Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Aralık, 2025 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

160- Güle Güle Federasyon 07.02.2019, Milliyet Gazetesi

Temmuz 2017’de Kıbrıs görüşmeleri konferans niteliğinde konuşulurken son buldu. O tarihe kadar garantör ülkelerin de katılımıyla son zamanların en hızlı ve önemli görüşmelerini hep birlikte izledik. Sonrası günümüze kadar gelen dönemde Kıbrıs sorununa müdahil, taraf ve garantörlükten doğan söz sahiplerinin iç siyasetleri ve dış politikaları çizgisinden yarım asırlık müzakereler kahve sohbetleri, niyet okumalar, dilek ve temenniler çizgisine kadar geldi. *** 2017 Temmuz sonrası arşiv kayıtlarında yer edecek bir isim daha tarihe ismini yazdırmak maksadıyla Kıbrıs sorunu ve müzakere sürecine müdahil oldu. Kıbrıs Postası köşe yazarı Vatan Mehmet’in bir yazısında “Savaş çarı mı, barış elçisi mi?” şeklinde betimlediği Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs için görevlendirdiği geçici Özel Danışmanı Amerikalı Jane Holl Lute orta oyunumuza dahil oldu. Dahil olduktan sonra Kıbrıs çalışan basın yayın organları, akademisyenler, Doğu Akdeniz teorisyenleri ve strateji uzmanları ‘Lute’ ismin...

159- Han ve Yolcu 31.01.2019, Milliyet Gazetesi

“Günlerden bir gün, zamanın ünlü bir bilgesi hükümdarın sarayının kapısına gelir. Muhafızların hiçbiri saygıları nedeniyle onu durdurmaya çalışmazlar. Bilge sonunda hükümdarın tahtında oturduğu odaya girer. Ziyaretçisini hemen tanıyan kral saygıyla ayağa kalkıp sorar: -         Ne istiyorsun? Sana nasıl yardım edebilirim? -         Bu handa uyuyacak bir yer istiyorum, cevabını verir bilge. -         Ama burası han değil ki! der kral hafif kızgınlıkla. Benim sarayım. -         Sorabilir miyim, senden önce bu sarayda kim yaşıyordu? -         Babam, ama o öldü. -         Ondan önce kim yaşıyordu? -         Büyükbabam. O da öldü. -         O zaman burası insanların kısa bir süreliğine gelip kaldığı, sonra da terk ed...

158- Bayrak Egemenliktir! 24.01.2018, Milliyet Gazetesi

Geçtiğimiz hafta sonu iç siyasetimizde en çok konuşulan konu Cumhurbaşkanı Sayın Mustafa Akıncı’nın Rum tarafından gelen OPEK (Sosyal Reform Birliği) Başkanı ve yöneticilerini ziyareti sırasında görüşmenin yapıldığı salonda Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ve KKTC Cumhurbaşkanlığı forsunun olduğu bayrakların yerinde olmaması ve sonrası gelen tartışmalardı. Cumhurbaşkanı Sayın Akıncı da son günlerin modası olan sosyal medya üzerinden verilen siyasi mesajlar akımına katılarak geçtiğimiz Cuma akşamı 23:12’de şahsi Facebook hesabı üzerinden “Bayrak üstünden ucuz siyaset alışkanlığı hala bitmedi.” cümlesiyle başlayan mesajını yayımladı. Mesajında Sayın Akıncı “ Neymiş, Rum derneği ziyaretimize geldiği için bayraklar salondan çıkarılmış. Birkaç gün önce Spehar geldiğinde de yoktu. Lute geldiğinde de. Onu görmediniz mi? AB komisyonu başkanı Junker, AP Başkanı Shultz ve daha birçok yabancı dışişleri bakanı, devlet adamı geldiğinde de. Ve bu durum yeni değil, benden önce de hep böy...

