Ana içeriğe atla

374- ABD’nin Dedeağaç “çıkarması” 16.03.2023, Milliyet Gazetesi

Amerikan siyaset kurumu ve askeri sistemi Orta Doğu ve Doğu Akdeniz başta olma üzere siyasi coğrafyamız için önemli bir olgudur. Türkiye’nin etrafının ateş çemberi olduğunu düşündüğümüzde Suriye coğrafyasından Batı Trakya ve Ege Adaları, ABD askeri ve istihbarat faaliyetlerini yürüttüğü üslerdir. Suriye’de DEAŞ ile mücadele adı altında PKK’nın Suriye kolu YPG’yi eğit/donat faaliyetleriyle desteklemekte, Ege Adaları ve Batı Trakya’da Yunanistan’ın NATO üyeliği üzerinden Rusya ve Ukrayna savaşının bahane ederek askeri üs sayılarını artırmaktadır.

***

Adalar denizindeki ABD varlığı Girit adası üzerine yoğunlaşmıştır. Girit, Akdeniz'de stratejik bir konuma sahip olan Yunan adasıdır. ABD için Girit’teki Suada limanı ve askeri üssünün önemi, şu nedenlerden dolayı yüksektir: ‘Coğrafi konumu’ Girit, Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Avrupa arasında bir kavşak noktasında yer alır. Bu, ABD için bölgedeki askeri varlığını yönetmek ve askeri operasyonlarını koordine etmek için stratejik bir konum sağlar. ‘Lojistik Destek’ Girit, bölgedeki ABD askeri varlığına lojistik destek sağlayan bir üs olarak kullanılır. Operasyonel Amerikan varlığı için lojistik destek istihbarat bilgisi kadar önemlidir. ‘İstihbarat Toplama’ Girit Suada üssü, Orta Doğu ve Kuzey Afrika'daki terörist faaliyetlerin takibi için önemli bir istihbarat toplama merkezidir. ‘Askeri Operasyonlar’ Girit, ABD askeri operasyonları için bir platform görevi görür. Bu, bölgedeki askeri operasyonları yönetmek ve savaşa hazırlık için eğitim ve tatbikatlar düzenlemek için önemlidir. ‘Stratejik Ortaklık’ Girit, ABD'nin Yunanistan ile stratejik bir ortaklık sürdürdüğü bir yerdir. Bu ortaklık, bölgedeki siyasi istikrarı ve güvenliği desteklemek ve Türkiye’ye karşı Yunanistan’ın Adalar denizindeki tezlerinin desteklendiğinin göstergesidir.

 

Kuzey’in Souda’sı

Amerikan askeri varlığının bir diğer önem verdiği bölgede Yunanistan topraklarında Türk varlığının azınlık olarak yaşadığı Dedeağaç bölgesidir. ABD, Dedeağaç’ta bulunan Dimokritos Havaalanına askeri personele destek için 400’e yakın sivil personel getireceği duyulmuştur. Söz konusu personel aşamalı olarak nakliye gemileri ile Dedeağaç’a gelmesi planlanan askeri teçhizatın taşınması ile ilgileneceği, gelecek olan teçhizatın hem ABD ordusuna hem de NATO güçlerine ait olacağı ve savaş bölgesi olan Ukrayna’ya çok yakın olan Kuzeydoğu Avrupa’ya nakledileceği belirtilmektedir. Amerika tarafından “Kuzey’in Souda”sı olarak da tanımlanan Dedeağaç stratejik öneme sahiptir. Kuzey’in Souda’sı olarak tanımlamasının nedeni Çanakkale Boğazını es geçerek, Dedeağaç limanı vasıtasıyla hem demiryolu hem de karayoluyla Avrupa’nın neredeyse her yerine askeri teçhizat ve mühimmatın taşınmasıdır.

***

Amerika bu stratejik limanla Çanakkale ve İstanbul Boğaz’ını kullanmadan Ukrayna’ya destek ve Rusya’yı çevrelemek için askeri ve istihbarat unsurlarını Kuzeydoğu Avrupa’ya kaydırmaktadır. Türk siyaset kurumu oyunu görmekte ve milli devlet menfaatleriyle hareket edecek imkân ve kabiliyete sahiptir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

106- Ege Denizi'nde Türk-Yunan Dengesi, inAydın, Haziran 2026

Ege Denizi, tarih boyunca jeopolitik önemini korumuş, günümüzde ise " Mavi Vatan " doktrini çerçevesinde Türkiye'nin vazgeçilmez milli güvenlik meselelerinden biri haline gelmiştir. Türk-Yunan ilişkilerindeki krizlerin merkezinde yer alan Ege Adaları ve deniz yetki alanları sorunları, ağırlıklı olarak Yunanistan'ın uluslararası hukuku hiçe sayan maksimalist politikalarından kaynaklanmaktadır. Tarihi antlaşmalar ve güncel stratejik belgeler incelendiğinde, Türkiye'nin tezlerinin ne kadar sağlam ve meşru temellere dayandığı açıkça görülmektedir. Gayri Askeri Statünün İhlali ve Adaların Silahlandırılması   İkili ilişkilerdeki en büyük kırılma noktalarından biri, gayri askeri (silahsızlandırılmış) statüde kalması gereken Ege adalarının Yunanistan tarafından hukuka aykırı şekilde silahlandırılmasıdır. 1923 Lozan Barış Antlaşması ve 1947 Paris Antlaşması ile adaların egemenliğinin Yunanistan'a devredilmesi kesin bir şarta bağlanmıştır:  Bu adalar askeri amaçlarla ku...

107- İyilik ve Kötülük; Azan Bulur!, inAydın, Temmuz 2026

İnsanlık tarihi, başı ve sonu tam olarak kestirilemeyen devasa bir yankı odası gibidir. Evrenin görünmez yasaları, hiçbir eylemi karşılıksız bırakmaz. Bu devasa odada fısıldanan her söz, atılan her adım, kalpten geçen her niyet ve yapılan her eylem, zamanın görünmez duvarlarına çarparak er ya da geç sahibine bumerang gibi döner. Zira iyilik de kötülük de tıpkı bir bumerang gibi, uzun bir uçuşun ardından eninde sonunda çıktığı eli bulur. Dünyanın kendi içinde tıkır tıkır işleyen kusursuz bir adalet mekanizması vardır. Mekanik saat gibi son derece ince ve hassas bir denge de çalışır. Kötülük çoğu zaman gürültülü, gösterişli ve son derece hızlıdır; bu yüzden kısa vadede zafer kazanmış, her şeyi ele geçirmiş gibi görünür. Tarih sayfaları, gücünün zirvesindeyken kibirlenen tiranlar, zalim diktatörler ve başkalarının hayatlarını karartarak yükselenlerle doludur.  Ancak aynı tarih, en yıkılmaz sanılan o büyük yapıların kendi içten çürümeleriyle nasıl bir gecede çöktüğünü de yazar. İnanç s...