralık ayında yapılacak belediye seçimleri sonrası, iktidar partileri ya da muhalefet partileri olarak kendilerine bir nevi 39 yılın ‘Z’ raporunu alarak, 40. yıl içerisinde de eksiklerini gidermelidir. 21. yüzyıl dijitalleşmenin yüzyılıdır. Bu çağda yasama ve yürütme organlarının hukukla dizayn etmeli, insan kaynaklarını seçilmiş ya da atanmışlarını gelecek yükünü kaldıracak kadrolardan oluşturmalıdır. Kıbrıs adasının konumu, günümüz ve gelecekte siyaset kurumlarını ‘pro-aktif’ olmaya mecbur bırakır bir hale getirecektir. KKTC’nin Türk Devletleri Teşkilatı gözlemci üyeliği sıfatıyla başlayan tanınma süreci, enerji ve lojistik ikmal yollarının verdiği avantajla hızlanarak devam edecektir. Bu sebeple de şahsi ikbal veyahut siyasi körlükten çıkarak devlet ve millet menfaatinin sözde değil özde tutan seçilmiş ve atanmışlara büyük iş düşmektedir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

106- Ege Denizi'nde Türk-Yunan Dengesi, inAydın, Haziran 2026

Ege Denizi, tarih boyunca jeopolitik önemini korumuş, günümüzde ise " Mavi Vatan " doktrini çerçevesinde Türkiye'nin vazgeçilmez milli güvenlik meselelerinden biri haline gelmiştir. Türk-Yunan ilişkilerindeki krizlerin merkezinde yer alan Ege Adaları ve deniz yetki alanları sorunları, ağırlıklı olarak Yunanistan'ın uluslararası hukuku hiçe sayan maksimalist politikalarından kaynaklanmaktadır. Tarihi antlaşmalar ve güncel stratejik belgeler incelendiğinde, Türkiye'nin tezlerinin ne kadar sağlam ve meşru temellere dayandığı açıkça görülmektedir. Gayri Askeri Statünün İhlali ve Adaların Silahlandırılması   İkili ilişkilerdeki en büyük kırılma noktalarından biri, gayri askeri (silahsızlandırılmış) statüde kalması gereken Ege adalarının Yunanistan tarafından hukuka aykırı şekilde silahlandırılmasıdır. 1923 Lozan Barış Antlaşması ve 1947 Paris Antlaşması ile adaların egemenliğinin Yunanistan'a devredilmesi kesin bir şarta bağlanmıştır:  Bu adalar askeri amaçlarla ku...

107- İyilik ve Kötülük; Azan Bulur!, inAydın, Temmuz 2026

İnsanlık tarihi, başı ve sonu tam olarak kestirilemeyen devasa bir yankı odası gibidir. Evrenin görünmez yasaları, hiçbir eylemi karşılıksız bırakmaz. Bu devasa odada fısıldanan her söz, atılan her adım, kalpten geçen her niyet ve yapılan her eylem, zamanın görünmez duvarlarına çarparak er ya da geç sahibine bumerang gibi döner. Zira iyilik de kötülük de tıpkı bir bumerang gibi, uzun bir uçuşun ardından eninde sonunda çıktığı eli bulur. Dünyanın kendi içinde tıkır tıkır işleyen kusursuz bir adalet mekanizması vardır. Mekanik saat gibi son derece ince ve hassas bir denge de çalışır. Kötülük çoğu zaman gürültülü, gösterişli ve son derece hızlıdır; bu yüzden kısa vadede zafer kazanmış, her şeyi ele geçirmiş gibi görünür. Tarih sayfaları, gücünün zirvesindeyken kibirlenen tiranlar, zalim diktatörler ve başkalarının hayatlarını karartarak yükselenlerle doludur.  Ancak aynı tarih, en yıkılmaz sanılan o büyük yapıların kendi içten çürümeleriyle nasıl bir gecede çöktüğünü de yazar. İnanç s...