Ana içeriğe atla

33-Cumhuriyet Türkiye’si, inAydın, Ekim 2019

Ekim ayı Cumhuriyet Türkiyesi’nin ayıdır.

Gazi Meclisin Cumhuriyeti ilan ettiği, modern dünya siyasetinde yerimizi aldığımız Cumhuriyet’in ayıdır.

 

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 28 Ekim akşamı “Yarın Cumhuriyeti ilan edeceğiz.” coşkusuyla Cumhuriyet ayı Ekim’e merhaba diyelim.

 

Dünya üzerinde çeşitli siyasi coğrafyalarda farklı yönetim şekilleri görülmektedir. Cumhuriyet, monarşi, federasyon, konfederasyon, parlamenter monarşi, gibi irili ufaklı çokça siyaset kurumunda beden bulan yönetim metodu vardır. 

 

Dünya düzeninde post modern bir evreyi yaşadığımızı düşündüğümüzde, dijital iletişimin artması, mesafelerin kısalması, bilginin hızlı bir şekilde kıtaları geçmesi gibi geçmişte düşünüldüğünde hayal olan gelecekte belki de eskide kalacak olan günümüz modern araç gereçlerinin insanı şekillendirdiği bir süreçteyiz.

 

Siyasi coğrafyamız ve yönetim şeklimizde saydığım olgulardan nasibini almaktadır. İnsan hareketleri ve siyasi yansımaları günün koşul ve şartlarına göre şekillenmektedir. Bu bahse konu şekil karma karışık bir düzene bürünmemesi için de yönetim şeklinin coğrafyamıza uyan en güzel hali Cumhuriyet’tir.

 

Cumhuriyet, insan hak ve özgürlüklerinin ön planda olduğu hürriyet kavramıyla en etkin şekilde bağını kurduğu sistemdir.

 

Mustafa Kemal Atatürk’ün bakışıyla Cumhuriyet’in değerini en güzel şekliyle ifade etmek için bazı sözlerini hatırlamak ve yaşamda sindirmek gerekmektedir.

 

 

·      Türkiye devletinin şekl-i hükûmeti Cumhuriyettir.

 

·      Bugünkü hükümetimizin, devlet teşkilatımızın doğrudan doğruya milletin kendi kendine, kendiliğinden yaptığı bir devlet ve hükümet teşkilatıdır ki onun adı Cumhuriyet’tir. Artık hükümet ile millet arasında geçmişteki ayrılık kalmamıştır. Hükümet millet ve millet hükümettir.

 

·      Türk milletinin karakterine ve adetlerine en uygun olan idare, Cumhuriyet idaresidir.

 

·      Cumhuriyet rejimi demek, demokrasi sistemiyle devlet şekli demektir.

 

·      Türk Milletinin tabiatına ve geleneklerine en uygun olan yönetim, Cumhuriyet yönetimidir.

 

·      Cumhuriyet, yeni ve sağlam esaslarıyla Türk milletini emin ve sağlam bir istikbal yoluna koyduğu kadar, asıl fikirlerde ve ruhlarda yarattığı güvenlik itibariyle, büsbütün yeni bir hayatın müjdecisi olmuştur.

 

·      Türkiye Cumhuriyeti mesut, muvaffak ve muzaffer olacaktır.

 

·      Cumhuriyet rejimi demek, demokrasi sistemi ile devlet şekli demektir. Biz Cumhuriyeti kurduk, o on yaşını doldururken demokrasinin bütün icaplarını sırası geldikçe uygulamaya koymalıdır.

 

·      Cumhuriyet düşünce serbestliği taraftarıdır. Samimi ve meşru olmak şartıyla her fikre hürmet ederiz. Her kanaat bizce muhteremdir. Yalnız muarızlarımızın insaflı olması lâzımdır.

 

 

Kurtuluş ve kuruluşun Başkumandanı, askeri dehası, Türk milletinin stratejik aklı, Cumhuriyet Türkiyesi’nin ideolojik düşünürü için, okyanus ötesinin önemli siyasi kimliği Roosevelt’in “Avrupa’nın en değerli ve en enteresan devlet adamı şu an Avrupa’da değil de boğazın ötesinde yaşıyor, Ankara’da yaşıyor.” dediği Mustafa Kemal Cumhuriyeti yukarıdaki bazı örneklerini verdiğim haliyle tanımlamıştır.

 

Kurtuluşun ve kuruluşun kahramanları fikri hür, vicdanlı ve demokrasi temelli bir sistemi bizlere emanet etmişlerdir. Bizler kurucu iradenin değerlerini günümüz siyaset kurumu ve dünya siyasetine bağlayarak insanlık tarihi devam ettiği sürece var olmak için uygulamalıyız.

