Ana içeriğe atla

399- Savaş mı kazanç mı? Doğu Akdeniz 07.09.2023, Milliyet Gazetesi

George Friedman'ın “Savaşın Geleceği” adlı kitabında “Doğu Akdeniz, dünyanın en önemli jeopolitik bölgelerinden biridir. Bölge Avrupa, Asya ve Afrika kıtalarının kesiştiği noktada yer almaktadır ve bu nedenle, küresel ticaret ve enerji akışları üzerinde önemli bir etkiye sahiptir.” İfadesini kullanmıştır. Friedman, Doğu Akdeniz’i ‘jeopolitik konumu, enerji ve ticaret’ denkleminde irdelemiştir. 

*** 

Harvard Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Profesörü Steven Walt'ın “Doğu Akdeniz: Yeni Bir Soğuk Savaş?" adlı makalesinde “Doğu Akdeniz, küresel enerji güvenliği ve jeopolitik denge açısından giderek daha önemli hale gelen bir bölgedir. Bölgede Avrupa, Rusya, Çin ve ABD dahil olmak üzere çeşitli güçler arasında rekabet artmaktadır.” ifadesiyle bölgenin önemini izah etmiştir. George Friedman, Doğu Akdeniz'in jeopolitik önemine odaklanırken, Walt, bölgenin enerji güvenliği açısından önemine daha fazla vurgu yapmaktadır. Ayrıca, bölgedeki rekabetin bölgenin istikrarı için bir tehdit oluşturduğunu da vurgulamaktadır. 

*** 

Zbigniew Brzezinski'nin “Büyük Satranç Tahtası” adlı kitabından “Doğu Akdeniz, Batı Asya ve Kuzey Afrika, küresel jeopolitik düzenin merkezidir. Bölge Avrupa, Asya ve Afrika kıtalarının kesiştiği noktada yer almaktadır ve bu nedenle, küresel güç dengeleri üzerinde önemli bir etkiye sahiptir.” demektedir. Brzezinski de Doğu Akdeniz ve bölgenin önemini ‘jeopolitik konum, enerji ve küresel güç dengeleri’ üzerine kurduğu denklemle ifade etmektedir. 

***

Doğu Akdeniz’de Kıbrıs ve kıyısı olan devletler ‘savaş ve kazanmanın’ eşiğinde olduklarının bilincindedirler. Doğu Akdeniz bölgesinin güvenliği ve istikrarı, küresel güvenliğin ve istikrarının korunması için hayati önemdedir. Siyaset bilimciler ve uluslararası ilişkiler çalışanlar, okur yazar tüm bireyler, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs adası etrafındaki devletlerde olan biten ‘kaos ve karmaşanın’ farkındadırlar. Bölgede enerjinin kontrolü, alan hakimiyeti, kıta sahanlığı sorunları gibi başlıca konular birbirine girmiş diplomasiyle çözülmesi gereken konulardır. Bölge huzur ve dünya sistemindeki rolü insanlık ve dünya için çok önemlidir. 

*** 

Geçtiğimiz günlerde Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgos Yerapetritis’in Ankara da ikili görüşmesi bölge huzur ve güvenliği için önemlidir. Hafta başı Güney Kıbrıs’ta gerçekleştirilen Güney Kıbrıs – Yunanistan – İsrail arasındaki üçlü zirve de bölge için önemli bir görüşmedir. Filelefhteros gazetesi, “Hindistan’a Yönelik Açılım” başlıklı haberinde, Güney Kıbrıs – Yunanistan – İsrail’in katılımıyla Lefkoşa’nın güneyinde gerçekleştirilen üçlü görüşme için Hindistan’a yönelik açılım yapılması kararının çıktığını haberine taşımıştır. 3+1 şeklinde formülüyle masaya dahil etmek istedikleri Hindistan ‘enerji’ adına masada olacağı aşikardır. Müzakere ve diğer önemli masalarda ‘enerji’ tanımlaması geçtiğinde fırsatı gören ve stratejik akılla hareket edenlerin kazandığı bir orta oyun sahnelenecektir. Enerji denklemi Doğu Akdeniz de kıldan ince kılıçtan keskin bir hattır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

106- Ege Denizi'nde Türk-Yunan Dengesi, inAydın, Haziran 2026

Ege Denizi, tarih boyunca jeopolitik önemini korumuş, günümüzde ise " Mavi Vatan " doktrini çerçevesinde Türkiye'nin vazgeçilmez milli güvenlik meselelerinden biri haline gelmiştir. Türk-Yunan ilişkilerindeki krizlerin merkezinde yer alan Ege Adaları ve deniz yetki alanları sorunları, ağırlıklı olarak Yunanistan'ın uluslararası hukuku hiçe sayan maksimalist politikalarından kaynaklanmaktadır. Tarihi antlaşmalar ve güncel stratejik belgeler incelendiğinde, Türkiye'nin tezlerinin ne kadar sağlam ve meşru temellere dayandığı açıkça görülmektedir. Gayri Askeri Statünün İhlali ve Adaların Silahlandırılması   İkili ilişkilerdeki en büyük kırılma noktalarından biri, gayri askeri (silahsızlandırılmış) statüde kalması gereken Ege adalarının Yunanistan tarafından hukuka aykırı şekilde silahlandırılmasıdır. 1923 Lozan Barış Antlaşması ve 1947 Paris Antlaşması ile adaların egemenliğinin Yunanistan'a devredilmesi kesin bir şarta bağlanmıştır:  Bu adalar askeri amaçlarla ku...

107- İyilik ve Kötülük; Azan Bulur!, inAydın, Temmuz 2026

İnsanlık tarihi, başı ve sonu tam olarak kestirilemeyen devasa bir yankı odası gibidir. Evrenin görünmez yasaları, hiçbir eylemi karşılıksız bırakmaz. Bu devasa odada fısıldanan her söz, atılan her adım, kalpten geçen her niyet ve yapılan her eylem, zamanın görünmez duvarlarına çarparak er ya da geç sahibine bumerang gibi döner. Zira iyilik de kötülük de tıpkı bir bumerang gibi, uzun bir uçuşun ardından eninde sonunda çıktığı eli bulur. Dünyanın kendi içinde tıkır tıkır işleyen kusursuz bir adalet mekanizması vardır. Mekanik saat gibi son derece ince ve hassas bir denge de çalışır. Kötülük çoğu zaman gürültülü, gösterişli ve son derece hızlıdır; bu yüzden kısa vadede zafer kazanmış, her şeyi ele geçirmiş gibi görünür. Tarih sayfaları, gücünün zirvesindeyken kibirlenen tiranlar, zalim diktatörler ve başkalarının hayatlarını karartarak yükselenlerle doludur.  Ancak aynı tarih, en yıkılmaz sanılan o büyük yapıların kendi içten çürümeleriyle nasıl bir gecede çöktüğünü de yazar. İnanç s...