Ana içeriğe atla

38-Avrupa’nın Kudüs’ü: SARAYBOSNA, inAydın, Mart 2020

İlber Ortaylı “İslamiyet'in en hoş yaşandığı yer Saraybosna'dır. Orada Müslümanlık, Osmanlılık ve medeniyet birleşmiştir. Ezan sade insan sesiyle okunur, pek güzeldir”, diyerek şehrin tarihine ve anlamına vurgu yapmıştır. 

            Saraybosna, İngilizce olmak üzere birçok dilde karşılığı Sarajevo, kelime anlamı olarak, “Saray ovası” anlamına gelmektedir. Sarajevo isminin ilk olarak 1507 yılında Ferit Bey tarafından bir mektupta kullanıldığı bilinmektedir. Saraybosna Vadisi içerisinde Miljacka Nehri etrafında tepelerin eteklerine kurulmuş, 3.5 milyon nüfusa sahip Saraybosna, aynı zamanda Bosna Hersek’in başkentidir. Aralık 1995’te imzalanan Dayton Antlaşması ile Bosna Hersek kurulmuştur.

            Saraybosna Balkanlar’da kültürel çeşitliliğin bol olduğu en önemli şehirlerden biridir. Müslümanlar, Hıristiyanlar ve Museviler bir arada yaşamaktadır. Ortodoks ve Katolik kiliseleri ile camii ve sinagogları yan yana görmeniz mümkündür. “Avrupa’nın Kudüs’ü” olarak adlandırılmasının nedeni de budur.  

            İstanbul Sabiha Gökçen’den Saraybosna’da bulunan Sarajevo International Airport yolculuğu 1 sa 45 dk. Havalimanından Saraybosna merkeze ulaşım olarak taksi, tramvay ile ulaşmak mümkündür. (Saraybosna tramvay hattı, Avrupa’nın en eski tramvay hatlarından biri olup ilk olarak Viyana’daki tramvayların test hattı olarak hizmet vermiştir). Merkeze ulaşım 15-20 dk sürmektedir. Saraybosna’da her bütçeye uygun konaklama ve ulaşım imkânı mümkündür. Para birimleri KM (Konvertibl Mark). 1 KM yaklaşık olarak 3.37 Türk Lirasına tekabül etmektedir.  Yemek çeşitleri, damak tadımıza uymaktadır. Başçarşı’ya adım attığınız andan itibaren Osmanlı esintisi kendisini hissettirmektedir. Başçarşı’da yer alan dükkanlar Osmanlı Vakıf kültürünün birer göstergesidir. Küçük esnaf dükkanlarında Osmanlı Türk mutfağını bulmak mümkündür. Şehirde hemen hemen her yerde savaştan kalma binaları, kurşun izlerini görebilir ve yaşanılan savaşın boyutlarını anlayabilirsiniz. 

                        

Görülmesi Gereken Yerler

 

1.     Gazi Hüsrev Bey Camii; Bosna Hersek’in başkenti Saraybosna’nın kalbi Başçarşı’da yer almaktadır. Bey Camii olarak da bilinmektedir. Osmanlı mimarisinin en göze çarpan eserlerinden biri olup, Bosna sancak beyi Gazi Hüsrev Bey tarafından 1531 yılında Mimar Sinan’a inşa ettirilmiştir. Camii karşısında Gazi Hüsrev Bey medresesi de yer almaktadır.

 

2.      Sebil; 15. Yüzyılda Bosna Sancak Beyi İsa Bey tarafından yaptırılmış, daha sonra Gazi Hüsrev Bey’in katkılarıyla büyütülen sebil Başçarşı’nın sembolüdür.

 

 

3.      Latin Köprüsü; I. Cihan Harbi’ni başlatan suikastın şahidi. Sırp milliyetçi Gavrilo Princip, Avusturya- Macaristan tahtının varisi Franz Ferdinand’ı 1914’te Latin köprüsünde suikast ile öldürmüştür.

 

4.     İnat Kuca; Avusturya- Macaristan imparatorluğu Bosna Hersek’i işgal ettikten sonra büyük bir belediye sarayı yapmak ister. Fakat planlanan yerde Boşnak bir ihtiyar evini tek şartla yıktıracağını söyler. O şart, yolun karşısında Miljacka nehri kıyısına aynı evin yapılmasıdır. Şimdi inat Evi Restaurant olarak kullanılmaktadır.

 

 

5.     Umut Tüneli; Bosna savaşında (1992-1995) zor koşullarda kazılan Umut Tüneli, Boşnaklar için savaşta çok önemli rol oynamıştır. Sırp mevzileri arasında, uluslararası havaalanının altından özgür dünyaya açılan 800 metre uzunluğunda, 1.60 cm yüksekliğindeki tünel, 4 ay 4 gün süren yoğun çalışmalar sonucu 30 temmuz 1993 tarihinde faaliyete girmiş.

 

6.     Aliya İzzetbegovic Anıt Mezarı; Bosna Hersek’in ilk Cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegovic’in anıt mezarı Kovaci Şehitliğindedir. Başçarşı’nın yukarısında şehre yukarıdan bakan bir konumdadır. 