157- Trump Diplomasisi 17.01.2019, Milliyet Gazetesi

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump uluslararası ilişikler ve kamu diplomasisinde iletişim metodu olarak “Twitter” kullanmaktadır. İç siyasetinde “görevden alma ve atamaları, kabine değişikliklerini” kendisi ‘twit’ atarak duyurmaktadır. Büyük devlet ABD, Başkan Trump’la birlikte bu metot ve uygulamalara uyum sağlama sürecindedir. Rivayete göre de Başkan Trump’ı geç saatlere kadar çalıştırarak kendi şahsi hesabı Twitter’dan uzak kalması sağlanmaya çalışılıyormuş. Fakat yaramaz çocuk gibi Trump’tan telefonu saklamak sanırım zor. Kaçamak attığı ‘twit’ler Amerika devletini bağlar mı bilemeyiz. Bu kaçamak sırasında hafta başı Twitter üzerinden ülkemizi tehdit etti. Başkan Trump’ın attığı ‘twit’in özü şu şekildedir:  “Kürtler'e saldırırlarsa Türkiye'yi ekonomik olarak mahvedeceğiz.”. ABD Başkanı olmanın verdiği yüksek özgüven ve şımarıklıkla Trump, ABD’nin NATO’daki en önemli müttefiki Türkiye Cumhuriyeti’ni tehdit etmiştir. Twitter üzerinden yapılan bu açıklama ABD’yi n...

156- Bir Cinayetin Anatomisi 10.01.2019, Milliyet Gazetesi

Tüm hikayelerin giriş, gelişme ve sonuç kısımları vardır. Bir çırpıda okuduğumuz güzel Türkçe’yle yazılan bir hikâyede bu bölümleri anlamayabiliriz. ‘Bir varmış, bir yokmuş’ diye de biter akıcı bir masal. İnsan ömrünün de bir masal veya güzel bir hikâye olduğunu düşündüğümüzde girişi çocukluk ve gençlik yılları, gelişmeyi on sekizli yaşlardan emeklilik günlerinin ilk zamanları, sonucu da emeklilik ve torun bakma dönemi diye ayırabiliriz. Ülkemizde ölüm yaşının ortalama 70-80 olduğunu düşündüğümüzde çok sayfalı bir hikayemiz var demektir. Bu hikâyede biriktirdiğimiz güzel anlılar, başarılar ve saymakla bitmeyecek çok değerli anekdotlar vardır. *** Geçtiğimiz hafta Ankara’da özel bir üniversitede öğrenci diye tabir edilen cani tarafından öldürülen Ceren Damar Şenel hocamızın hikayesi ve hayalleri 27 yaşında son buldu. Vefatından 3 ay önce dünya evine girmiş. Yaşamının baharında doğru bildiği değer ve doğruları savunduğu, eğitim öğretimin kaliteli bir hal alabilmesi için çalıştığı kurumun...

155- Hoş Geldin 2019 03.01.2019, Milliyet Gazetesi

Koskoca bir yılı geride bıraktık. Neşe, mutluluk ve hüzünlerin birbirinin içine girdiği koca bir yıl bitti gitti. 1 Ocak sabahı düşündüğümüzde 365 gün 52 hafta koskocaman bir yıl yeni umutların, yeni hayallerin, yeni hedeflerin yüklendiği bir takvim önümüzde başlamayı bekliyor. Peki bu takvim yılına başlamaya birey olarak biz hazır mıyız? Peki bizleri yöneten siyasiler ve sistem hazır mı? Malum bir yıl tek başına geçmez. Birbirine girmiş karmakarışık bir sistemdir. Zamanı dolduran, ayları yılları tüketen, hedefe vardıran ya da varamayan.    2018’in hayallerini planlarını düşündüğümüzde, nasıl geçtiğinin muhasebesini yaptığımızda 2019’un da nasıl geçeceği üç aşağı beş yukarı ortadadır. Bu düşünce ve fikirle de bu yılki plan, umut ve hayalleri reel politik kurallara göre inşa etsek çok da iyi yapmış oluruz. Örneğin kişisel hedeflerimizi, sağlık ve ekonomik sebepleri göz önüne alarak revize etmeli ve planlamalıyız. Nitekim düşüncede güzel olan her şey eylemde düşünüldüğü kadar ko...

