Ana içeriğe atla

66- Türk – Yunan fay hattı, inAydın, Kasım 2022

Depremle ilgili tüm haberlerde geçen en önemli ifade ‘fay hattı’ tanımlamasıdır. Coğrafyamız, yorumcuların tabiriyle deprem bölgesidir. AFAD’ın tanımlamasıyla “Yer kabuğunu oluşturan levhaların hareketleri sonucu oluşan gerilme ve sıkışmalar, yer kabuğunun bazı bölümlerinde yüzyıllar boyunca enerji biriktirir. Bu enerjiler zaman zaman ortaya çıkar. Yer kabuğundaki bu hareketli kesimlere ‘Fay’ adı verilir.”dir. Doğal afet olarak depremlerin önemli olduğu coğrafyamızda siyasi ve askeri fay hatları da vardır. Bunlar en az doğal afetler kadar önemlidir.

***

Bunları ifade edecek olursam, Yunanistan ve Türkiye arası Ege Denizi ve Adalar meselesi, Batı Trakya’daki Türk azınlığı üzerinden Türkiye ve Türk düşmanlığı; Kıbrıs meselesi ve Doğu Akdeniz enerji politikası; Rusya – Ukrayna savaşı; Suriye iç savaşı; Tahıl koridoru; Avrupa’ya enerji naklinde önemli olan doğal gaz boru hattıdır. Bunlara ek olarak da Yunanistan’ın anlamsız Ege adalarını silahlandırması, Amerika ve Fransa’yla askeri işbirliği, Amerika’nın Güney Kıbrıs silah ambargosunu kaldırması ve akabinde Güney Kıbrıs’ı devlet ortaklık programına dahil etmesiyle Güney Kıbrıs’ı ‘Amerikan-laştırma’ hamlesi siyasi ve askeri olarak tanımlayacağımız önemli fay hatlarıdır.

***

Doğal fay hatları gibi siyasi ve askeri fay hatları da uzunca bir süredir enerji biriktirmekte, kar topu gibi zaman geçtikçe büyümekte ve Türkiye’nin milli güvenliğini tehdit eder bir hal almaktadır. Bu süreçte Türkiye bahse konu fay hatları için yumuşak gücü olan diyalog ve işbirliğiyle, Türkiye ve bölge için tehdit olmaktan çıkarmak için gayret etmektedir. Rusya’nın geçtiğimiz ay İran’ın SİHA’ları marifetiyle Ukrayna topraklarına saldırması, fay hattının çatlaklarını İran topraklarına kadar götürecek bir hamledir. Coğrafyamız her geçen gün kuru toprağın çatlaması gibi siyaset ve diyalog eksiklikleriyle çatlamaktadır.

***

Cumhuriyet Türkiye’sinin günümüzdeki birinci önceliği milli güvenlik siyaseti ve topraklarının huzur ve refahı olmadır. Bu bağlamda başta Kıbrıs sorunu üzerinden muhataplarıyla yürüteceği siyasi ve diplomatik mücadelesi, devlet aklı ve millet menfaati çizgisinde yürütülmelidir. Rusya’nın Güney Kıbrıs’a göndereceği büyükelçinin Müslüman olması, Rusya’dan direk Ercan Havaalanına uçuşlar ya da Kuzey Kıbrıs’a Rusya dışişlerinin resmi ya da gayri resmi açacağı ‘eğitim – turizm’ temsilciliği, siyasi ve askeri fay hatlarının kıldan ince kılıçtan keskin çizikten çatlağa taşıyacak hamlelerdir. Kriz ve kaos fırsattır. Bu ortam Kuzey Kıbrıs’ın tanınması ve Doğu Akdeniz’deki varlığını tescillemesi için büyük önemdir. Lakin ‘Dimyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan olmak’ atasözünü unutmadan süreç akıl ve diplomasiyle yürütülmelidir.

*** 

Bir diğer fay hattıysa belki de Aydın ilini yakinen ilgilendirecek olan Türk – Yunan ilişkileri ve Adalar meselesidir. Amerikan yardımları Ege Deniz’indeki tabiri yerindeyse burnumuzun dibindeki adalara konuşlanmıştır. Olası bir askeri harekette ilk etkilenecek yerler Ege illeridir. Onun için denizin diğer tarafındaki Yunan siyaset kurumu aklı selim hareket etmelidir. Çatlayacak fay hattı deprem demektedir. Bizim etkileneceğimiz kadar Atina ve Yunanistan askeri – siyasi ve kültürel olarak depremin göçüğü altında kalır. 1974 Kıbrıs Barış Harekatı’nı hatırlayan büyüklerimiz ‘perdeleri siyah yapar gece ışıkları kapatırdık’ diyor Aydın da, Yunanistan saldırısına karşı. Savaş tabi ki kötü ve en son çaredir.  Onun için Coğrafyamız siyasi ve askeri depremlerin yaşanacağı hassas bir süreçtedir. Türkiye bölgedeki yediemin devlet rolünü koruyarak süreci yürütmelidir. 

