Ana içeriğe atla

376- Barış’a mı Savaş’a mı hazırlık 30.03.2023, Milliyet Gazetesi

Güney Kıbrıs’ın 8. lideri Nikos Christodoulides’in siyasi yaşamındaki Kıbrıs sorununa bakışı, müzakere süreçlerindeki söylem ve eylemleri ‘görünen köy kılavuz istemez’ misali ortadadır. Kıbrıs Türklüğünü azınlık gören Başkan Nikos’un kendini liderliğe taşıyan fikir ve eylemleriyle hareket edeceği aşikardır. Kuzey Kıbrıs’taki sevenleri ‘artık devlet adamı oldu’ müzakere ve sorunlar yeni dönemde çözülür dese de sorun aynı sorun, adam aynı adam olduğu için ‘çözümsüzlük’ Güney Kıbrıs için çözüm olduğu sürece böyle devam eder.

***

Kamuoyunda Rum lider için Türkiye ve Türk tarafına yönelik olumlu mesajlar gönderiyor; suçlayıcı değil, uzlaşıcı dil kullanıyor; Hristodulidis, AB’deki muhataplarına Türkiye konusunda da eski Rum Cumhurbaşkanları gibi “Türkiye’ye baskı yapın” politikası izlemiyor. “Baskı yapın” demiyor, “Türkiye’yi ikna edin” şeklinde haberler servis edilse de Ziya Paşa’nın ‘ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz’ lafını aklımızdan çıkarmayalım.

***

Güney Kıbrıs siyaset kurumu siyasi coğrafyalarının korunması için Kathimerini gazetesi haberine göre yeni bir güvenlik teşkilatı kuruyor. Gazetenin “Ulusal Savunma Stratejisi Yeni Bir Zeminde” başlıklı haberinde, bu yeni teşkilatın danışman niteliğinde olacağını ve muhtemelen başka bir güvenlik birimiyle birleştirileceği haberini yaptı. Kurulması planlanan yapı, Ulusal Savunma Konseyi olarak Rum İstihbarat Teşkilatı (KİP)’in başkanının koordinesinde, Güney Kıbrıs’ta görev yapmış, emekli kişilerden olacağı ifade edilmektedir.

***

Başkan Nikos seçim öncesi dile getirdiği milli güvenlik politikalarıyla ilgili kurumu hızla inşa edeceği görülmektedir. Güney Kıbrıs’ta kurulacak olan kurum bir nevi ‘asimetrik psikolojik savaş, gayri nizami harp ve istikrar hareketi’ gibi konularda faaliyet göstereceği konuşulmaktadır. Burada akıllara gelen soru ‘Güney Kıbrıs siyasi tarihinde hangi düşman tarafından tehdit edilmiştir ki bu yapı Güney Kıbrıs’ta kurulacaktır?’ Çözüm ve müzakere bakışına uzak bir kurum olacağı ortadadır.

***

Kuzey Kıbrıs siyaset kurumu ve güvenlik bürokrasisi de milli güvenlik siyaseti hazırlayacak, siber saldırı ve casusluklara engel olacak, öğrenci ve sivil itaatsizlik gibi yaklaşımları önceden görüp önlem alacak güvenlik konseptti üzerinde çalışması Güney Kıbrıs’a vereceği en güzel cevap olsa gerek. Doğu Akdeniz ve Kıbrıs’ın önemi her geçen gün artmaktadır. Suriye, Lübnan ve son olarak da İsrail’deki siyasi sorunlar ve sokak hareketliği gözönüne alındığında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin de tanınma kadar önceliği milli güvenliği olmalıdır. Akdeniz’in güvenli limanı olan siyasi yapı, Doğu Akdeniz’de varlık göstermek isteyen tüm aktörlerin iletişim kurmak istediği aktör olur. Ticari ve siyasi tanınmanın yolu güvenli emin devlet olmaktan geçer.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

180- Bostan Korkuluğu 27.06.2019, Milliyet Gazetesi

Devlet, toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlıktır. Devleti oluşturan ögeler toprak, millet ve silahlı kuvvettir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) kabaca tanımladığım ve ögelerini saydığım tüzel varlık ve devlet tanımına haizdir. Yasama, yürütme ve yargı erkiyle kuvvetler ayrılığına da sahiptir. Kendi namına sahip basın yayın organları vardır. Günümüz devlet sistemindeki tüm şartlara sahiptir. İbn-i Haldun’un ‘coğrafya kaderdir’ sözünden feyzle kaderi olan coğrafyanın olumsuzlukları yüzünden KKTC’nin tanınma ve ambargo sorunu vardır. Coğrafi konumu stratejik öneme sahiptir. Ortadoğu’ya yakınlığı, Doğu Akdeniz’i kontrol eden özelliğiyle günümüz dış politikasının ana gündemlerinden birisidir. *** Yukarıda özetlediğim genel haliyle Kıbrıs Türk siyaset kurumu da ada için önemli bir oluşumdur. Bu oluşum içinde yeni kurulan Ersin Tatar hükümeti ve Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı arasında soğuk savaşları aratmay...

300- Harbe Hazırlık 14.10.2021, Milliyet Gazetesi

Ege Denizi ve Batı Trakya sınır komşumuz, Güney Kıbrıs’ın garantör hami ülkesi Yunanistan, okyanus ötesiyle yürüttüğü silahlanma çalışmalarına Fransa’yı da katmıştır. Yunan halkı geçim sıkıntısıyla boğuşurken Yunan hükümeti kapıda savaş varmış gibi hazırlıklarını yürütmektedir. Atina hükümeti, son olarak Fransa'dan maliyeti toplam 2,9 milyar doları bulacak 3 fırkateyn alacağını duyurmuştur. Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis anlaşma sonrasında Türkiye ile bir silahlanma yarışında olmadıklarını ve Türkiye ile farklılıkları diyalog yoluyla çözmeyi umduklarını söyleyerek uluslararası kamuoyuna sempatik görünme çabasına girmiştir. Atina hükümeti neyi gerekçe görüyorsa kısa zaman içerisinde Almanya, İsrail, ABD ve Fransa’yla silahlanma hamlesine hız katmıştır. Ege ve Akdeniz’deki üslerini başta ABD olmak üzere diğer ülkelere birlik konuşlandırabilmeleri için imkân tanımıştır.   15 adet F-15 Okyanus ötesi, Yunanistan’a konuşlandırdığı özel birliklerine ilaveten tatbikat adı altında ...