154- İsrail ve Terör 27.12.2018, Milliyet Gazetesi

Doğu Akdeniz ve Orta Doğu için yazılan tüm yazılarda Kıbrıs adası ve stratejik önemi hakkında bolca yer verilir. Kıbrıs sorunu insanlık siyasi yaşamının en uzun süreli, çok uluslu, çözülmeyen konusudur. Okyanus ötesinin büyük kıtası Amerika’nın dış politikasında bir masası vardır. Amerika’nın dünya üzerinde faaliyet yapan Merkezi İstihbarat Teşkilatı’nda (CIA) uzmanları olan önemli bir adadır. Birleşmiş Milletler’in (BM) varoluşunda dünya üzerindeki sorunlar ve çözümü konularında Kıbrıs ilk sıralarda gündemdedir. Birleşik Krallık için Orta Doğu, Kafkaslar ve Afrika’nın bir bölümünü istihbarat bağlamında dinlediği üslerinin yerleşik (Ağrotur Üssü ve Dikelya Üssü) olduğu çok önemli konusudur Kıbrıs. Avrupa Birliği (AB) için Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ve Kıbrıslı Türkler her daim gündemdir. Afrika ve Asya arasında kalan Hint Okyanusu’na bağlı olan Kızıl Denizi kullanan Asya’dan Avrupa’ya her türlü alınıp satılabilen değerleri taşıyan gemicilerin seyir defterinde önemli bir yeri vard...

153- Niyet Okuma 20.12.2018, Milliyet Gazetesi

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Geçici Kıbrıs Özel  Danışmanı  Jane Holl Lute Hanımefendi tekrardan adamıza teşrif buyurdu. Doğu Akdeniz’deki stratejik önemi bir yana, Kıbrıs adası her mevsim güzeldir. Akdeniz ada kültürü ile yetişen bir iki dostunuz da varsa gel keyfim gel. Fırın kebabı, hellim, zivaniya da varsa masanızda Kıbrıs adasının yönetimini 3 saatte değiştirir, Birleşik Kıbrıs’ı inşa edip yarım asırlık sorunu çözersiniz. Bu saydığım sebepten midir bilmem ama geçici özel danışman Lute güzel adamıza sık sık gelip iki komşu liderle sohbetlerini yapmaktadır. Yine bu tarz niyet okuma sohbetleri için tekrardan gündemimize girmiş, Kıbrıs’ın güzelliklerini tatmak ve Akdenizli dostlarıyla hasbihal etmektedir. Kahve tiryakileri kızmasın, hellim, fırın kebabı, zivaniya sonrasında Con kahvemizi de unutmadım. Biraz telvesi bol olursa bireysel niyet okumadan tutun da ülke kaderine kadar gidecek niyet okumalar Con kahvenin telvesinde görünmektedir. Sayın Lute bu saydığımız ...

