Ana içeriğe atla

362-Belediye Seçimi 22.12.2022, Milliyet Gazetesi

Seçim, toplu bir iradenin birden fazla aday arasında tercihte bulunmasıdır. Kıbrıs Türk seçmeni önümüzdeki Pazar günü yerel yönetimler olarak tanımladığımız Belediye başkanlarını seçmek için sandık başına gidecek. Kıbrıs Türk seçmeni katılım oranı olarak her seçimde bir öncekine göre daha az katılımla sandığa gitmektedir. Nedeni için illaki seçmenin haklı bir gerekçesi mevcuttur. Kuzey Kıbrıs kamuoyu tarandığında, yeşil ve turuncu görseller ve yazıların yarışı olduğu görülmektedir. Belediye başkan ve meclis üyesi adayları hiç olmadığı kadar seçmenle iletişim kurmakta, sosyal mesajlar vermekte ve kendini ifade etmek için çalışmaktadır. Adaylar, hayvan sevgisini vurgulamakta, gençlere güvenmekte, temiz toplum, temiz çevre gibi söylemlerle halkı sandığa götürmek ve reylerini almak için mücadele etmektedir. Yeni belediye yasasıyla belediye sayıları düşmüş, bağımsız adaylar, bağımlı adaylar, bağımsıza destek olan partiler sandıktan galip çıkmak istemektedirler.

***

Kuzey Kıbrıs genel olarak seçim ve kampanya dönemlerinin çokça olduğu siyasi bir alandır. “Sonuç nedir?” sorusu doktora çalışması yapılarak sorulması gereken bir sorudur. Geçmiş yazılarımda sıkça değindiğim konu “KKTC siyaset kurumu seçilmişleri ve kamu düzeninin re-organize edilmesidir.” defaatle yazdığım bu hususa ilave olarak da yerel yönetimler hizmeti veren belediyeler de çağın ve sistemin gerekliliğine göre kamu hizmeti vermek için dizayn edilmelidir. Belediyelerin asli vazifeleri su ve temizlik hizmeti verme fikri çağın gerisinde kalmıştır. Belediyeler hizmet ettikleri bölgelerde asgari yaşam hizmetlerinin verdikten sonra kamuya inevasyon üreten, belediye ve üniversite işbirlikleriyle merkezi hükümetin yükünü azaltmak için projeler üreten kurumlara dönüşmelidirler.

***

Belediye seçimleri, milletvekilliği ve cumhurbaşkanlığı seçimi kadar önemlidir. Halkın yaşadığı ilçedeki sağlığı, kaynaklara ulaşması, huzur ve refahı için belediyeye ve seçilmiş belediye başkanına büyük iş düşmektedir. Seçime katılan siyasi partiler ve adaylar her ne kadar kendi siyasi görüş ve fikirleri üzerine kampanya yapsalar da seçim sonrası ortak akıl ve projelerle Kıbrıs Türküne en iyi hizmeti vermelidirler. Nitekim belediye hizmeti, kamu kaynakları ve halkın vergisinin bir bölümüyle verilecektir. Eşit ve adil dağıtılması ve harcanması, seçmen iradesinin seçilenden istediği en önemli olgulardan biridir. Doğu Akdeniz enerji denklemi düşünüldüğünde Kuzey Kıbrıs’taki tüm seçimler Kıbrıs Türkü için kader seçimidir. Bu önemle seçmenin yüksek katılım sağlayarak sandığa gitmesi, vatandaşlık ödevi ve asli vazifesidir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

106- Ege Denizi'nde Türk-Yunan Dengesi, inAydın, Haziran 2026

Ege Denizi, tarih boyunca jeopolitik önemini korumuş, günümüzde ise " Mavi Vatan " doktrini çerçevesinde Türkiye'nin vazgeçilmez milli güvenlik meselelerinden biri haline gelmiştir. Türk-Yunan ilişkilerindeki krizlerin merkezinde yer alan Ege Adaları ve deniz yetki alanları sorunları, ağırlıklı olarak Yunanistan'ın uluslararası hukuku hiçe sayan maksimalist politikalarından kaynaklanmaktadır. Tarihi antlaşmalar ve güncel stratejik belgeler incelendiğinde, Türkiye'nin tezlerinin ne kadar sağlam ve meşru temellere dayandığı açıkça görülmektedir. Gayri Askeri Statünün İhlali ve Adaların Silahlandırılması   İkili ilişkilerdeki en büyük kırılma noktalarından biri, gayri askeri (silahsızlandırılmış) statüde kalması gereken Ege adalarının Yunanistan tarafından hukuka aykırı şekilde silahlandırılmasıdır. 1923 Lozan Barış Antlaşması ve 1947 Paris Antlaşması ile adaların egemenliğinin Yunanistan'a devredilmesi kesin bir şarta bağlanmıştır:  Bu adalar askeri amaçlarla ku...

107- İyilik ve Kötülük; Azan Bulur!, inAydın, Temmuz 2026

İnsanlık tarihi, başı ve sonu tam olarak kestirilemeyen devasa bir yankı odası gibidir. Evrenin görünmez yasaları, hiçbir eylemi karşılıksız bırakmaz. Bu devasa odada fısıldanan her söz, atılan her adım, kalpten geçen her niyet ve yapılan her eylem, zamanın görünmez duvarlarına çarparak er ya da geç sahibine bumerang gibi döner. Zira iyilik de kötülük de tıpkı bir bumerang gibi, uzun bir uçuşun ardından eninde sonunda çıktığı eli bulur. Dünyanın kendi içinde tıkır tıkır işleyen kusursuz bir adalet mekanizması vardır. Mekanik saat gibi son derece ince ve hassas bir denge de çalışır. Kötülük çoğu zaman gürültülü, gösterişli ve son derece hızlıdır; bu yüzden kısa vadede zafer kazanmış, her şeyi ele geçirmiş gibi görünür. Tarih sayfaları, gücünün zirvesindeyken kibirlenen tiranlar, zalim diktatörler ve başkalarının hayatlarını karartarak yükselenlerle doludur.  Ancak aynı tarih, en yıkılmaz sanılan o büyük yapıların kendi içten çürümeleriyle nasıl bir gecede çöktüğünü de yazar. İnanç s...