 

Türk milleti ve Türkiye’ye en uygun yönetim şekli Cumhuriyet’tir. Cumhuriyet çizgisinden sapma olduğunda içerdeki ve dışardaki düşman ve tehlikeler bu sapmadan yararlanarak Anadolu coğrafyasında Türk milletini esir ve Cumhuriyet Türkiyesi’ni yıkmak istemektedirler.

 

Son yılların en güncel örneği yüzyılın ihanet projesi ‘Big Brother’dan aldığı talimatla 15 Temmuz’a kalkışmıştır. İhanet ve şer odakları Kurtuluş Savaşı’nda yedikleri tokadı Cumhuriyet Türkiyesi ve büyük Türk milletinden de yemiştir. Günümüz siyasi aktörleri Cumhuriyet değerlerine bağlı modern Türkiye için canları pahasına mücadele etmektedirler. Bunun en basit örneği de 15 Temmuz gecesi Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a yapılan açık tehdit ve tehlikeye karşı Atatürk Havalimanı’na inmesi ve Cumhurun başı olarak milletiyle yan yana olmasıdır. Siyasi hayatın herhangi bir siyaset kurumunda kimlik bulmuş olabiliriz. Ortak değerimiz Cumhuriyet Türkiyesi ve Cumhuriyet değerleri olmalıdır.

 

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’mız kutlu olsun.

 

Kitap: Türk milletine tarihi sevdiren değerli hocamız İlber Ortaylı ve İsmail Küçükkaya’nın ortak kitabı olan “Cumhuriyetin İlk Yüzyılı 1923-2023” adlı eseri okumanızı öneririm.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

106- Ege Denizi'nde Türk-Yunan Dengesi, inAydın, Haziran 2026

Ege Denizi, tarih boyunca jeopolitik önemini korumuş, günümüzde ise " Mavi Vatan " doktrini çerçevesinde Türkiye'nin vazgeçilmez milli güvenlik meselelerinden biri haline gelmiştir. Türk-Yunan ilişkilerindeki krizlerin merkezinde yer alan Ege Adaları ve deniz yetki alanları sorunları, ağırlıklı olarak Yunanistan'ın uluslararası hukuku hiçe sayan maksimalist politikalarından kaynaklanmaktadır. Tarihi antlaşmalar ve güncel stratejik belgeler incelendiğinde, Türkiye'nin tezlerinin ne kadar sağlam ve meşru temellere dayandığı açıkça görülmektedir. Gayri Askeri Statünün İhlali ve Adaların Silahlandırılması   İkili ilişkilerdeki en büyük kırılma noktalarından biri, gayri askeri (silahsızlandırılmış) statüde kalması gereken Ege adalarının Yunanistan tarafından hukuka aykırı şekilde silahlandırılmasıdır. 1923 Lozan Barış Antlaşması ve 1947 Paris Antlaşması ile adaların egemenliğinin Yunanistan'a devredilmesi kesin bir şarta bağlanmıştır:  Bu adalar askeri amaçlarla ku...

107- İyilik ve Kötülük; Azan Bulur!, inAydın, Temmuz 2026

İnsanlık tarihi, başı ve sonu tam olarak kestirilemeyen devasa bir yankı odası gibidir. Evrenin görünmez yasaları, hiçbir eylemi karşılıksız bırakmaz. Bu devasa odada fısıldanan her söz, atılan her adım, kalpten geçen her niyet ve yapılan her eylem, zamanın görünmez duvarlarına çarparak er ya da geç sahibine bumerang gibi döner. Zira iyilik de kötülük de tıpkı bir bumerang gibi, uzun bir uçuşun ardından eninde sonunda çıktığı eli bulur. Dünyanın kendi içinde tıkır tıkır işleyen kusursuz bir adalet mekanizması vardır. Mekanik saat gibi son derece ince ve hassas bir denge de çalışır. Kötülük çoğu zaman gürültülü, gösterişli ve son derece hızlıdır; bu yüzden kısa vadede zafer kazanmış, her şeyi ele geçirmiş gibi görünür. Tarih sayfaları, gücünün zirvesindeyken kibirlenen tiranlar, zalim diktatörler ve başkalarının hayatlarını karartarak yükselenlerle doludur.  Ancak aynı tarih, en yıkılmaz sanılan o büyük yapıların kendi içten çürümeleriyle nasıl bir gecede çöktüğünü de yazar. İnanç s...