Ana içeriğe atla

28-Huzur vakti Ramazan, inAydın, Mayıs 2019

Bu ‘Merhaba’mız huzur, sakinlik dolu olsun. 2019’un beşinci ayında belki de en fazla ihtiyaç duyduğumuz duygu ve arzu huzurdur. Aralık ayını yılın sonu ve başlangıcı için ‘muhakeme’ ayı olarak belirlediysem de Ramazan zamanı hangi aya gelirse gelsin hep birlikte arınma ayı olarak betimleyelim otuz günlük zaman dilimini.

 

Yerel yönetim seçimleri sonrası baharın ortası ve yaza merhaba dediğimiz bu günlerde huzur ve sakinlikle güzel bir Ramazan ayı geçirelim. Televizyon, gazete ve sosyal medyadan uzak bir ay olsun. Muhakeme ayımız Aralık’ta bir yılın değerlendirmesini ve gelecek yılın planlarını yaptığımız gibi bu ay için de sakinlikten yana olalım. Keskin kararlar almadan sadece ilk ayet ‘ikra’da dediği gibi çevremizi, kendimizi, varlık sebebimizi ve etrafımızda olan siyasi kavgaları, güç savaşlarını sessiz bir şekilde kendi içimizde okuyarak geçirelim. Bir nevi Ramazan ayını arınma ayı olarak görelim. Manevi huzuru yakalama, yeme içme alışkanlıklarımıza set çekme zamanı olsun. 

 

Bu yukarıda saydıklarıma ek olarak da sahur ve iftar sofralarımızı zenginleştirmek için eş dostla sofralarımıza bereket getirelim. Üç beş tane zeytin, bir parça pideyi ve çayı katık yaparak ruhumuzu ve bedenimizi doyuralım. Huzur ve berekete ek olarak milletçe paylaşarak bu ayı birlik beraberlik içersinde tamamlayalım. 

 

Sosyal çevremiz, eş dost ve akrabalarımızla olan sohbet ve hal-hatır sormaları bu ay içeresinde dijital araç gereçlerden ziyade sözlü ve yüz yüze yapalım. 

 

Bu ay insana temas edelim, ruhlara dokunalım. Bu iletişim hali kendimizi doğru ifade etmemize ve karşı tarafı doğru anlamamıza yarayacaktır. 

 

Osmanlı’da Ramazan ayında yapılan huzur-ı Hümayun olarak da adlandırılan dersler verilirmiş. Hatta bu dersler süs havuzlarının yanında yapılırmış. Nedeni de su sesinin huzur verdiğindenmiş. Osmanlı’da İlmiyye sınıfı, toplumda önemli bir yere sahip olan saygın ve etkili bir erkti. Padişah da bu sınıfa büyük önem verirdi. Onun için de Padişah’ın huzurunda İlmiyye sınıfı Ramazan ayı boyunca sohbetler yapar, toplum ve devlet yönetimi için gerekli görüş alışverişleri sağlanırmış. 

 

Günümüzde devlet yönetimindeki atanmışların ve seçilmişlerin de bu gibi derin mana yüklü sohbetlere ihtiyacı vardır. Siyasi yaşamımızın birkaç yıldır sert tartışmalarla geçtiğini göz önüne alırsak, 31 Mart sonrası süreçte ülkemizin devletimizin ve toplumumuzun huzur-ı Hümayun derslerine ihtiyacı olduğu apaçık ortadadır. 

 

Unutmayalım ki, iç huzursuzluğumuzla mutlu olacak bir sürü dost görünümlü düşmanımız bizi izlemektedir. Milletçe 15 Temmuz’da hain küresel ihanet odaklarına duruş gösterdiğimiz gibi bu gerilimi yüksek günlerden de sabır ve sükûnetle geçmesini bilerek içteki ve dıştaki küresel ihanet odaklarına büyük bir irfan ve erdem ile cevap vermeliyiz. Bizim kavgamız birbirimizle değil cahillik ve şeytanla olmalıdır. 

 

Ramazan ayı önümüzdeki en büyük fırsatlardan biridir. Aile huzurumuzdan tutun da ülke huzurumuza kadar bir aylık arınma, hendekten geçmemize en büyük destek olacaktır. 

