Ana içeriğe atla

392- Güvenlik – Göç sorunu – Yapay Zekâ 20.07.2023, Milliyet Gazetesi

Orta Doğu ve Doğu Akdeniz gibi bölgeler jeopolitik, jeostratejik ve enerji kaynakları açısından büyük öneme sahiptir. Ancak yeni dünyada karşılaşılan sorunlar ve hızla değişen dinamikler, devletlerin ve uluslararası sistemlerin işleyişinde değişikliklere ihtiyaç duyulmasına sebep olmuştur. Kriz ve fırsatın birarada olduğu Doğu Akdeniz ve Orta Doğu bölgesinde Doğu Akdeniz’e kıyısı olan devletlerin, Orta Doğu’daki enerji yataklarına sahip ülkelerin veyahut enerji nakil yolunu kontrol eden devletlerin çağın gereksinim ve ihtiyaçlarına uygun olarak hareket etmeleri gelecekleri ve milli güvenlikleri için hayati önemdedir.

 

Güvenlik

Güvenlik, uluslararası ilişkilerin temel unsurlarından biridir ve devletlerin siyasi, askeri ve ekonomik faaliyetlerini şekillendiren önemli bir faktördür. Orta Doğu ve Doğu Akdeniz, tarihsel olarak güvenlik endişelerinin yoğun olduğu bölgelerdir. Bölgede terörizm tehdidi, nükleer silahlanma ve düzensiz göç gibi güvenlik meseleleri ön plana çıkmaktadır. Devletler, kendi güvenliklerini korumak için askeri ve siyasi stratejiler geliştirmekte ve uluslararası işbirliği yaparak güvenliklerini sağlamalıdır.

 

Göç Sorunu

Göç, günümüz uluslararası ilişkilerinin önemli bir gündem maddesidir. Özellikle Orta Doğu ve Doğu Akdeniz'deki çatışma bölgeleri ve ekonomik sıkıntılar, büyük ölçüde göç dalgalarına yol açmaktadır. Bu göç dalgaları hem kaynak ülkeler hem de hedef ülkeler için önemli zorluklar doğurur. Göç sorunu, uluslararası işbirliğini gerektiren bir meseledir ve insani yardım, sığınmacıların entegrasyonu ve güvenlik önlemleri gibi konuları içerir. Göç dalgasına muhatap kalan devlet sistemini ve sınırlarını göç sorununa uygun hale getirmelidir.

 

Yapay Zekâ

Son yıllarda hızla gelişen bir teknoloji olan yapay zekanın, uluslararası ilişkilerin çeşitli alanlarına önemli etkileri bulunmaktadır. İstihbarat toplama ve değerlendirme süreçlerinde yapay zekâ tabanlı analitik sistemlerin kullanımı, askeri operasyonların planlanması ve siber güvenlik gibi alanlarda büyük avantajlar sağlamaktadır. Bununla birlikte yapay zekanın etik, güvenlik ve mahremiyet gibi konularda tartışmaları doğuracağı aşikardır. Devletler yapay zekanın potansiyel faydalarını ve risklerini dikkate alarak stratejik milli politikalarını belirlemelidirler.

***

Sonuç olarak güvenlik, göç, yapay zekâ gibi faktörler uluslararası ilişkilerde önemli bir role sahiptir. Orta Doğu ve Doğu Akdeniz'deki devletler, güvenliklerini sağlama, göç sorununu yönetme, yapay zekayı kontrollü bir şekilde kullanmaları bölgedeki rol ve güçlerini korumaları için önemlidir. Yukarıdaki önem atfettiğim coğrafyanın önemli bir kilit taşı da Kıbrıs adası ve Kuzey Kıbrıs’tır. Kuzey Kıbrıs siyaset kurumu yukarıdaki olgulara göz önüne alarak kendini gelecek için konumlandırmalıdır. Bugün için küçük görünen sorunlar kar topu gibi büyüyerek gelecekte sistem ve devletlerin tarih olmasına sebep olabilir. 

***

20 Temmuz 1974 Barış Harekatı’nın yıldönümün vesilesiyle Kıbrıs Türkünün özgürlüğü için canını veren şehit ve gazilerimizi rahmet ve minnetle yad ederim.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

106- Ege Denizi'nde Türk-Yunan Dengesi, inAydın, Haziran 2026

Ege Denizi, tarih boyunca jeopolitik önemini korumuş, günümüzde ise " Mavi Vatan " doktrini çerçevesinde Türkiye'nin vazgeçilmez milli güvenlik meselelerinden biri haline gelmiştir. Türk-Yunan ilişkilerindeki krizlerin merkezinde yer alan Ege Adaları ve deniz yetki alanları sorunları, ağırlıklı olarak Yunanistan'ın uluslararası hukuku hiçe sayan maksimalist politikalarından kaynaklanmaktadır. Tarihi antlaşmalar ve güncel stratejik belgeler incelendiğinde, Türkiye'nin tezlerinin ne kadar sağlam ve meşru temellere dayandığı açıkça görülmektedir. Gayri Askeri Statünün İhlali ve Adaların Silahlandırılması   İkili ilişkilerdeki en büyük kırılma noktalarından biri, gayri askeri (silahsızlandırılmış) statüde kalması gereken Ege adalarının Yunanistan tarafından hukuka aykırı şekilde silahlandırılmasıdır. 1923 Lozan Barış Antlaşması ve 1947 Paris Antlaşması ile adaların egemenliğinin Yunanistan'a devredilmesi kesin bir şarta bağlanmıştır:  Bu adalar askeri amaçlarla ku...

107- İyilik ve Kötülük; Azan Bulur!, inAydın, Temmuz 2026

İnsanlık tarihi, başı ve sonu tam olarak kestirilemeyen devasa bir yankı odası gibidir. Evrenin görünmez yasaları, hiçbir eylemi karşılıksız bırakmaz. Bu devasa odada fısıldanan her söz, atılan her adım, kalpten geçen her niyet ve yapılan her eylem, zamanın görünmez duvarlarına çarparak er ya da geç sahibine bumerang gibi döner. Zira iyilik de kötülük de tıpkı bir bumerang gibi, uzun bir uçuşun ardından eninde sonunda çıktığı eli bulur. Dünyanın kendi içinde tıkır tıkır işleyen kusursuz bir adalet mekanizması vardır. Mekanik saat gibi son derece ince ve hassas bir denge de çalışır. Kötülük çoğu zaman gürültülü, gösterişli ve son derece hızlıdır; bu yüzden kısa vadede zafer kazanmış, her şeyi ele geçirmiş gibi görünür. Tarih sayfaları, gücünün zirvesindeyken kibirlenen tiranlar, zalim diktatörler ve başkalarının hayatlarını karartarak yükselenlerle doludur.  Ancak aynı tarih, en yıkılmaz sanılan o büyük yapıların kendi içten çürümeleriyle nasıl bir gecede çöktüğünü de yazar. İnanç s...