Ana içeriğe atla

65-Atlantik aklı ve ambargosuz Güney Kıbrıs, inAydın, Ekim 2022

Türkiye jeopolitiği itibariyle doğu ile batının, iyi ile kötünün, hak ile bâtılın bir şekilde kesiştiği bir konumdadır. Bu sebeple de siyaset kurumu gündemi içte ve dışta bir hayli yoğundur. Türk devlet aklı bu meşakkatli ve güzel topraklarda insanlığa huzur ve barış için uluslararası hukuktan aldığı yetki ve iradesiyle dünya ve insanlık için çalışmaktadır. Suriye iç savaşı sonrası insanlık için Türkiye’nin aldığı rol, Karabağ zaferindeki Azerbaycan’a desteği, Rusya – Ukrayna arası savaşta gıdanın güvenliği için tahıl koridoruna verdiği destek insanlık ve akil devletlerin takdirini toplayan önemli olaylardır. 

 

Ege, Adalar ve Batı Trakya

Türkiye ve siyaset kurumu coğrafyasının getirdiği zorluklarla insanlık adına mücadele verirken komşumuz Yunanistan ve siyaset aklı Miçotakis Türk – Yunan ilişkisini etkileyecek şekilde hukuksuz ve mantıktan yoksun hareketleriyle Ege, Adalar ve Batı Trakya üzerinden Türkiye ve Türk düşmanlığı yapmaktadır. Ege adalarını silahlandırmakta, Batı Trakya bölgesinde Türk azınlık haklarını yok saymakta NATO ve ABD marifetiyle askeri unsurlarını arttırmaktadır. ‘Arsız miço’ tabi ki de Yunan siyaset kurumunun tamamını temsil etmemektedir. ABD’ye tahsis ettiği askeri alanlarla bir nevi Atina DC olarak okyanus ötesinin ileri karakolu ve sözcüğünü ‘arsız miço’ Ege ve Batı Trakya’da yapmaktadır. Kaldı ki Yunan eski başbakanı Aleksis Çıpras Yunan meclisindeki bir konuşmasında ‘’Aslında korunmasız bir karakola dönüştük. Umarım olmaz ama eğer egemenliğimizi savunmamız gerekirse, kendimizi kandırmayalım, bir başımıza olacağız" şeklindeki açıklamasıyla ‘arsız miçonun’ batının ileri karakolu olma fikrini eleştirmiştir. 

 

DC Aklı

‘DC’ nedir? Bu sözcüğü kullanmamın arkasında yatan haklı gerekçe Yunanistan ve Amerika ilişkilerinin askeri bağlamda çok artması ve Atina yönetimi siyasi karar alıcılarının ABD’nin sözcüsü ve danışmanı gibi çalışmalarıdır. Amerika’nın başkenti bildiğiniz üzere Washington’dur. Başkent ismini Amerika Birleşik Devletleri’nin ilk başkanı olan George Washington’dan almıştır. Beyaz Saray, ABD Kongresi, ABD Yüksek Mahkemesi bu kentte yer almaktadır. ABD’nin başkentinin herhangi bir eyaletin sınırları içinde yer almasının o eyalete çok büyük bir ayrıcalık sağlayacağı düşüncesiyle bu kent District of Columbia (DC) denilen ‘’özel statüde bir bölge’’ olarak kabul edilmiştir. Kentin belediye başkanı vardır; ama valisi yoktur. Kenti kongrede temsil eden kongre üyesi bulunur; ancak bu kongre üyelerinin oy hakkı bulunmamaktadır. Benzer bir şekilde bölgeyi temsil eden senatör de bulunmamaktadır. Anlaşılacağı üzere Washington’un diğer şehirlerden ayırmak için şehrin özel bir statüde olduğunu belli eden DC kısaltmasıyla ‘District Of Columbia’ denilmektedir. Washington DC’den yola çıkarak yakıştırdığım Atina DC tanımlaması da ABD için ‘’Yunanistan ve başkenti Atina’nın ayrı bir statüde’’ olmasındandır. DC unvanını yerden göğe kadar Atina ve siyasi iradesi hak etmektedir. Ege denizi ve Batı Trakya’da Amerikan askerlerine ABD topraklarıymış gibi yerleşme iznini Atina DC zihniyeti vermektedir. Bir nevi Yunanistan, Atina DC eliyle ABD tarafından sessiz bir istilaya tabidir.