152- Sarı Yelek 13.12.2018, Milliyet Gazetesi

Avrupa toplumu, gelişmiş medeni ve çağdaş yönetimle yönetilen şehir ve ülkeler olarak hep aklımızdadır. Yaşadığımız siyasi alanda slogan niteliğinde kullandığımız ‘muasır medeniyet seviyesine ulaşmak’taki ‘muasır devletler’ Batı devletleridir. Batı’dan kastımız da Avrupa kıtasında yer alan başta 2. Dünya Savaşı’nın galip devletleri diyebiliriz. Onların modern yaşamlarını, süslü ve gösterişli hayatlarını, oralara gitmesek ve görmesek de bu sözde muasır toplumları televizyon aracılığıyla evlerimize girmesiyle imrenerek izliyoruz. Kıbrıs adası için de Batı ve muasır devletlerinin oluşturduğu AB (Avrupa Birliği) çözümün ve Kıbrıslı Türkün kurtuluşu olarak gösterilmektedir. Sözüm ona çözüm ve kurtuluş olarak betimlediğimiz muasır devletler ve AB gerçekten de çözüm ve kurtuluş mudur? Kamuoyundan takip ettiğimiz son günlerde ‘sarı yelek’ gösterileri olarak basında yer alan Fransa’nın başkenti Paris’te yapılan eylemler muasır ve batı devletlerinin içinde bulunduğu son durumu ve geldiği sözde g...

151- İstihbarat Adası Kıbrıs 06.12.2018, Milliyet Gazetesi

Olayların içinde olduğumuzda, konuyu veya vuku bulan hadiseyi tam manası ile idrak edemeyebiliriz. Siyasi coğrafyamız ve komşu ülkelerde beden bulan çatışma alanları için de bu görüş geçerli olabilir. İçinde bulunduğumuz durumu kavrayabilmek ve bu konuların neresinde olduğumuzu bilip kendimizi konumlayabilmek için büyük resmi görmeye çalışmalıyız. Büyük resmi görebilirsek siyasi coğrafyamızda siyaset yapıcı olarak rol alabilir; kurgulanmadan konuyu izleyebilir, bitmeyen çıkarlarımız ve menfaatlerimiz için yeni pozisyon belirler ya da mevcuttu korumak için pozisyon alırız. Lefkoşa’dan ya da Ankara’dan ufuk ötesi bir analitik zekâ ile durumu gözlemleyip analiz etmeliyiz. *** Bu bağlamda siyasi coğrafyamızdaki ‘Kaşıkçı cinayeti’, ‘Paris ve Brüksel’deki Sarı Yelek gösterileri’, ‘Karadeniz’de KERÇ Boğaz’ı bölgesinde Rusya ve Ukrayna’nın gerginliği’, ‘Güneyimizde ABD’li birliklerle PKK’nın Suriye kolu YPG’nin devriye atması’ gibi gündemimizin ana konularını göz önünde bulundurmalıyız. Analit...

150- FEDEXİT 29.11.2018, Milliyet Gazetesi

Dış politikada Kıbrıs çalışan, araştırmacı akademisyenin anahtar kelimeleri “Doğu Akdeniz, Güney Kıbrıs, Kuzey Kıbrıs, Garantörlük, Toprak, Federasyon, Birleşme, Çözüm, Asker, Kıbrıs Adası, Hidrokarbon, Garantör Ülkeler, Türkiye, Yunanistan, İngiltere, AB” gibi sözcüklerdir. Çünkü genelde Doğu Akdeniz, özelde ise Kıbrıs çok yönlü, farklı aktör ve parametreleri olan siyasi tarihin keşmekeş problemlerinden birisidir. 1974 öncesi dönem düşünüldüğünde Osmanlı varlığı, İngiliz yönetimi, Rum ve Türk halklarının siyasi savaşı ve sonrası konvansiyonel harp dönemi (bu döneme gayri nizami harp unsurları da eklenebilir) ve 1974 Mutlu Barış Harekâtı ve sonrası yıllar olarak bakarız. 74 sonrası günümüze kadar gelen dönemse Kıbrıs Türk Federe Devleti’nden (KTFD) Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) ilanı süreci, sonrası müzakereler Annan dönemi ve “Yes be Annem” ile çıkan “Evet”e kadar gelen siyasi süreç... ‘Evet’ diyen Kıbrıslı Türkler’in Avrupa Birliği (AB) dışında bırakılması ve günümüze kada...

