Ana içeriğe atla

361- Kıbrıs’ta İngiliz Üsleri 15.12.2022, Milliyet Gazetesi

Kıbrıs adası, Türk kesimi ve Rum kesimi olmak üzere ikiye bölünmüş durumdadır. Ancak Ada’da üçüncü bir aktör daha vardır: Britanya’nın denizaşırı topraklarından Ağrotur ve Dikelya’daki egemen Üs Bölgeleri. Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurulduğu 1960’taki antlaşmaya göre Birleşik Krallık, Ağrotur ve Dikelya’daki askerî üsleri üzerindeki egemenliğini devam ettirmiştir. Egemen Üs Bölgeleri, Birleşik Krallık’ın denizaşırı toprağı statüsünü kazanarak askerî amaçlara yönelik muhafaza edilmiştir. Kıbrıs Adası’nda iki üssünü günümüze kadar koruyan İngiltere’nin bir diğer Birleşik Krallığı simgeleyen özelliğiyse trafiğin Türkiye ve diğer Avrupa ülkelerine göre tersten ilerlemesidir. Kıbrıs’taki araçların sol yerine sağ direksiyonla gelmesi, trafiğin sağdan değil de soldan ilerlemesi Büyük Britanya’nın adadaki en belirgin özelliğidir. Bir diğer İngiliz usulü, göze çok batmasa da elektrik sistemindeki priz ve diğer aparatların İngiliz elektrik alt yapısına uygun olmasıdır. Elektrik sistemi ve trafik belki de Kıbrıs’la özdeşleşen önemli özelliklerdir. Lakin Birleşik Krallık’ın iki askeri üssü sadece Kıbrıs adası için değil, Doğu Akdeniz ve bölge ülkeleri için önemli konumdadır.

***

Kıbrıs sorununa dair konularda ‘garantör’ vasfı hariç hemen hemen ciddi olarak hiçbir görüş beyan etmeyen İngiliz siyaset kurumu, Kıbrıs’taki üsleri gündeme geldiğinde varlığını göstermektedir. Rivayete göre iki üsten birisi Doğu Akdeniz çanağını ve kıyıdaş ülkelere karşı dinleme ve gözetleme yapmaktadır. Kıbrıs adasının stratejik konumu itibariyle adada İngiliz varlığının olması kaçınılmazdır. Buradan yola çıkmamız gereken hususta, Birleşik Krallık devlet aklı, İngiltere anakarasının güvenliği için halen daha Kıbrıs’taki askeri üslerini korumakta ve üsler marifetiyle adadaki varlığını sürdürmektedir.

***

Doğu Akdeniz ve Ege’de Yunan siyaset kurumu ve Güney Kıbrıs siyasi aktörleriyle Türkiye’nin sorunları ‘kıta sahanlığı, münhasır ekonomik bölge ve FIR Hattı’ konularıdır. İngiltere’nin Kıbrıs adasını terk etmediği günümüzde Kuzey Kıbrıs’tan Türk askerinin çekilmesini istemek, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs’ın milli hak ve menfaatlerini yok saymak ve siyaset kurumunda körlükten başka bir şey değildir. Geçtiğimiz yazılarımda da belirttiğim gibi Türkiye Kuzey Kıbrıs’taki garantörlük hukukundan kaynaklı bulundurduğu askeri birliklerine ilave olarak, İngilizlerin Ağrator ve Dikelya üslerine örnek birlikler konuşlandırmalıdır.

***

Günümüzde enerji nakil yollarının güvenliği, yolcu ve yük taşımacılığının geçiş güzergahı Kuzey Kıbrıs ve Türkiye karasularıdır. Bu önemle İngilizlerin varlığını sürdürdüğü coğrafyadaki Türk hakimiyeti artarak devam etmelidir. Sayısal askeri varlığa ilaveten teknolojik bir askeri üste Kuzey Kıbrıs’ta kurulması Kuzey Kıbrıs ve Türkiye milli güvenliği için hayati önemdedir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

106- Ege Denizi'nde Türk-Yunan Dengesi, inAydın, Haziran 2026

Ege Denizi, tarih boyunca jeopolitik önemini korumuş, günümüzde ise " Mavi Vatan " doktrini çerçevesinde Türkiye'nin vazgeçilmez milli güvenlik meselelerinden biri haline gelmiştir. Türk-Yunan ilişkilerindeki krizlerin merkezinde yer alan Ege Adaları ve deniz yetki alanları sorunları, ağırlıklı olarak Yunanistan'ın uluslararası hukuku hiçe sayan maksimalist politikalarından kaynaklanmaktadır. Tarihi antlaşmalar ve güncel stratejik belgeler incelendiğinde, Türkiye'nin tezlerinin ne kadar sağlam ve meşru temellere dayandığı açıkça görülmektedir. Gayri Askeri Statünün İhlali ve Adaların Silahlandırılması   İkili ilişkilerdeki en büyük kırılma noktalarından biri, gayri askeri (silahsızlandırılmış) statüde kalması gereken Ege adalarının Yunanistan tarafından hukuka aykırı şekilde silahlandırılmasıdır. 1923 Lozan Barış Antlaşması ve 1947 Paris Antlaşması ile adaların egemenliğinin Yunanistan'a devredilmesi kesin bir şarta bağlanmıştır:  Bu adalar askeri amaçlarla ku...

107- İyilik ve Kötülük; Azan Bulur!, inAydın, Temmuz 2026

İnsanlık tarihi, başı ve sonu tam olarak kestirilemeyen devasa bir yankı odası gibidir. Evrenin görünmez yasaları, hiçbir eylemi karşılıksız bırakmaz. Bu devasa odada fısıldanan her söz, atılan her adım, kalpten geçen her niyet ve yapılan her eylem, zamanın görünmez duvarlarına çarparak er ya da geç sahibine bumerang gibi döner. Zira iyilik de kötülük de tıpkı bir bumerang gibi, uzun bir uçuşun ardından eninde sonunda çıktığı eli bulur. Dünyanın kendi içinde tıkır tıkır işleyen kusursuz bir adalet mekanizması vardır. Mekanik saat gibi son derece ince ve hassas bir denge de çalışır. Kötülük çoğu zaman gürültülü, gösterişli ve son derece hızlıdır; bu yüzden kısa vadede zafer kazanmış, her şeyi ele geçirmiş gibi görünür. Tarih sayfaları, gücünün zirvesindeyken kibirlenen tiranlar, zalim diktatörler ve başkalarının hayatlarını karartarak yükselenlerle doludur.  Ancak aynı tarih, en yıkılmaz sanılan o büyük yapıların kendi içten çürümeleriyle nasıl bir gecede çöktüğünü de yazar. İnanç s...