 

Dedeağaç

ABD sorulduğunda doğu Avrupa’da, Rusya tehdidine karşı ‘Atlantik Çözümü’ (Atlantic Resolve) operasyonu çerçevesinde Türkiye sınırına 30km’deki Dedeağaç limanına zırhlı ve uçar birliklerinin olduğu askeri yığınağını yapmaktadır. ABD Dedeağaç limanına bin askeri araç ve 120 saldırı helikopteri konuşlandırdığı konuşulmaktadır. ABD’nin Atina Büyükelçisi Jeffrey Pyatt yaptığı açıklamada “Savunma anlaşması kuralları gereği Yunanistan ile askeri alandaki iş birliğimizi hızla geliştiriyoruz. Tarihin en büyük yığınağını Dedeağaç limanına ve üs bölgesine yapacağız.” demiştir. Dedeağaç, Yunanistan’ın batı Trakya bölgesindeki Evros ilinin liman kentidir. Evros ilinin merkezi ve en büyük şehridir. Dedeağaç’taki Türk nüfusu 12 bine yakındır. Batı Trakya’daki Türk nüfusunun yoğun olduğu Gümülcine ve İskeçe bölgeleriyle Türkiye arasında Dedeağaç bölgesi vardır. ABD’nin Dedeağaç’a kurduğu üssün, bir nevi yoğun Türk nüfusuyla Türkiye arasındaki tampon bölgesi diyebiliriz. Atina DC aklı Batı Trakya’nın önemli Türk alanı Dedeağaç’ı da yukardaki özet haliyle ABD üssüne çevirmiştir. 

 

Ege Denizi ve 12 Mil

Atina DC aklıyla mesnetsiz konuşanlar kervanına Yunanistan eski Cumhurbaşkanı Prokopis Pavlopulos da katılarak geçtiğimiz aylar da  “Yunanistan, karasularını 12 mile çıkaracaktır ve bunu ne zaman uygun görürse o zaman yapacaktır.” şeklinde mesnetsiz bir açıklama yapmıştır. Lozan Barış Antlaşması’nda Yunanistan ve Türkiye karasularının genişliğine dair açık bir ifade bulunmamaktadır. Fakat konunun siyaset kurumlarının gündemine geldiği andan itibaren süreç boyunca iki devlet Antlaşmanın 6. ve 12. maddelerinden yola çıkarak karşılıklı olarak karasularının genişliğinin 3 mil olmasına mutabık kılmışlardır. Alınan karar sonrası Yunan siyaset kurumu Greek olmanın verdiği kurnazlıkla karasularını her geçen gün genişletmeye başlamıştır. Gelinen son durumda eski Cumhurbaşkanının da yukarıda ifade ettiği haliyle Atina-DC fırsatını bulduğu an karasularını 12 mile kadar genişletmek istemektedir. Hayali kurulan 12 milin gerçekleşmesi halinde Yunanistan Ege Denizinin yaklaşık yüzde 72’sini egemenliği altına almayı planlamaktadır. 

 

Gavdos Adası

Atina-DC aklı Ege Denizi ve Adalar meselesi için her türlü gerginlik arttırıcı adımı bilinçli bir şekilde siyaset kurumunun seçilmişleri üzerinden yapmaktadır. Yunanistan Cumhurbaşkanı Katerina Sakellaropoulou, 29 Haziran 2020’de Aydın Eşek Adası’nı, 23 Aralık 2020’de Muğla Ardıççık Adası’nı, 6 Ocak 2022’de Gavdos Adası’nı ziyaret etmiştir. Bu saydığımız üç ada da bir nevi Yunan işgali altındaki Türk adalarıdır. Gavdos Adası 2004’ten beri bir şekilde Yunan işgali altındadır. Girit Adası’nın 20 mil güneyinde bulunmaktadır. Girit’e yakınlığı ve büyüklüğü ile Yunanistan ile itilaflı olan adalar arasında önemli bir yeri vardır. Kıbrıs adasının batısını, Akdeniz’i kontrol edebilecek konumdadır. 