149- Sabrın Sonu Felaket mi? 22.11.2018, Milliyet Gazetesi

Siyaset kurumunun fizik, kimya, biyoloji gibi laboratuvarı yoktur ya da sayılar için geçerli olan matematik işlemi yapılan deneme alanı da yoktur. Siyaset kurumunun ana argümanı insandır. İnsanın olduğu alanda hayaller, umutlar, beklentiler üzerine siyaset kurumu faaliyetlerini yapar. Ben de kalemimin yettiği, fikrimin erdiği ölçüde dış politika anlayışımızı ve siyaset kurumunu olasılık ve ihtimal üzerine değerlendirip tarihe ve şimdiki zamana not olması için sizlerle paylaşıyorum. Uzunca bir süredir de Kıbrıs sorunu için çözümün Rum Yönetimi ve Kıbrıs Türkleri arasında geçen görüşmelerde olmadığını tekrar ede ede yazmaktayım. Kıbrıs Türkleri adına çözümün Avrupa Birliği müktesebatına dâhil olmamış yönetim sistemi ile siyasi coğrafyasının verdiği avantajı kullanarak, ana vatan Türkiye’yle eş güdümlü bir çözüm üzerine olduğunu ifade etmekteyim.  Bu bağlamda Kıbrıs adasının siyasi ortağı Kıbrıs Türkleri, Doğu Akdeniz yer altı zenginlikleri ve Doğu Akdeniz’e komşu ülkelerin çatışma al...

148- Statüko 15.11.2018, Milliyet Gazetesi

Türk Dil Kurumu sözlüğüne göre süregelen düzenin korunması durumuna statüko denir. Statüko açık ve net bir şekilde tanımlanmıştır: Süregelen durumun korunması. *** Manidar bir toplantı tarihi, yeni açılan iki sınır kapısı ve akşamına Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın basın açıklaması... Cumhurbaşkanı Akıncı dönemi müzakerelerde akılda kalan en önemli olgu müzakerelere ve açıklamalara yüklenen anlam ve manalardır “Crans Montana Zirvesi”, “New York görüşmeleri”. Akıncı dönemi de yarım asırdır süregelen görüşmelere yüklenen anlam ve manalarla anılarak tarihin tozlu raflarında süresi geldiğinde yerini alacaktır. *** Cumhurbaşkanı Akıncı mevcut durumu statüko olarak tanımlamaktadır. “Statükonun devamı iki topluma zorluklar vermektedir.” demektedir. 1974’ün 20 Temmuz sabahı Kıbrıs adasına barış ve özgürlük gelmiştir. Kan ve gözyaşı durmuş, sınırlar çizilmiş ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne giden yol açılmıştır. 1974 öncesi düşünüldüğünde kötü günler; acılarla büyüyen bir nesil; yetim kalmı...

147- Deniz Hakimiyeti 08.11.2018, Milliyet Gazetesi

Siyasi coğrafyaların konumu, büyüklüğü, iklimi, deniz ve gölleri o coğrafyanın jeopolitik özelliklerini oluşturur. Ülkelerin dış politikasını etkileyen ana argüman jeopolitik kazanımlarıdır. Ülkemiz doğu ile batı siyasi coğrafyası arasında doğal bir köprüdür. Bu doğal yapısına ek olarak da inşa edilen köprüler, yollar ve havalimanları jeopolitiğine değer katmaktadır. Türkiye, Avrupa ile Ortadoğu arasında siyasi varlığıyla da Avrupa için doğal bir ileri karakol ve tampon ülke konumundadır. Ortadoğu ateş çemberinin Avrupa ülkelerine sıçramaması için insani yardım kamplarıyla Türkiye, jeopolitiğinin sorumluluk ve yükünü en iyi taşıyan ülkedir. Konumunun verdiği avantajları ve köklü devlet gelenekleriyle garantör ülkemiz Türkiye, Doğu Akdeniz deniz hakimiyet alanında da hem kendi kıta sahanlığını hem de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC)’nin deniz sahalarını koruyarak, deniz hakimiyeti ve Doğu Akdeniz jeopolitiğinde ‘ben de varım’ demektedir. Deniz dibi araştırmaları ve sonrası tespit ed...

