Ana içeriğe atla

Kayıtlar

276- İki devletli çözüm 29.04.2021, Milliyet Gazetesi

Kuzey Kıbrıs Cumhurbaşkanlığı makamı, mevcut hükümet ve garantör ülke Türkiye’nin genel kanısı, federasyon modelli çözümün bir yarım asır daha vakit kaybı olacağı yönündedir. Bu sebeple de Kuzey Kıbrıs için çözüm Kıbrıs adasında iki devletli, iki ayrı yönetimle sınırları çizilmiş siyasi teşekküllerdir. Yarım asırdır bolca müzakere ve çözüm adına görüşme, diyalog, yemek ve gayri resmi 5+1 diye tabir edilen ve bu hafta yürütülen Cenevre görüşmeleri süreçleri yaşanmıştır. Gelinen nokta Kıbrıs Türkü muhatapları tarafından kaderine terk edilmiştir. Bu aşamada Kıbrıs Türkü için çözüm Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) olarak tanınma sürecidir. İngiliz The Sunday Express gazetesinin hafta başı yaptığı haber “İngiltere, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni bağımsız bir ülke olarak tanımayı düşünüyor.” manşetiyle verilmiştir. Başbakan Johnson’un Cenevre sonrası KKTC’yi bağımsız bir ülke olarak tanıyacağı şeklindedir. Böyle bir tanınma sonrası İngiltere’den Kuzey Kıbrıs Ercan Havalimanı’na direk u...

275- Yunanistan ve Akdeniz 22.04.2021, Milliyet Gazetesi

‘Avrupa’nın şımarık çocuğu ve devleti kim?’ denildiğinde akla ilk gelen Yunanistan ve Rum siyaset kurumu olsa gerek. Attığı taş kurbağayı ürkütmeyecek kadar küçük, askeri, ekonomik ve stratejik varlığıyla Yunan siyasi teşekkülü garip bir şımarıklık halindedirler. Yunan olarak tanımladığımız bu halk ve devlet iradeleri geçmiş tarihte de ‘iyon’ ismiyle anılan kavimdir. İyon bir mitolojik kavramdır. Teselya’dan kovulup Peloponnnessos’a yerleşen Ksuthos’un oğludur İyon. İyon, Peloponnnesos’ta kendilerine ‘İyonyalılar’ diyen bir şehrin kralı olan Aigialos’un kızı ile evlenip kral olmuştur. Yunanistan’ın mitolojik köklerine baktığımızda oradan oraya kovulan, sonrasında damatlıkla taht kuran bir yapı karşımıza çıkmaktadır. Günümüz siyaset sahnesinde de geçmişten kalan şımarıklık halleri real-politikte de kendini göstermektedir. *** Geçtiğimiz günlerde Yunan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias Yunanistan ve Türkiye arası görüşülen “Doğu Akdeniz, Ege, Batı Trakya, Kıbrıs, Enerji” ve benzeri konular ...

274- Kremlin ve Akdeniz 15.04.2021, Milliyet Gazetesi

Transatlantik kadar Akdeniz için yanıp tutuşan diğer bir güç Kremlin’dir. Tarih sahnesinde yer aldıkları andan itibaren, Rusya’nın Akdeniz hayali hep sıcak olarak fikir ve eylemde olmuştur. Günümüzden Çarlık Rusya yönetimine kadar giden tarihi süreçte Rus dış politikasının ana konularından birisi ‘sıcak deniz’ olarak betimlenen Akdeniz’e inmek ve egemenlik sahasını oluşturmaktır. *** Rusya’nın Akdeniz politikası için birbirinden bağımsız gibi görünse de tarihi süreç içerisinde Akdeniz için stratejik adımları olmuştur. Bunlar, Kırım’ın 1783 yılında Ruslar tarafından ilhakı, Balkanlarda Ortodoks Hristiyanların hamiliğini üstlenmesi ve panslavist bir politika izlemesi, Boğazlar üzerinde söz sahibi olmak istemesi, Yunanların bağımsızlık hareketini desteklemesi ve Kafkaslar üzerindeki nüfus mücadelesidir. İfade ettiğim tarihi süreç ve konular birbirinden bağımsız gibi görünse de Rusya’nın Akdeniz’e inme stratejisi için dönemsel olarak ileri karakol ve hamleleridir. *** Çarlık Rusya ve SSCB ...

