Ana içeriğe atla

96-Acının Terbiyesi, inAydın, Temmuz 2025

Hayatta herkes mutluluğun, başarının ve zenginliğin peşindedir. Ancak ne gariptir ki, istenilen çoğu zaman sıkıntıların tam ortasında, acının içinden geçerken doğar. Bugün bizi güçlü kılan, başardığımız işler değil; o işleri başarırken yenmek zorunda kaldığımız korkular, gittiğimiz yol ve göğüslediğimiz dertler ve taşıdığımız yüklerdir.

Çiğ köfte yapımı Türkiye ve Ortadoğu’da çok şey anlatır. Etle beraber acının, sabrın ve ustalığın sonucu ortaya, tatlı acı bir yemek çıkar. Saatlerce elle sıkılır, ezilir, bastırılır. O kadar yoğrulur ki sonunda bir kıvama gelir; ateş görmeden pişer. Tıpkı insan gibi acılarla yoğrulmadan, dertlerle sıkılmadan, içinizdeki cevheri ortaya çıkaramazsınız.

Kömürün oluşumu da böyledir. Yeraltında milyonlarca yıl kalır; basınca, karanlığa ve yalnızlığa maruz kalır ve sonunda değerli bir madene dönüşür. Elmas da kömür gibi yıllarca toprak altına karanlıkta değerlenmeyi bekler, parlaması için ise bir elde işlenmesi gerekir. O elin sahibi acıyı bilen, sabrı tanıyan kişidir. Üzüm, dalında buruk başlar. Sabırla olgunlaşır, güneşe maruz kaldıkça tatlanır. Zaman ona lezzet verir. 

Korkularınızdan kaçmayın. Dertlerinizi kucaklayın. Çünkü sizi büyütecek olan onlardır. İyi bir insan olmak, her şey yolundayken gülümsemekle değil; hiçbir şey yolunda değilken bile yürümeye devam edebilmektir. 

Unutmayın: Elmas, sadece karanlıkta değerlenir. Çiğ köfte, sadece yoğrularak pişer. Ve insan, sadece acıdan geçerek hakiki kendine ulaşır. Onun için içinde geçtiğimiz çağ ve bireysel süreçlerimiz her zaman toz pembe olmaz, çoğu zaman karanlıktır, gri alanı boldur. Derdi, tasası ve acısı çoktur, yokluk ve varlık birbirine karışmıştır. Önemli olan bizler acı içerisinde kaybolmadan, yolumuza devam etmeliyiz, süreçte dert veren, acı veren gri alanlar mağlubiyet değildir, hepsi bizi biz yapan önemli birer evredir. 

Bu süreçlerin bir okul ve usta çırak ilişkisi olduğunu bilirsek yolculuğumuzdaki her anımızdan büyük zevk alırız. Ve nihai hedefimize ulaştığımızdaki mutluluk ve başarının büyüklüğü yolda yaşadığımız sıkıntılar ve dertler daha da kıymetlenir. 

Bu süreçte tüm dertlerimize ve sıkıntılarımıza şükür ve daha da kötüsü olabilir mantığı ile bakalım. Onlarla savaşırsak kaybederiz, onları ders gibi görerek olumluya çevirmek daha mantıklıdır. Unutmayalım, basit olan basittir. Güzel olan ise zor ve meşakkatli olandır. 

  

Kitap: Dünyayı hazine bulmak için seyahat etmek isteyen bir çocuğu takip eden ilham verici bir hikâye olan Paulo Coelho’nun ‘’Simyacı’’ adlı eserini okumanızı öneririm. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

131- 15 Temmuz 19.07.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz pazar günü garantör ülkemiz Türkiye’de küresel ihanet ve istihbarat şebekesi FETÖ’nün hain darbe girişimine karşı, milletimizin verdiği mücadele resmî törenlerle anıldı. Ruhunu ve bedenini şeytana satan, asker üniforması giymiş FETÖ örgütü elemanları 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’de yönetimi ele geçirmek ve meşru seçilmiş parlamenter sistemi ortadan kaldırmak için konvansiyonel bir saldırı yapmışlardı. Okyanus ötesinin emir ve direktifleri doğrultusunda devlet büyüklerimizin canına kast etmek istemişlerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmışlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamışlar, Genel Kurmay Başkanlığımız başta olmak üzere hayati öneme sahip kurumlarımıza saldırmışlardır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın milletimize çağrısıyla hain terör örgütü FETÖ mensuplarına ve ellerindeki silahlara karşı milletimiz canı pahasına ülkesini ve devletini korumuştur. Okyanus ötesinin hain planına karşı milletimiz çok sayıda şehit ve gazi vererek Cumhuriyetine sah...

106- Ege Denizi'nde Türk-Yunan Dengesi, inAydın, Haziran 2026

Ege Denizi, tarih boyunca jeopolitik önemini korumuş, günümüzde ise " Mavi Vatan " doktrini çerçevesinde Türkiye'nin vazgeçilmez milli güvenlik meselelerinden biri haline gelmiştir. Türk-Yunan ilişkilerindeki krizlerin merkezinde yer alan Ege Adaları ve deniz yetki alanları sorunları, ağırlıklı olarak Yunanistan'ın uluslararası hukuku hiçe sayan maksimalist politikalarından kaynaklanmaktadır. Tarihi antlaşmalar ve güncel stratejik belgeler incelendiğinde, Türkiye'nin tezlerinin ne kadar sağlam ve meşru temellere dayandığı açıkça görülmektedir. Gayri Askeri Statünün İhlali ve Adaların Silahlandırılması   İkili ilişkilerdeki en büyük kırılma noktalarından biri, gayri askeri (silahsızlandırılmış) statüde kalması gereken Ege adalarının Yunanistan tarafından hukuka aykırı şekilde silahlandırılmasıdır. 1923 Lozan Barış Antlaşması ve 1947 Paris Antlaşması ile adaların egemenliğinin Yunanistan'a devredilmesi kesin bir şarta bağlanmıştır:  Bu adalar askeri amaçlarla ku...

107- İyilik ve Kötülük; Azan Bulur!, inAydın, Temmuz 2026

İnsanlık tarihi, başı ve sonu tam olarak kestirilemeyen devasa bir yankı odası gibidir. Evrenin görünmez yasaları, hiçbir eylemi karşılıksız bırakmaz. Bu devasa odada fısıldanan her söz, atılan her adım, kalpten geçen her niyet ve yapılan her eylem, zamanın görünmez duvarlarına çarparak er ya da geç sahibine bumerang gibi döner. Zira iyilik de kötülük de tıpkı bir bumerang gibi, uzun bir uçuşun ardından eninde sonunda çıktığı eli bulur. Dünyanın kendi içinde tıkır tıkır işleyen kusursuz bir adalet mekanizması vardır. Mekanik saat gibi son derece ince ve hassas bir denge de çalışır. Kötülük çoğu zaman gürültülü, gösterişli ve son derece hızlıdır; bu yüzden kısa vadede zafer kazanmış, her şeyi ele geçirmiş gibi görünür. Tarih sayfaları, gücünün zirvesindeyken kibirlenen tiranlar, zalim diktatörler ve başkalarının hayatlarını karartarak yükselenlerle doludur.  Ancak aynı tarih, en yıkılmaz sanılan o büyük yapıların kendi içten çürümeleriyle nasıl bir gecede çöktüğünü de yazar. İnanç s...