146- İlklerin Haftası 01.11.2018, Milliyet Gazetesi

29 Ekim 2018’de Cumhuriyet 95. yaşına girdi. Anadolu coğrafyasında 95 yıl önce Osmanlı Devleti’nin son subayları Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde dünya üzerinde söz sahibi olan devletlere karşı bağımsızlık mücadelesi verdiler ve sonucunda Cumhuriyet Türkiye’sini inşa ederek kurdular. Kurucu iradenin Lideri Mustafa Kemal Atatürk Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına Türk milletine batı ve muasır medeniyetleri hedef koydu. Bu ufuk ötesi bakış ve hedeflerle genç Cumhuriyet 95 yaşına çalışarak, üreterek geldi. Siyasi coğrafyasının zorlukları ve genel dünya siyasetindeki çekişme ve kutuplaşmaların dönem dönem arasında kalarak bugünkü bölgesel aktör olma yolunda çalışan Türkiye Cumhuriyetimiz beden buldu. Coğrafyanın ve ülkemizin içinde bulunduğu durumlara inat Anadolu halkı devletine güveni ve bağlılığıyla tüm zorlukların üstesinden geldi. Cumhuriyetin 95. yıl dönümünde açılışı yapılan dünyanın en büyük havaalanlarından olan “İstanbul Havaalanı” muasır medeniyet seviyesini yakalayan Cumhuriy...

145- Yeni Süreç: Gevşek Müzakere Dönemi 25.10.2018, Milliyet Gazetesi

Kıbrıs sorunu yarım asırdır görüşülmektedir. Üzerine yüzlerce doktora ve yüksek lisans tezi yazılmış, savunulmuş ve yayınlanmıştır. Birçok müzakere heyeti, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri, Türk ve Rum liderler ve bir o kadar da süreci izleyen gazeteci gelmiş geçmiştir. Süreci ilk günden bugüne kadar değerlendirdiğimizde film şeridiymiş gibi izleriz. Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde kalbur saman içinde der, masal gibi de anlatır, dinleriz. Sonuca baktığımızda büyük fotoğrafta 1974 sonrası sınırları çizilmiş Kuzey Kıbrıs ve Güney Kıbrıs’ta yaşayan Türk ve Rum halkı vardır. Yine 1974 sonrası resmi olarak adayı ikiye bölen BM Barış Gücü konumunu ve pozisyonunu korumaktadır. Annan Planı sonrası ödül alarak Avrupa Birliği üyesi olan bir Güney Kıbrıs, hayalleri yerle yeksan olan bir de Kuzey Kıbrıs vardır. Son günlerde bu tiyatro gibi izlediğimiz oyunun belki de son perdesi açılmak istenmektedir. Sondan önceki perdelerde yarım asırlık sorun, yer-mekân ve ülke değiştirilerek ...

144- Guterres: “Müzakere şansı hala daha hayatta” 18.10.2018, Milliyet Gazetesi

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri (BMGS) Antonio Guterres, Kıbrıs sorunu için özel temsilci olarak Jane Holl Lute’yi görevlendirmişti. Lute özel danışman sıfatıyla garantör ülkeler başta olmak üzere Rum ve Türk yetkililerle görüşerek müzakere ve görüşmelerin seyrine etki edecek bir rapor hazırladı. Bahse konu raporu, BMGS Guterres, pazartesi günü BM Güvenlik Konseyi’ne sundu. Sonrasında Guterres, Kıbrıs müzakereleri hakkında “Kıbrıs’ta bütünlüklü çözüm için müzakerelerin başlaması ihtimali hayattadır.” şeklinde somut yaklaşımdan ziyade ihtimal ve olasılık üzerine BM’ye yakışır bir açıklama yaptı. Bu tür bir bakış ve yaklaşımla Kıbrıs Türkü yarım asırdır müzakere ve umutlarla beklemektedir. Kıbrıs Türkü’nün bir yarım asır daha bekleyecek sabrı ve takati yoktur. Adayı ikiye bölen BM Barış Gücü’nün varlığı Kıbrıs’ta sorgulanırken ihtimal üzerine müzakere ve çözüm Kıbrıs Türkü’ne ihanettir.   Twitter Diplomasisi   Cumhurbaşkanı Sayın Mustafa Akıncı sosyal medya hesabı Twitter’da...