273- Transatlantik ve Akdeniz 08.04.2021, Milliyet Gazetesi

Genelde Akdeniz havzası özelde Doğu Akdeniz günümüz dış politikasının ana gündemidir. Akdeniz’e kıyıdaş ülkeler ve o ülkelere yancı hami ülkelerin ve okyanus ötesinin yeni mücadele alanı Akdeniz’dir. Özelde Kıbrıs adasının anahtar ülke olduğu/olabileceği bir kaos ve karmaşa ortamıdır. Doğu Akdeniz’e en uzun sahil şeridi olan Türkiye için de ana gündem ve stratejik hamlelerinin atıldığı ‘mavi vatandır’. *** Transatlantik ve Akdeniz ilişkisi Ortadoğu başlığı altında Amerika için bir alt başlıktır. Amerikan dış politikasında evreler halinde Akdeniz siyaseti önem kazanmıştır. Amerika’nın Akdeniz siyaseti bağımsızlığını kazandığı 1776 yılından İkinci Dünya Savaşı’nın sona erdiği 1945’e kadarki dönem, dünya dengelerini soğuk savaş metotlarının belirlediği 1945-1990 arası dönem, soğuk savaşın sona ermek üzere olduğu 1990’lardan 11 Eylül 2001’e kadarki dönem ve 2001’den günümüze kadarki dönem olarak düşünebiliriz. Amerika’nın Akdeniz havzası siyaseti için betimlediğim dönemler keskin çizgilerl...

272- Türk Düşmanlığı 01.04.2021, Milliyet Gazetesi

Kıbrıs sorununun siyasi bir gündemi olduğu kadar din ve milliyet üzerine inşa edilmiş bir düşmanlığın da sorunudur. Kıbrıs adasındaki Türk ve Rum halklarının ortak yaşama düşüncesi sonucu Kıbrıs Cumhuriyeti uluslararası hukuka uygun bir şekilde devlet olarak teşekkül edilmiştir. Lakin Enosis hayali kuran Rum Kilisesi ve Türk-İslam düşmanlığı yapan Rum çeteleri başta Kıbrıs Cumhuriyeti ve Kıbrıs Türküne zarar vererek adadaki barış ve huzur ortamını yıkmışlardır. 20 Temmuz 1974 tarihine kadar EOKA ve Kilise, Kıbrıs adasındaki Türk ve İslam düşmanlığını sürdürmüştür. 20 Temmuz sabahı “Mutlu Barış Harekatı”yla Mehmetçik adada barış ve huzuru tesis etmiştir. Kıbrıs Türkü 20 Temmuz’a kadar adada toplu kıyımlara, insanlık dışı vahşetlere maruz kalmıştır. Kaçırılıp öldürülen ve halen daha mezarları aranan Kıbrıs Türkleri vardır. *** 1974’te Muratağa’da katledilen ve katliam çukuruna gömülen Emine Akansoy ve 4 çocuğu da bu olaylara en güncel örnektir. Emine Akansoy ve evlatları adli bir olayda ...

271- Girne Konferansı 25.03.2021, Milliyet Gazetesi

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar dönemi müzakereleri Nisan sonunda İsviçre’nin Cenevre kentinde düzenlenecek 5+1 formattaki gayrı resmî toplantıyla başlayacak diyebiliriz. Kıbrıs sorunu siyaset kurumunda yer aldığı günden itibaren Kıbrıs Türklerinin ve Türkiye’nin çözüm için katıldığı muhataplarınınsa laf olsun diye iştirak ettiği Kıbrıs Müzakereleri çokça olmuştur. Umarız bu süreçte sorunun tarafları Rum-Yunan ikilisi ve Kıbrıs’ı ortadan ikiye ‘Barış Gücü’ adıyla bölen Birleşmiş Milletler (BM) Kıbrıs Türkü için ‘gözle görülür elle tutulur’ adım atar. Garantör ülke Türkiye Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu Cenevre’de yapılması planlanan 5+1 gayrı resmî toplantı öncesi, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Kıbrıs için görevlendirdiği özel danışmanı Jane Holl Lute’yi kabul etti. BM adına konunun muhatabı Lute’a Bakan Çavuşoğlu’nun mesajı “Kıbrıs’ta tüm tarafların yararına sü...

270- 5+1 Yolunda Terör Sevgisi 18.03.2021, Milliyet Gazetesi

Kıbrıs sorunu için ilk günden bugüne dek çok fazla görüşme, zirve, konferans ve toplantı gerçekleşmiştir. Cumhuriyet Meclisi’nin verdiği yetkiyle Cumhurbaşkanlığı makamı ve ‘müzakere heyeti’ olarak adlandırılan atanmış memurların Rum yönetimi, Avrupa Birliği komiserleri ve konunun muhataplarıyla yaptıkları bir sürü görüşme mevcuttur. Bunlar okyanus ötesinde yapılan zirvelerden tutun da Alplerdeki pahalı otellere kadar halka umut olan çok önem yüklenen görüşmelerdir. Annan Planı ve süreci çözüm Kıbrıs adası için belki de en yakın andı; fakat referandum sonrası Kıbrıs Türkü izolasyonlarla adada kaderine Birleşmiş Milletler eliyle terk edildi. Sonrası Akıncı dönemi müzakerelere drama filmi gibi anlamlar yüklenerek devam edildi. Okyanus ötesinde zirvedeki yalnızlık BM penceresi önünde verilen poz, Nami’nin Central Park’ta sincapları beslemesi, çok güzel olacak kabilinden fotoğraflı propagandalar ve sonuç bugünlerde kulağıma hoş gelen Oğuzhan Koç’un seslendirdiği “Sükut-u Hayal” parçası gib...