Fay hattı betimlemem devlet ve siyaset kurumlarını ilgilendirdiği kadar, birey olarak bizlerin gündelik yaşamı da fay hatlarıyla doludur. İnce çizikler ve derin yaralardan ibarettir, insan yaşamı; ailesi, işi, sosyal çevresi bu fay hatlarının cepheleridir. Onun için de en küçük bir çizik ve çatlak depreme dönebilir. Hal böyle olduğu için de küçük dağları ben yarattım, boyca uzunum dağlara ulaşırım mantığı insanın kendini uçurumdan atmasıdır. Bir çizik fay hattına fay hattı da depremi yaşatır. Akıl ve mantıkla, inşa edilecek gelecek ve planlar tüm hatların üstesinden gelecektir. Birey olarak sağlıklı ve sağlam iletişim ve ilişkiler kurmakta fayda vardır. 

 

Kalın sağlıcakla… 

 

Kitap: Deniz Ülke Arıboğan hocanın ‘’Büyük resmi görmek’’ adlı kitabını okumanızı tavsiye ederim. Türkiye ve coğrafyamızı anlamak için ve kendimizi konumlandırmada ışık olacaktır. 

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

106- Ege Denizi'nde Türk-Yunan Dengesi, inAydın, Haziran 2026

Ege Denizi, tarih boyunca jeopolitik önemini korumuş, günümüzde ise " Mavi Vatan " doktrini çerçevesinde Türkiye'nin vazgeçilmez milli güvenlik meselelerinden biri haline gelmiştir. Türk-Yunan ilişkilerindeki krizlerin merkezinde yer alan Ege Adaları ve deniz yetki alanları sorunları, ağırlıklı olarak Yunanistan'ın uluslararası hukuku hiçe sayan maksimalist politikalarından kaynaklanmaktadır. Tarihi antlaşmalar ve güncel stratejik belgeler incelendiğinde, Türkiye'nin tezlerinin ne kadar sağlam ve meşru temellere dayandığı açıkça görülmektedir. Gayri Askeri Statünün İhlali ve Adaların Silahlandırılması   İkili ilişkilerdeki en büyük kırılma noktalarından biri, gayri askeri (silahsızlandırılmış) statüde kalması gereken Ege adalarının Yunanistan tarafından hukuka aykırı şekilde silahlandırılmasıdır. 1923 Lozan Barış Antlaşması ve 1947 Paris Antlaşması ile adaların egemenliğinin Yunanistan'a devredilmesi kesin bir şarta bağlanmıştır:  Bu adalar askeri amaçlarla ku...

107- İyilik ve Kötülük; Azan Bulur!, inAydın, Temmuz 2026

İnsanlık tarihi, başı ve sonu tam olarak kestirilemeyen devasa bir yankı odası gibidir. Evrenin görünmez yasaları, hiçbir eylemi karşılıksız bırakmaz. Bu devasa odada fısıldanan her söz, atılan her adım, kalpten geçen her niyet ve yapılan her eylem, zamanın görünmez duvarlarına çarparak er ya da geç sahibine bumerang gibi döner. Zira iyilik de kötülük de tıpkı bir bumerang gibi, uzun bir uçuşun ardından eninde sonunda çıktığı eli bulur. Dünyanın kendi içinde tıkır tıkır işleyen kusursuz bir adalet mekanizması vardır. Mekanik saat gibi son derece ince ve hassas bir denge de çalışır. Kötülük çoğu zaman gürültülü, gösterişli ve son derece hızlıdır; bu yüzden kısa vadede zafer kazanmış, her şeyi ele geçirmiş gibi görünür. Tarih sayfaları, gücünün zirvesindeyken kibirlenen tiranlar, zalim diktatörler ve başkalarının hayatlarını karartarak yükselenlerle doludur.  Ancak aynı tarih, en yıkılmaz sanılan o büyük yapıların kendi içten çürümeleriyle nasıl bir gecede çöktüğünü de yazar. İnanç s...