143- 7 Numaralı Sözde Ruhsat Sahası 11.10.2018, Milliyet Gazetesi

Kıbrıs adasında iki toplumun eşit haklara sahip olması için yapılan son görüşmeler Temmuz 2017’de yapılmıştı. Garantör ülkeler ve Kıbrıs adasındaki iki siyasi kesimin temsilcileri konferans niteliğinde bir dizi görüşmelerde bulunmuştu. Garantör ülke Türkiye ve Kuzey Kıbrıs siyasi temsilcilerinin iyi niyet ve yaklaşımlarına karşı Rum yönetimi ve Yunanistan şımarık ve akla ziyan istekleri yüzünden masayı deviren taraf olarak tarihe geçmişti. O günden bugüne Kıbrıs için siyasi konular iki tarafın iç meseleleri ve seçimleri olmuştur. Birleşmiş Milletler için New York ziyaretleri yapan tarafların temsilcilerinin görüşmeleriyle sorun tekrardan gündeme gelmiş, çözüm ya da adanın eşit yönetilmesi adına konuşmalar yapılmıştır. *** Kuzey Kıbrıs lideri Sayın Mustafa Akıncı’nın Cumhurbaşkanı seçilmesiyle başlayan müzakereler için yaptığı basın açıklamalarında “Kıbrıs adasının yer altı ve yer üstü kaynakları çözüm sonrası ortak zenginliktir.” diyerek Rum Yönetimi’nin yaptığı hidro karbon çalışmalar...

142- Hangi Akıl? 04.10.2018, Milliyet Gazetesi

Kıbrıs, sorun ya da mesele olarak tanımladığımız yarım asırlık kanayan yaramızdır. Sorun ya da mesele diye ifade etme şekli pek de önemli değildir. Önemli olan bir sorun varsa o da Kıbrıs Türkünün Kıbrıs adasından ve Doğu Akdeniz’deki pozisyonundan dolayı sırasıyla eziyet ve zulüm gördüğü, sonrasında da yarım asırdır haklarının gasp edildiğidir. Yine yarım asırdır çözüm ya da barış adına bir dizi müzakere ve görüşmelerden öteye geçemeyen siyasi tarihin kör düğüm meselesidir. İnsanoğlunun en büyük siyasi organizasyonu olan Birleşmiş Milletler’in (BM) çözemediği ya da çözüyormuş gibi yapıp çözmek istemediği ana konulardan birisidir Kıbrıs. Doğu Akdeniz’in yüzmeyen uçak gemisi, Ortadoğu ve Kafkasları dinleme istasyonu, madde ile alınıp satılabilen tüm metaların pazar bulduğu, kutsalının bol olduğu eli nasırlı, yüzü güneş yanığı olan Akdenizli insanoğlunun topraklarıdır Kıbrıs. *** Günümüz siyaset yapıcılarının dönem dönem siyasi düşünceleri ve bireysel bekaları için önemsiz bir argüman ol...

