Ana içeriğe atla

378- KKTC için CHS formülü 13.04.2023, Milliyet Gazetesi

İçinde bulunduğumuz zaman dijital teknolojinin gelişmesiyle hızlanan, küreselleşmeyle devletlerin birbirine bağlı olduğu dünya olarak tanımlanabilir. Bilgiye erişim kolay haberleşme, ulaşım ve ticaret daha önce hiç olmadığı kadar hızlı ve ucuz hale gelmiştir. İnternet ve sosyal medya, insanların dünya genelinde birbirleriyle etkileşim kurmasını ve bilgi alışverişinde bulunmasını sağlamaktadır. Bu hız ve teknolojik gelişmeler iş yapma biçimlerini değiştirmiş ve yeni iş alanları yaratmıştır. Sanayi devrimi sonrasında başlayan bu dönüşüm, otomasyon ve robotik gibi endüstriyel yeniliklerle hızlanmıştır. Aynı zamanda, çevresel sorunlar ve iklim değişikliği gibi küresel meseleler daha fazla öne çıkmış insanlığın ve siyaset kurumlarının gündeminde yer etmiştir.

***

Dünyanın ve müesses nizamın geçmişten farklı olması ve hızla değişmesi, dünyayı giderek karmaşıklaştırmış ve belirsizliklere yol açmaktadır. Terörizm, siber güvenlik, göç, ulusal egemenlik ve çatışmalar gibi birçok sorun, uluslararası toplumun karşılaştığı zorluklardan sadece birkaçıdır. Bu nedenle uluslararası işbirliği ve diplomasi giderek daha da önem kazanmaktadır. Tüm bu faktörler bir araya geldiğinde, günümüz çağı her zamankinden daha fazla bağlantılı, teknolojik olarak ileri ve küresel olarak etkileşimli bir dünya haline gelmiştir.

 

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi

Türkiye ve Kuzey Kıbrıs siyaset kurumları çağımızı okuyan ve ilgili eksiklikleri gideren bir yönetim anlayışıyla varlıklarını sürdürmeleri hayati önemdedir. Kuzey Kıbrıs’ın çağa uygun halde işlemesi Doğu Akdeniz, enerji ve Akdeniz’e kıyısı olan ülkelerin eko-sisteminde yer almasını sağlar. Türkiye çağı okumuş, siyaset kurumunun eksikliklerini ve ağırlığını gidermek adına 2017 yılında kabul edilen anayasa değişikliğiyle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne (CHS) geçiş yapmıştır. CHS’nde Cumhurbaşkanı hem devlet başkanı hem de hükümet başkanıdır ve yürütme yetkisi büyük ölçüde ona verilmiştir. Bakanlar Kurulu ise Cumhurbaşkanının atamasıyla oluşur ve Cumhurbaşkanı tarafından başkanlık edilir.

***

Hızlanan ekonomik, dijital ve siyasal sistemde CHS faydaları şunlardır: “Hızlı ve etkili karar alabilme: Cumhurbaşkanının yürütmenin başında olmasının sayesinde hızlı ve etkili kararlar alabilir, bu da devlet işlerinin daha çabuk ilerlemesini sağlar. Daha az bürokrasi: Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nde bakanların atanması doğrudan Cumhurbaşkanı tarafından yapılır ve bakanlar kurulunun çalışma biçimi daha hızlı ve sadeleştirilmiştir. Güçlü liderlik: Cumhurbaşkanı, yüksek bir oyla seçildiği için güçlü bir liderlik sergileyebilirler ve bu durum Türkiye'nin iç ve dış politikasını yönlendirmede önemli bir avantaj sağlar. Sorumlu liderlik: Yürütmenin başındaki kişi olarak Cumhurbaşkanı’nın hesap verme sorumluluğu artmıştır. Bu sorumluluk da dikkatli ve özenli olunmasını sağlar. İstikrarlı siyasi ortam: Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi 50+1 oyla Cumhurbaşkanını seçtiği için siyaset kurumu görev süresini tamamlar yapıya kavuşmuştur.

***

İşin özü, Kuzey Kıbrıs’taki eksiklikler vatandaşı ve siyaset kurumunu mutsuz hale getirmektedir. Bu sebeple de Kuzey Kıbrıs siyaset yapıcıları Doğu Akdeniz’deki stratejik konumlarını ticari, siyasi ve güvenlik bağlamında değerlendirerek kamu ve siyaset kurumundaki re-organizeyi bir an önce yaşama geçirmelidirler.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

106- Ege Denizi'nde Türk-Yunan Dengesi, inAydın, Haziran 2026

Ege Denizi, tarih boyunca jeopolitik önemini korumuş, günümüzde ise " Mavi Vatan " doktrini çerçevesinde Türkiye'nin vazgeçilmez milli güvenlik meselelerinden biri haline gelmiştir. Türk-Yunan ilişkilerindeki krizlerin merkezinde yer alan Ege Adaları ve deniz yetki alanları sorunları, ağırlıklı olarak Yunanistan'ın uluslararası hukuku hiçe sayan maksimalist politikalarından kaynaklanmaktadır. Tarihi antlaşmalar ve güncel stratejik belgeler incelendiğinde, Türkiye'nin tezlerinin ne kadar sağlam ve meşru temellere dayandığı açıkça görülmektedir. Gayri Askeri Statünün İhlali ve Adaların Silahlandırılması   İkili ilişkilerdeki en büyük kırılma noktalarından biri, gayri askeri (silahsızlandırılmış) statüde kalması gereken Ege adalarının Yunanistan tarafından hukuka aykırı şekilde silahlandırılmasıdır. 1923 Lozan Barış Antlaşması ve 1947 Paris Antlaşması ile adaların egemenliğinin Yunanistan'a devredilmesi kesin bir şarta bağlanmıştır:  Bu adalar askeri amaçlarla ku...

107- İyilik ve Kötülük; Azan Bulur!, inAydın, Temmuz 2026

İnsanlık tarihi, başı ve sonu tam olarak kestirilemeyen devasa bir yankı odası gibidir. Evrenin görünmez yasaları, hiçbir eylemi karşılıksız bırakmaz. Bu devasa odada fısıldanan her söz, atılan her adım, kalpten geçen her niyet ve yapılan her eylem, zamanın görünmez duvarlarına çarparak er ya da geç sahibine bumerang gibi döner. Zira iyilik de kötülük de tıpkı bir bumerang gibi, uzun bir uçuşun ardından eninde sonunda çıktığı eli bulur. Dünyanın kendi içinde tıkır tıkır işleyen kusursuz bir adalet mekanizması vardır. Mekanik saat gibi son derece ince ve hassas bir denge de çalışır. Kötülük çoğu zaman gürültülü, gösterişli ve son derece hızlıdır; bu yüzden kısa vadede zafer kazanmış, her şeyi ele geçirmiş gibi görünür. Tarih sayfaları, gücünün zirvesindeyken kibirlenen tiranlar, zalim diktatörler ve başkalarının hayatlarını karartarak yükselenlerle doludur.  Ancak aynı tarih, en yıkılmaz sanılan o büyük yapıların kendi içten çürümeleriyle nasıl bir gecede çöktüğünü de yazar. İnanç s...