 

7.     Ferhadija; Sarajevo merkezde Başçarşı bitiminde başlayan, trafiğe kapalı modern bir cadde. Avusturya- Macaristan zamanında yapılan binalar çoğunluktadır. Ünlü markaların mağazaları cafe ve bar ile restaurant, bankalar, market, döviz büroları, büfeler bulunuyor.  

 

8.     Sacred Heart Cathedral; Kutsal Kalp Katedrali, genellikle Saraybosna Katedrali olarak anılsa da Bosna Hersek’teki en büyük katedraldir.

 

9.     Sonsuz Ateş Anıtı; II. Dünya Savaşında Saraybosna’nın kurtuluşu için asker ve sivil kurbanların anısına 1946 yılında yapılmış. Ferhadija ve Tito caddesinin birleştiği yerde 1946 yılından itibaren yanıyor.

 

10.  Jahorina; Saraybosna’nın Jahorina Dağında konumlanan Jahorina kayak merkezi, 1984 yılında 14. Kış olimpiyatlarına ev sahipliği yapmıştır.

 

11.  Mostar Köprüsü; Bosna Hersek’in Mostar şehrinden geçen Neretva nehri üzerinde bulunan köprüdür. Orijinal köprü Mimar Sinan’ın öğrencisi Mimar Hayreddin tarafından 1566 yılında inşa edilmiş ve 9 Kasım 1993 yılında Boşnak- Hırvat savaşı sırasında Hırvat güçleri tarafından yıkılıncaya dek 427 yıl kullanılmıştır. Köprü, UNESCO, TİKA ve Dünya Bankası desteğiyle 1997 yılında yeniden inşa edilmeye başlanmış ve açılışı Prens Charles tarafından 2004 yılında gerçekleştirilmiştir. Saraybosna merkez ve Mostar arası 128 km. Mostar köprüsünün altından geçen Neretva nehri etrafında Osmanlı’dan kalma birçok camii açık ve hizmet vermektedir.

 

 

Kitap: Acıyı Bal Eylemek, Cemal Karpat ve Kemal Karpat’ın Hatıratıdır. Sadiye Tutsak ve Önder Duran’ın hazırladığı anı kitabıdır. Osmanlı’nın çekildiği Balkanlarda kalan Osmanlı tebaalarının göçe zorlanarak Anadolu’ya gelmesinin hikayesidir. 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

106- Ege Denizi'nde Türk-Yunan Dengesi, inAydın, Haziran 2026

Ege Denizi, tarih boyunca jeopolitik önemini korumuş, günümüzde ise " Mavi Vatan " doktrini çerçevesinde Türkiye'nin vazgeçilmez milli güvenlik meselelerinden biri haline gelmiştir. Türk-Yunan ilişkilerindeki krizlerin merkezinde yer alan Ege Adaları ve deniz yetki alanları sorunları, ağırlıklı olarak Yunanistan'ın uluslararası hukuku hiçe sayan maksimalist politikalarından kaynaklanmaktadır. Tarihi antlaşmalar ve güncel stratejik belgeler incelendiğinde, Türkiye'nin tezlerinin ne kadar sağlam ve meşru temellere dayandığı açıkça görülmektedir. Gayri Askeri Statünün İhlali ve Adaların Silahlandırılması   İkili ilişkilerdeki en büyük kırılma noktalarından biri, gayri askeri (silahsızlandırılmış) statüde kalması gereken Ege adalarının Yunanistan tarafından hukuka aykırı şekilde silahlandırılmasıdır. 1923 Lozan Barış Antlaşması ve 1947 Paris Antlaşması ile adaların egemenliğinin Yunanistan'a devredilmesi kesin bir şarta bağlanmıştır:  Bu adalar askeri amaçlarla ku...

107- İyilik ve Kötülük; Azan Bulur!, inAydın, Temmuz 2026

İnsanlık tarihi, başı ve sonu tam olarak kestirilemeyen devasa bir yankı odası gibidir. Evrenin görünmez yasaları, hiçbir eylemi karşılıksız bırakmaz. Bu devasa odada fısıldanan her söz, atılan her adım, kalpten geçen her niyet ve yapılan her eylem, zamanın görünmez duvarlarına çarparak er ya da geç sahibine bumerang gibi döner. Zira iyilik de kötülük de tıpkı bir bumerang gibi, uzun bir uçuşun ardından eninde sonunda çıktığı eli bulur. Dünyanın kendi içinde tıkır tıkır işleyen kusursuz bir adalet mekanizması vardır. Mekanik saat gibi son derece ince ve hassas bir denge de çalışır. Kötülük çoğu zaman gürültülü, gösterişli ve son derece hızlıdır; bu yüzden kısa vadede zafer kazanmış, her şeyi ele geçirmiş gibi görünür. Tarih sayfaları, gücünün zirvesindeyken kibirlenen tiranlar, zalim diktatörler ve başkalarının hayatlarını karartarak yükselenlerle doludur.  Ancak aynı tarih, en yıkılmaz sanılan o büyük yapıların kendi içten çürümeleriyle nasıl bir gecede çöktüğünü de yazar. İnanç s...