141- Çözüm BM midir? 27.09.2018, Milliyet Gazetesi

Yarım asırlık Kıbrıs sorunu tekrardan Birleşmiş Milletler’in (BM) birinci önceliği ve çözüm için gayret ettiği çalışmalara başladığı sürece girer mi? Siyasi coğrafyamızda bu gibi bir sürü soru cevap beklemektedir. Ölümlerin ve göz yaşının hâkim olduğu Ortadoğu coğrafyasında reel politik yaklaşımla öncelik sırasına göre Kıbrıs sorunu kaçıncı sıradadır? Kıbrıs müzakereleri 50. yılındadır. Yarım asırdır müzakere adı altında toplanan garantör ülkeler ve muhatap Kıbrıslı Rumlar ve Kıbrıslı Türkler çözümü ne kadar istemektedir? Veyahut, müzakere ve mekik diplomasisi yöntemiyle sorun gerçek manada sağlıklı bir zeminde tartışılıp görüşülmekte midir? Görev süresi bir dönem daha uzatılan BM Barış Gücü, Kıbrıs adasını ne kadar daha ortadan ikiye bölmeye devam edecektir? BM misyonu Kıbrıs adasına kalıcı ve adil bir barış için hangi siyasi fikri ortaya koymuştur? Bu sorular uzar gider. Çözüm ise film şeridi halinde izlediğimiz heyetlerin dilek ve temennilerinden öteye gidemeyen bir süreçtedir....

140- İDLİB 20.09.2018, Milliyet Gazetesi

‘’Ortadoğu’’ başlığı ile yayımlanan yazımda siyasi coğrafyamızın kanayan yarası, insanlık dramlarının perde arkası, tiyatro alanı ve bir o kadarda medeniyetleri doğuran sonra da savaşlarla batıran topraklar olan Ortadoğu hakkında yazmıştım. Günümüz siyasi aktörleri ve güçlü devletleri Ortadoğu coğrafyası için yazıdan ve fikirden daha ötesi savaşla güç mücadelesi vermektedirler. Savaş ve barışların dinamiğini ‘’iman ve inançlar’’ beslemektedir. Sermaye ve zenginlikleri korumak da kaybetmek de gücünü bu sistemden almaktadır. Nihat Hatipoğlu 16 Mart 2012 tarihli Sabah gazetesinde yayınlanan ‘’Peygamberimizin Ortadoğu hakkındaki uyarıları’’ başlıklı yazısında Suriye için şu dizeleri kaleme almıştır. ‘’ Hz. Peygamber'in (s.a.v.) Şam bölgesi ile ilgili uyarısı da Irak'la ilgili uyarısı kadar manidardır. Bugünkü Suriye, Hz. Peygamber (s.a.v.) döneminde Şam şehriyle ifade edilirdi. Burayla ilgili şöyle buyuruyor: " Şam ehlinin parasını (dinarını) ve bıçağını (muda) elinde tutamaya...

139- ORTADOĞU 13.09.2018, Milliyet Gazetesi

Bir coğrafya düşünün, kavga edeni bol, kazananı az, ezileni ve sömürüleni halkı olsun. Sonra da ezen ve sömüren insani yardım ve insanlık için tekrardan bölgede yer edinsin. Dinleri kavga etsin, insanları ayrışsın, toprakları parçalansın, kan ve göz yaşı ile sulansın. Sonrada koca koca adamlar dünyanın en büyük organizasyonu olan Birleşmiş Milletler (BM) vb kurumlarda büyük ve süslü sözler, renkli slaytlarla kaderi ezilmek olan halk için ahkam kessin.  ***  Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) 34. Başkanı Dwight David Eisenhower Ortadoğu için şu yorumu yapmıştır; ‘’ Yalnız coğrafya bakımından bile bütün dünyada, stratejik yönden Ortadoğu’dan daha önemli bir bölge yoktur. Bütün gücümüz ve araçlarımızla örgütlenme yeteneğimizden, sevk ve idaremizden faydalanarak, Ortadoğu’yu kazanmak zorundayız.” demiştir. Ortadoğu 1950’li yılların Amerika’sında bile Başkan Eisenhower’ın okuduğu gibi görünmüş ve değerli kılınmıştır.  İnsanlık tarihi ve yaşlanan dünyada günümüzde halen daha...