Kırılma ve çöküş, sabır ve birlik ile atlatılır. Bu sebeple Ramazan, devlet ve milletimiz için büyük bir fırsattır. Bu güzel ayı en verimli şekilde geçirmenizi temenni ederim. Şimdiden hayırlı Ramazan’lar. 

 

19 Mayıs 1919 

 

Anadolu coğrafyasında hüküm sürmek isteyen cihan devletlerine karşı kurtuluşun ve kuruluşun başladığı tarihtir 19 Mayıs 1919. Büyük Nutuk’ta Mustafa Kemal ‘1919 yılı Mayıs’ın 19’uncu günü Samsun’a çıktım.’ diyerek tarihe not düşmüştür. Bu not ve sonrası Mustafa Kemal itilaf devletlerine karşı Kurtuluş Savaşı’nı başlatmıştır. Kurtuluş ve kuruluşun simge tarihidir 19 Mayıs 1919. 

 

Kurtuluşun ve Kuruluşun aziz kahramanlarını rahmet ve minnetle yad ederim. Başta Mustafa Kemal Atatürk ve aziz şehitlerimizin ruhları şad olsun. Kurdukları Cumhuriyet Türkiye’si insanlık yaşamı var olduğu sürece sonsuza kadar tam bağımsız olarak var olacaktır. 

 

Kitap: Sedat Şenermen’in “Gazi Mustafa Kemal’in İslam / Kur’an Kültürü” adlı eserinin okumanızı tavsiye ediyorum.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

180- Bostan Korkuluğu 27.06.2019, Milliyet Gazetesi

Devlet, toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlıktır. Devleti oluşturan ögeler toprak, millet ve silahlı kuvvettir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) kabaca tanımladığım ve ögelerini saydığım tüzel varlık ve devlet tanımına haizdir. Yasama, yürütme ve yargı erkiyle kuvvetler ayrılığına da sahiptir. Kendi namına sahip basın yayın organları vardır. Günümüz devlet sistemindeki tüm şartlara sahiptir. İbn-i Haldun’un ‘coğrafya kaderdir’ sözünden feyzle kaderi olan coğrafyanın olumsuzlukları yüzünden KKTC’nin tanınma ve ambargo sorunu vardır. Coğrafi konumu stratejik öneme sahiptir. Ortadoğu’ya yakınlığı, Doğu Akdeniz’i kontrol eden özelliğiyle günümüz dış politikasının ana gündemlerinden birisidir. *** Yukarıda özetlediğim genel haliyle Kıbrıs Türk siyaset kurumu da ada için önemli bir oluşumdur. Bu oluşum içinde yeni kurulan Ersin Tatar hükümeti ve Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı arasında soğuk savaşları aratmay...

300- Harbe Hazırlık 14.10.2021, Milliyet Gazetesi

Ege Denizi ve Batı Trakya sınır komşumuz, Güney Kıbrıs’ın garantör hami ülkesi Yunanistan, okyanus ötesiyle yürüttüğü silahlanma çalışmalarına Fransa’yı da katmıştır. Yunan halkı geçim sıkıntısıyla boğuşurken Yunan hükümeti kapıda savaş varmış gibi hazırlıklarını yürütmektedir. Atina hükümeti, son olarak Fransa'dan maliyeti toplam 2,9 milyar doları bulacak 3 fırkateyn alacağını duyurmuştur. Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis anlaşma sonrasında Türkiye ile bir silahlanma yarışında olmadıklarını ve Türkiye ile farklılıkları diyalog yoluyla çözmeyi umduklarını söyleyerek uluslararası kamuoyuna sempatik görünme çabasına girmiştir. Atina hükümeti neyi gerekçe görüyorsa kısa zaman içerisinde Almanya, İsrail, ABD ve Fransa’yla silahlanma hamlesine hız katmıştır. Ege ve Akdeniz’deki üslerini başta ABD olmak üzere diğer ülkelere birlik konuşlandırabilmeleri için imkân tanımıştır.   15 adet F-15 Okyanus ötesi, Yunanistan’a konuşlandırdığı özel birliklerine ilaveten tatbikat adı altında ...