Ana içeriğe atla

359- Hukukçu Büyükelçi 01.12.2022, Milliyet Gazetesi

Devlet, toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel bir varlıktır. Kıbrıs adası, yeşil hat marifetiyle iki devlete bölünen Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC)’nden oluşmaktadır. Her iki devletin de idari başkentleri yeşil hattın ikiye böldüğü Lefkoşa (Nicosia)’dır. Her iki devletin de birbirlerinden bağımsız idari sistemleri, meclisleri, bağımsız mahkemeleri mevcuttur. Annan Planı sonrası “Hayır” dediği için ödüllendirilen GKRY Avrupa Birliği (AB) üyesi olmuştur. Halk oylamasında “Evet” diyen KKTC de görmezden gelinerek kaderine terk edilmiştir. Kuzey Kıbrıs kamuoyu ve siyaset kurumu, Annan Planı sonrası uğradığı haksızlıkla bir nevi “tanınma” adına heyecanını yitirmiş, umutlarını tüketmiştir. Bu tükenmişlik Kuzey Kıbrıs’ın siyasi, ticari ve beşeri yaşamını da olumsuz yönde etkilemiştir. Toplum ve kamu idaresi bir nevi tükenmişlik sendromuyla kamu disiplinini kaybetmiş, hâlihazırda revizyona ihtiyacı olan bir devlet ve kamu düzeni haline gelmiştir. Kuzey Kıbrıs’ta resmi olarak devlet disipliniyle çalışan Türkiye Büyükelçiliği ve Türkiye’ye bağlı sosyal, kültürel ve ekonomik işler yapan kurum ve temsilcilikler vardır.

***

Bu temsilciliklerden en önemlisi Türkiye Büyükelçiliği’dir. KKTC siyaset kurumu ve kamu düzenine disiplinli çalışmasıyla örnek olacak olan devlet iradesi de Büyükelçiliktir. Kıbrıs Türkü’nün dış dünyaya açılan kapısı ya da garantör ülkesi Türkiye’ye erişeceği olmazsa olmaz yapı Büyükelçilik ve Türkiye Büyükelçisidir.

***

KKTC siyaset kurumuna göz atıldığında parti ya da siyasi figürlerin genel yapısı ve idari şekilleri itibariyle kendilerine çeki düzen vermeleri ve revizyona gitmeleri gerektiği gözler önündedir. Seçilmiş veya atanmış figürler siyaset kurumunu yönetmekte, bu yönetim şekli de kamuyla direkt ya da dolaylı ilişki içinde olan Kıbrıs Türk halkını doğrudan etkilemektedir.

***

Kıbrıs sorunu adına “İki devletli çözümün” dillendirildiği süreçte, Kuzey Kıbrıs için insan kaynakları çok önemlidir. Olası tanınma sonrası hariciye teşkilatı, içişleri teşkilatı, yerel yönetimler insan yaşamı için birinci önceliktedir. Annan Planı sonrası tükenmişlikle yılgın olan idari ve siyasi yapılar olası tanınmaya hazır olmalıdırlar. Cumhurbaşkanlığı ve Cumhuriyet Meclisi yerleşkesi, devleti şekli yönden geleceğe hazırlayacağı aşikârdır. Fakat binalara ruh verecek olan atanmış ve seçilmişler de inşaat sürecinde kendi siyasi ve kamu kadrolarını geleceğe hazırlamalıdır.

***

Hal böyle olunca, göreve yeni başlayan Sayın Büyükelçi Metin Feyzioğlu beyi de devleti ve milleti için çok önemli görevler beklemektedir. Akademisyen ve hukukçu kimliğinin olması, atası Turhan Feyzioğlu gibi kurucu iradeye hizmet etmiş bir hukukçu olması, Büyükelçi Feyzioğlu’na tarihi bir rol yüklemektedir. Yukarıdaki devlet tanımına uygun bir ortam ve düzeni Kuzey Kıbrıs’ta görmek dileğiyle, Büyükelçi Feyzioğlu’na başarılar dilerim.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

106- Ege Denizi'nde Türk-Yunan Dengesi, inAydın, Haziran 2026

Ege Denizi, tarih boyunca jeopolitik önemini korumuş, günümüzde ise " Mavi Vatan " doktrini çerçevesinde Türkiye'nin vazgeçilmez milli güvenlik meselelerinden biri haline gelmiştir. Türk-Yunan ilişkilerindeki krizlerin merkezinde yer alan Ege Adaları ve deniz yetki alanları sorunları, ağırlıklı olarak Yunanistan'ın uluslararası hukuku hiçe sayan maksimalist politikalarından kaynaklanmaktadır. Tarihi antlaşmalar ve güncel stratejik belgeler incelendiğinde, Türkiye'nin tezlerinin ne kadar sağlam ve meşru temellere dayandığı açıkça görülmektedir. Gayri Askeri Statünün İhlali ve Adaların Silahlandırılması   İkili ilişkilerdeki en büyük kırılma noktalarından biri, gayri askeri (silahsızlandırılmış) statüde kalması gereken Ege adalarının Yunanistan tarafından hukuka aykırı şekilde silahlandırılmasıdır. 1923 Lozan Barış Antlaşması ve 1947 Paris Antlaşması ile adaların egemenliğinin Yunanistan'a devredilmesi kesin bir şarta bağlanmıştır:  Bu adalar askeri amaçlarla ku...

107- İyilik ve Kötülük; Azan Bulur!, inAydın, Temmuz 2026

İnsanlık tarihi, başı ve sonu tam olarak kestirilemeyen devasa bir yankı odası gibidir. Evrenin görünmez yasaları, hiçbir eylemi karşılıksız bırakmaz. Bu devasa odada fısıldanan her söz, atılan her adım, kalpten geçen her niyet ve yapılan her eylem, zamanın görünmez duvarlarına çarparak er ya da geç sahibine bumerang gibi döner. Zira iyilik de kötülük de tıpkı bir bumerang gibi, uzun bir uçuşun ardından eninde sonunda çıktığı eli bulur. Dünyanın kendi içinde tıkır tıkır işleyen kusursuz bir adalet mekanizması vardır. Mekanik saat gibi son derece ince ve hassas bir denge de çalışır. Kötülük çoğu zaman gürültülü, gösterişli ve son derece hızlıdır; bu yüzden kısa vadede zafer kazanmış, her şeyi ele geçirmiş gibi görünür. Tarih sayfaları, gücünün zirvesindeyken kibirlenen tiranlar, zalim diktatörler ve başkalarının hayatlarını karartarak yükselenlerle doludur.  Ancak aynı tarih, en yıkılmaz sanılan o büyük yapıların kendi içten çürümeleriyle nasıl bir gecede çöktüğünü de yazar. İnanç s...