Ana içeriğe atla

44- Kimi Besliyoruz…, inAydın, Kasım 2020

Merhaba güzel Aydın

 

Düşündünüz mü kimi besliyoruz, kime bizi korumasını söylüyor, yönettiriyor ve adaletli olmasını bekliyoruz. Aydın kamuoyunda yer alan haberleri farklı basın yayın organlarından taradığımızda kimi beslediğimiz çok net görülmektedir. 

 

Bilimle konuşulması gereken bir eğitim kurumu, FETÖ kavgası, kim kime ne yapmış kavgası gibi konularla konuşulan bir gündem, billboardlar tamamen toz pembe bir tablo, esnaf, iş insanları, öğrenciler mutlu/mutsuz sanal dünyada mutluluk fotoğrafları ile gelen beğeniler. 

 

Birbirine yürümeler, özlü sözle atışmalar, görüldüğünde silinen hikayeler ve sonra yenileri. 

 

Hiç düşündünüz mü bizler kimi ne için besliyoruz. Ve beslediğimiz hep kazanıyor. O kazandığında biz kazanmış mı oluyoruz? 

 

Kim kazanır?

 

“Bir bilge, ülkenin önde gelenlerinin torunlarına eğitim veriyordu. Onlara dedi ki, “İçimde bir savaş var. Korkunç bir savaş. İki kurt arasında. Bu kurtlardan birisi ihaneti, hainliği, kıskançlığı, dönekliği, açgözlülüğü, kibri, hırsı, iftirayı, fitneyi, vefasızlığı, nankörlüğü, yalanları, yapmacık gururu, üstünlük taslamayı ve egoyu temsil ediyor. Diğeri ise huzuru, ahlakı, umudu, toplumu, hürriyeti, sevgiyi, şahsiyeti, nezaketi, gelişmeyi, ilmi, inancı, ülküyü, dava adamlığını, yardımseverliği, anlayışı, cömertliği, vefayı, dostluğu, sadakati, merhameti ve alçakgönüllülüğü temsil ediyor. Aynı savaş sizin içinizde de sürüyor ve diğer bazı insanların içinde de. Çocuklar anlatılanları anlamak için bir dakika düşündüler. İçlerinden biri bilgeye ‘Hangi kurt kazanacak?’ diye sordu. Yaşlı bilge hemen cevapladı: ‘Ben hangisini beslersem.’”

Bilgenin hikayesindeki gibi kim kazanır sorusunun yanıtı: beslediğimiz kazanır… 

Sonra dizimizi dövmeyelim, bizi yönetene sövmeyelim, çünkü hep beslediğimiz kazanır… 

Beslediğimiz; günlük yaşamdaki konularımızı, yaşam kalitemizi ve genel siyasi yapıyı doğrudan etkileyen ana argümandır. Bu sebeple Covid-19’un zirvede olduğu günümüzde güzel düşünelim güzel olsun diyelim. 

Kitap: 1885'de Rus yazar Lev Nikolayeviç Tolstoy’un insan sevgisi ve inanç konularını bütün inceliğiyle işlerken gerçek hayatı yansıtan tabloların içinde yeni bir ahlak anlayışını yazdığı “İnsan Ne ile Yaşar” adlı kitabı okumanızı tavsiye ediyorum. 

 

 

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

106- Ege Denizi'nde Türk-Yunan Dengesi, inAydın, Haziran 2026

Ege Denizi, tarih boyunca jeopolitik önemini korumuş, günümüzde ise " Mavi Vatan " doktrini çerçevesinde Türkiye'nin vazgeçilmez milli güvenlik meselelerinden biri haline gelmiştir. Türk-Yunan ilişkilerindeki krizlerin merkezinde yer alan Ege Adaları ve deniz yetki alanları sorunları, ağırlıklı olarak Yunanistan'ın uluslararası hukuku hiçe sayan maksimalist politikalarından kaynaklanmaktadır. Tarihi antlaşmalar ve güncel stratejik belgeler incelendiğinde, Türkiye'nin tezlerinin ne kadar sağlam ve meşru temellere dayandığı açıkça görülmektedir. Gayri Askeri Statünün İhlali ve Adaların Silahlandırılması   İkili ilişkilerdeki en büyük kırılma noktalarından biri, gayri askeri (silahsızlandırılmış) statüde kalması gereken Ege adalarının Yunanistan tarafından hukuka aykırı şekilde silahlandırılmasıdır. 1923 Lozan Barış Antlaşması ve 1947 Paris Antlaşması ile adaların egemenliğinin Yunanistan'a devredilmesi kesin bir şarta bağlanmıştır:  Bu adalar askeri amaçlarla ku...

107- İyilik ve Kötülük; Azan Bulur!, inAydın, Temmuz 2026

İnsanlık tarihi, başı ve sonu tam olarak kestirilemeyen devasa bir yankı odası gibidir. Evrenin görünmez yasaları, hiçbir eylemi karşılıksız bırakmaz. Bu devasa odada fısıldanan her söz, atılan her adım, kalpten geçen her niyet ve yapılan her eylem, zamanın görünmez duvarlarına çarparak er ya da geç sahibine bumerang gibi döner. Zira iyilik de kötülük de tıpkı bir bumerang gibi, uzun bir uçuşun ardından eninde sonunda çıktığı eli bulur. Dünyanın kendi içinde tıkır tıkır işleyen kusursuz bir adalet mekanizması vardır. Mekanik saat gibi son derece ince ve hassas bir denge de çalışır. Kötülük çoğu zaman gürültülü, gösterişli ve son derece hızlıdır; bu yüzden kısa vadede zafer kazanmış, her şeyi ele geçirmiş gibi görünür. Tarih sayfaları, gücünün zirvesindeyken kibirlenen tiranlar, zalim diktatörler ve başkalarının hayatlarını karartarak yükselenlerle doludur.  Ancak aynı tarih, en yıkılmaz sanılan o büyük yapıların kendi içten çürümeleriyle nasıl bir gecede çöktüğünü de yazar. İnanç s...