 

 

Sonuç

Yukarıdaki aktardığım haliyle kaderimiz olan coğrafyanın güzellikleri olduğu kadar zorluğu da Türk siyaset kurumu karar alıcılarının önüne çıkmaktadır. Amerika’nın Güney Kıbrıs’a uyguladığı silah ambargosunu kaldırması, Türkiye ve Türk kimliğine açık bir tehdittir. Bu olay sonrası Rusya’nın Güney Kıbrıs’a atadığı büyükelçinin Müslüman olması da güney Kıbrıs ve Atlantik aklına bir cevaptır. ABD ve ileri karakolu mahiyetindeki Atina DC’nin; Batı Trakya, Ege Denizi ve Adalar ve Kıbrıs üzerinde önümüzdeki günlerde veyahut aylarda geliştireceği stratejiler Türk devlet aklı tarafından yakinen takip edilmelidir. Türkiye ‘arsız miço’ ve aklının atacağı adımlara tarihten aldığı güç ve uluslararası antlaşmalara dayandırdığı yanıtlarla cevap verecek güç ve kuvvette sahiptir.

 

Kitap: Coğrafyamızı, dünya siyasi hareketliliğini günümüzde anlayabilmeniz için  Zbingniew Brzezinski’nin ‘Büyük Satranç Tahtası’ adını verdiğin kitabını okumanızı öneririm. 

 

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

106- Ege Denizi'nde Türk-Yunan Dengesi, inAydın, Haziran 2026

Ege Denizi, tarih boyunca jeopolitik önemini korumuş, günümüzde ise " Mavi Vatan " doktrini çerçevesinde Türkiye'nin vazgeçilmez milli güvenlik meselelerinden biri haline gelmiştir. Türk-Yunan ilişkilerindeki krizlerin merkezinde yer alan Ege Adaları ve deniz yetki alanları sorunları, ağırlıklı olarak Yunanistan'ın uluslararası hukuku hiçe sayan maksimalist politikalarından kaynaklanmaktadır. Tarihi antlaşmalar ve güncel stratejik belgeler incelendiğinde, Türkiye'nin tezlerinin ne kadar sağlam ve meşru temellere dayandığı açıkça görülmektedir. Gayri Askeri Statünün İhlali ve Adaların Silahlandırılması   İkili ilişkilerdeki en büyük kırılma noktalarından biri, gayri askeri (silahsızlandırılmış) statüde kalması gereken Ege adalarının Yunanistan tarafından hukuka aykırı şekilde silahlandırılmasıdır. 1923 Lozan Barış Antlaşması ve 1947 Paris Antlaşması ile adaların egemenliğinin Yunanistan'a devredilmesi kesin bir şarta bağlanmıştır:  Bu adalar askeri amaçlarla ku...

107- İyilik ve Kötülük; Azan Bulur!, inAydın, Temmuz 2026

İnsanlık tarihi, başı ve sonu tam olarak kestirilemeyen devasa bir yankı odası gibidir. Evrenin görünmez yasaları, hiçbir eylemi karşılıksız bırakmaz. Bu devasa odada fısıldanan her söz, atılan her adım, kalpten geçen her niyet ve yapılan her eylem, zamanın görünmez duvarlarına çarparak er ya da geç sahibine bumerang gibi döner. Zira iyilik de kötülük de tıpkı bir bumerang gibi, uzun bir uçuşun ardından eninde sonunda çıktığı eli bulur. Dünyanın kendi içinde tıkır tıkır işleyen kusursuz bir adalet mekanizması vardır. Mekanik saat gibi son derece ince ve hassas bir denge de çalışır. Kötülük çoğu zaman gürültülü, gösterişli ve son derece hızlıdır; bu yüzden kısa vadede zafer kazanmış, her şeyi ele geçirmiş gibi görünür. Tarih sayfaları, gücünün zirvesindeyken kibirlenen tiranlar, zalim diktatörler ve başkalarının hayatlarını karartarak yükselenlerle doludur.  Ancak aynı tarih, en yıkılmaz sanılan o büyük yapıların kendi içten çürümeleriyle nasıl bir gecede çöktüğünü de yazar. İnanç s...